Kentini, yaşamını, tüm canlıların yaşam kaynaklarını;
Nefesini ve ormanını savunan İstanbullar,
Merhaba!


Nefesi kesilmeye çalışılan bir kentin sabahında burada bir kez daha hep birlikteyiz.

Kamusal alanlarımızı, kıyılarımızı, tarihi dokumuzu, kendi çıkarları uğruna talan eden; yeşil alanlarımızı saksılara hapseden bir gayrimenkul savaşı ile karşı karşıyayız. Dur durak bilmeyen bu savaş, İstanbul’un merkezinde başlayıp çeperlerine yayılmış, son olarak da kuzey ormanlarına sıçramış durumda.

3. köprü, kanalistanbul, 3. hava alanı, finans merkezi, onlarca yeni gökdelen ve sayıları yüze yaklaşan AVM’yle kentin ve doğanın sınırları zorlanıyor. Toprak ve bitki örtüsü azalırken betonlaşma artıyor. Alıp başını kilometrelerce giden asfaltlaşma medeniyet getirmiyor, aksine İstanbul’u tüketiyor! Trafik sorununu çözeceği iddiasıyla inşa edilen köprüler, trafiği daha da içinden çıkılmaz bir hale getirirken, elimizde kalan son doğal alanları barındıran kuzey ormanlarını da katlediyor.

Kuzey ormanları deyip geçmeyin… İstanbul’un hâkim rüzgarı kuzeyden güneye eser ve kuzey ormanları sayesindedir biraz olsun temizlenmiş havayı soluyabilmemiz. İstanbul’un içme suyu kaynakları, yani su havzaları, bu kuzey ormanlarının içinde gizlidir; iki yakaya serpilmiştir ve az buçuk susuzluğumuzu giderir. Kentin ekolojik koridorları, biyolojik çeşitliliği, yaban hayatı, büyük piknik ve mesire alanları, doğal bisiklet rotaları, endemik bitki türleri hep bu yeşil desende saklıdır. En büyük düşmanı ise şehrin güneyden kuzeye büyümesi, yeni yapılaşmalar ve bunları tetikleyen çılgın ve bir o kadar lüzumsuz projelerdir. Bunların başını 3. köprü projesi çeker ki tek başına kentin kuzeyine 7 milyonu aşan ek nüfus çekeceği, 2,5 milyondan fazla ağacı ortadan kaldıracağı ve bunca tahribata rağmen ulaşım için çözüm olmayacağı bilinir. Yeni havaalanını, kuzeydeki yeni şehir projelerini, kanalistanbul’u ve bunların tetikleyeceği yeni yerleşim ve yapılaşmaları eklediğinizde kentin nüfusunun 5-10 yıl içinde 25 milyonu bulması kesindir. Bu gidişe hiçbir doğal kaynak dayanmaz ve kırılma yakındır!!!

Eğer bu kentte bir arada yaşıyorsak, -doğup büyüdüğümüz yerler başka olsa bile- bu kentin havasını soluyup suyunu içiyorsak, bizler, binlerce yıllık bu kentin özneleriyiz demektir. Bu kentin ana plan kararları ve plan değişikliklerinden birlikte etkileniyorsak, kentin özneleri olarak, kentimize dair söyleyecek sözümüz var demektir! Dünyadaki her şey doğal bir dengeyle birbirine bağlıdır. Biz de bu kentin ve bu doğanın bir parçasıyız!

3. Köprü ve benzeri projelere karşı durmak, kuzey ormanlarını ve barındırdığı tüm güzellikleri, su kaynaklarını, yaban hayvanlarını, endemik bitki türlerini, ekolojik koridorları, kuş göç yollarını, civardaki kırsal yaşam kültürünü savunmak; bu savaşta doğadan yana olmaktır. Eğer savunmazsak, doğadan yana olmazsak yakında asfalt siyahından ya da beton grisinden başka bir rengi kalmayacak bu kentin!

Biz, Kuzey Ormanlarını Savunan İstanbullular;
Bundan sonraki süreçte süregelen kıyım ve tahribatların önüne geçebileceğimize olan inancımızın arttığını, mücadelemizin çeşitlenerek devam edeceğini, hep birlikte bir kez daha haykırıyoruz.

Biliyoruz ki kendi haline bırakılırsa, ormanlarımız ve tahrip edilen diğer doğa alanlarımız kendini yenileyecek, yeniden tamamlayacaktır. Kısa bir süre öncesine kadar kuzey ormanlarında yaşayan, yüzlerce kilometrelik otoyol çalışmaları yaşam alanlarını böldüğü için göçe zorlanan yaban hayvanları yeniden evlerine dönebilir, kuşlar göç yollarında uçaklara, betona çarpmadan konaklayabilir.

Biz bu yüzden bugün buradayız ve hep birlikte asfaltın, köprünün yerine ormanı, insanın doğayla uyumlu yaşamını savunacağız.

BURADAN TALEPLERİMİZİ BİR KEZ DAHA HAYKIRIYORUZ:

BİZLER, BUNDAN ON YILLAR SONRA, İÇİMİZE ÇEKECEĞİMİZ SON TEMİZ HAVANIN, İÇECEĞİMİZ SON TEMİZ SUYUN KİRLENDİĞİNİ, BU DÜNYAYI PAYLAŞTIĞIMIZ SON YABAN HAYVANLARININ KIRIMA UĞRADINI GÖRMEK İSTEMİYORUZ.

İSTANBUL’DA DOĞANIN VE SAĞLIKLI BİR KENT YAŞAMININ SONUNU GETİRECEK OLAN 3. KÖPRÜ, 3. HAVALİMANI, KANAL İSTANBUL GİBİ PROJELER İLE İNŞAAT ŞİRKETLERİNİN, İŞADAMLARININ, BAKANLARIN, BÜROKRATLARIN, YOK EDİLEN YAŞAMLAR ÜZERİNDEN SERVETLERİNE SERVET KATMALARINI İSTEMİYORUZ.

İSTANBUL’UN ANAYASASI OLARAK HALKA SUNULAN 1/100.000 ÖLÇEKLİ ÇEVRE DÜZENİ PLANININ VE ALT ÖLÇEKLİ PLANLARININ OLUŞTURULMASI SÜREÇLERİNE HALKIN DEMOKRATİK KATILIMI SAĞLANMALI VE BU PLANLAR YAŞANABİLİR BİR KENT VE DOĞANIN KORUNMASI İÇİN YENİDEN DÜZENLENMELİDİR.

HUKUKA VE BİLİME AYKIRI BİR ŞEKİLDE YÜRÜTÜLEN 3. KÖPRÜ İNŞAATI DERHAL DURDURULMALIDIR! KENTİN KUZEYİNİ BETONDAN BİR ÇÖLE DÖNÜŞTÜRECEK 3. HAVALİMANI, KANAL İSTANBUL, YENİ İSTANBUL GİBİ PROJELERDEN DERHAL VAZGEÇİLMELİDİR!

İSTANBUL HALKININ ULAŞIM VE TRAFİK SORUNU DENİZ TAŞIMACILIĞININ, TOPLU ULAŞIMIN, RAYLI ULAŞIMIN PAYI ARTIRILARAK ÇÖZÜLMELİDİR! ÖZEL OTOMOBİL SAHİPLİĞİNİ VE KARAYOLU TAŞIMACILIĞINI TEŞVİK EDEN POLİTİKALARDAN VAZGEÇİLMELİDİR.

BURADAN DOĞAMIZI, KENTİMİZİ EKONOMİK ÇIKAR UĞRUNA GÖZDEN ÇIKARMIŞ SERMAYE GRUPLARINA VE İKTİDARA SESLENİYORUZ. ÇEKİN ELİNİZİ ORMANLARIMIZIN, KENTİMİZİN, YAŞAMIMIZIN ÜZERİNDEN. DAYATTIĞINIZ LÜZUMSUZ PROJELERE ACİLEN BİR SON VERİN, ŞUNU BİLİN Kİ, ORMANLARIMIZI VE KENTİMİZİ TEHDİT EDEN HER PROJENİN KARŞISINDA DİMDİK DURAN BİR SAVUNMA VE DAYANIŞMA GÖRECEKSİNİZ.

Kuzey Ormanları Savunması – Aralık 2013