(KOSMedya, 26 Ocak 2014)

Üçüncü Havalimanı’nın planlandığı bölgede yaşayan Kuzey Orman köylüleri, 25 Ocak Cumartesi günü saat 12.00’da Ağaçlı Kavşağı’nı trafiğe kapatarak, “Acele kamulaştırma” kararlarını protesto etti. Eyleme Kuzey Ormanları Savunması da destek verdi.

Odayeri, Ağaçlı, Akpınar, Yeniköy ve İhsaniye’den otobüslerle Ağaçlı Kavşağı’na gelen köylüler burada Kuzey Ormanları Savunması ile buluşarak, yaklaşık bir saat boyunca otoban üzerinde eylem yaptı.

Onlarca pankart ve dövizin açıldığı eylem boyunca “Her yer Odayeri, Ağaçlı, Akpınar, Yeniköy, İhsaniye! Her yer direniş”, “Köyüme Dokunma” sloganları atıldı, “Acele Kamulaştır Kimse Görmesin”, “Selanik’ten Buraya Sürüldük Buradan Nereye Sürüleceğiz?” ve “İstanbul Manda Sütünü Özleyecek” pankartları taşındı.

Eylem yine otoban üzerine yapılan yürüyüş ve İhsaniye Köyü Muhtarı’nın okuduğu basın açıklaması ile son buldu. Köylüler, basın açıklamasında, “İstanbul’un 3. Havalimanı, 3. Köprü, 2 milyon nüfuslu yeni şehir ve Kanal İstanbul projelerinin bu bölgede yapılacağının açıklanmasıyla birlikte köylerimiz emlakçıların ve arazi satın almak isteyenlerin akınına uğramıştır. Burası ülkemizde, yok olmaya doğru giden mandacılık alanındaki en önemli merkezlerden biridir. 150 yıldır başta mandacılık olmak üzere tarım ve hayvancılıkla geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Türkiye genelinde toplam 80bin baş mandanın 5 bini İstanbul’un dibindeki bu köylerde yetiştirilmektedir. Bununla birlikte her geçen yıl büyüyen ve genişleyen İstanbul sınırları en çok bizi tehdit etmektedir. Hemen yanıbaşımızdaki Göktürk Köyü’nün lüks yapılaşmaya açılmasıyla oradaki köylüler ya topraklarını terk etmek zorunda kalmış ya da kendi toprakları üzerinde inşa edilen lüks konut ve iş yerlerinde işçi olarak çalışmak zorunda kalmıştır. Yeni yılın ilk günlerinde toplanan Bakanlar Kurulu kararıyla bu sefer savaş halinde geçerli olacak yasa maddesi yürürlüğe sokularak evimiz, barkımız, 100 yıldır vergilerini ödediğimiz tapulu topraklarımız yok pahasına elimizden alınmak isteniyor. 150 yıldır İstanbul’un dibinde olmasına rağmen tüm hizmetlerden en az seviyede faydalanabilmiş, unutulmuş olan, tüm bu olumsuzluklara rağmen topraklarını, hayvanlarını, köyünü yine de terk etmemiş bu insanlar nerede, nasıl yaşayacak?” dedi.

Yolun uzun sure trafiğe kapalı kalması sonucu ucu gözükmeyen bir hafriyat araç kuyruğu oluştu. Ağaçlı Kavşağı üçüncü köprünün devam otobanı açma çalışmalarında çıkan hafriyat taşındığı ana güzergah yolu üzerinde bulunuyor.

25 Ocak 2014 İhsaniye Köyü Muhtarı Adnan Görün’ün Ağaçlı Köyü Kavşağı’nda okuduğu basın açıklaması :

Bizler bu ülkede İstanbul’un şehir hayatına sadece 20 kilometre mesafede olmasına rağmen 150 yıldır köylerini, topraklarını terketmeyen İmrahor, Tayakadın, Yeniköy, Akpınar, Ağaçlı ve İhsaniye köylerinde yaşayan vatandaşlarız.

150 yıldır başta mandacılık olmak üzere tarım ve hayvancılıkla geçimimizi sağlamaya çalışıyoruz. Burası ülkemizde yok olmaya doğru giden mandacılık alanındaki en önemli merkezlerden biridir. Türkiye genelinde toplam 80 bin baş mandanın 5 bini İstanbul’un dibindeki bu köylerde yetiştirilmektedir.

Bununla birlikte her geçen yıl büyüyen ve genişleyen İstanbul sınırları en çok bizi tehdit etmektedir. Hemen yanıbaşımızdaki Göktürk Köyü’nün lüks yapılaşmaya açılmasıyla oradaki köylüler ya topraklarını terketmek zorunda kalmış ya da kendi toprakları üzerinde inşa edilen lüks konut ve işyerlerinde işçi olarak çalışmak zorunda bırakılmıştır.

İstanbul’da üçüncü havalimanı, üçüncü köprü, 2 milyon nüfuslu yeni şehir ve Kanal İstanbul projelerinin bu bölgede yapılacağının açıklanmasıyla birlikte köylerimiz emlakçıların ve arazi satın almak isteyenlerin akımına uğramıştır.

Bir kısım köylü arazisini bu kişilere satarken büyük bir kısmı da direnerek köylerinde yaşamaya devam etmektedir. Sözkonusu projeler nedeniyle şimdiye kadar kimsenin umrunda olmadığı bölgemizdeki arazilerin metrekaresi 300-400 arasında değerler biçilmeye başlanmıştır.

Bu sırada bölgedeki köylerde yaşayan bizler, bu projelerin neresinde olduğumuzdan habersiz, başına ne geleceğini bilmeden tedirgin bekleyişimizi sürdürüyorduk.

Ta ki; evlerime TOKİ tarafından gönderilen istimlak yazıları gelene kadar…

Yazıda köylünün içinde yaşadığı evler de dahil olmak üzere tüm topraklarının istimlak edileceği belirtilirken istimlak bedeli olarak da rayiç bedelin 20’de biri oranında metrekare başına 22 ile 175 TL arasında teklifler öne sürülüyordu.

Zaten 150 yıl boyunca miras yoluyla çok ortaklı hale gelen arazilerden gelecek cüzi paralarla hayatını başka bir yerde sürdürmesi mümkün olmayan bizler, tekliflere dava ile karşılık verince istimlak girişimi bir süre askıda kaldı.

Tedirgin bekleyişimizi sürdürürken yeni yılın ilk günlerinde Bakanlar Kurulu kararıyla bu sefer savaş halinde geçerli olacak yasa maddesi yürürlüğe sokularak evimiz, barkımız, topraklarımız elimizden alınmak isteniyor. Sadece yurt savunması ihtiyacı ve aceleliği sözkonusu olduğunda uygulanacak yasa herhangi bir savaşın olmadığı günümüzde hiçbir gerekçe gösterilmeden bizlerin üzerinden hayata geçiriliyor. 100 yıldır vergilerini ödediğimiz tapulu topraklarımız yok pahasına elimizden alınmak istenmektedir. Öte yandan köylüden alınacak arazinin nasıl ve kimler tarafından değerlendirileceği, hangi projelerin hayata geçirileceği de belli değildir.

Yaptığı her kentsel dönüşüm konuşmasında bir tek vatandaşın mağdur edilmeyeceğinin altını çizen Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın sesimizi duymasını istiyoruz.
Soruyoruz:  150 yıldır İstanbul’un dibinde olmasına rağmen tüm hizmetlerden en az seviyede faydalanabilmiş, unutulmuş olan; tüm bu olumsuzluklara rağmen topraklarını, hayvanlarını, köyünü yine de terketmemiş olan bu insanlar nerede nasıl yaşayacak?