3. Havaalanı raporumuzun bir ve ikinci bölümleri olmak üzere tamamı 3.2.2014 tarihinde sitemize eklenmiştir.

YER SEÇİMİNDE “İSTANBUL’UN ANAYASASI” İHLAL EDİLDİ

İstanbul’un Anayasası sayılan 2009 tarihli İstanbul Çevre Düzeni Planı’nda 3. Havalimanı için belirlenen yerin Silivri-Gazitepe olmasına karşın Plan, Başbakan Erdoğan’ın zorlamalarıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yok sayıldı ve projenin yeri Kuzey Ormanları sınırları içindeki Yeniköy-Akpınar köyleri olarak belirlendi. İstanbul Belediye Başkanı Kadir Topbaş ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım başta olmak üzere yetkililer, uzun süre projenin ormanlık alana değil, eski maden ocakları üzerine yapılacağını açıklayarak kamuoyunu yanılttılar. Oysa “İstanbul’un Anayasası”nda bu bölgenin orman alanı, kırsal yerleşim alanı, kıyı rehabilite alanı, jeolojik açıdan yerleşime sakıncalı alan ve tarımsal niteliği korunacak alanlar içinde olduğu belirtiliyor.

KATLİAMA ÇED RAPORU KILIFI

3. Havaaalanı Projesi hakkında, birçok HES, madencilik ve zehirli atık depolama projesi için rapor hazırlayan AK-TEL Mühendislik şirketi tarafından 2013 Martında hazırlanan Çevre Etki Değerlendirme Raporu, projenin kuzey ormanlarına vereceği büyük zararı onaylamakla birlikte, katliamı mevcut yasalar çerçevesinde hukukileştirdi.

Resmi ÇED raporundan:

  • “proje alanı madencilik faaliyetleri ile bozulmuş arazilerin doğaya yeniden kazandırılma çalışmaları sonucu doğal yapısını geri kazanmıştır”…
  • “projenin yapılacağı alanın % 72’si orman, % 8’i göl, % 6’sı mera, fundalık, tarım arazisi, %14’ü maden sahası”dır…
  • “proje alanında yer alan 2 milyon 513 bin 341 adet ağacın 657 bin 950’si kesilecek, 1 milyon 855 bin 391 ağaç taşınacak”tır…( bu bilgi nihai ÇED raporundan kaldırıldı)
  • “… hafriyat çalışmaları ile doğal ekosistem (orman alanları, 70 adet canlı yaşamı barındıran göl ve göletler, akar ve kuru dereler, tarım alanları, mera alanları) ortadan kaldırılacak…doğal bitki örtüsü ve doğal özelliği ortadan kalkmış olacaktır.”
  • göl, gölcük ve göletler “sulak alan vasfını yitirecek ve içerisindeki canlı yaşamı yok olacaktır”…
  • “İstanbul’un içme suyu ihtiyacının önemli bir kısmını karşılayan Terkos Gölü ve Alibey, Pirinçi barajlarında “su toplama miktarlarında azalma ve yüzeysel akışlarla kirlilik yüklerinde artma beklenmektedir”…
  • “Projeden kaynaklanacak araç trafiğinin bölgedeki ana arterlerde yaklaşık olarak % 120 oranında artmasından dolayı alanın mevcut kirlilik yükünün artması, ormanlık alanların tahrip edilmesi ve bölgedeki barajlara su temin eden akarsuların debisinin azalması sebebiyle barajlardaki su seviyelerinde azalma beklenmektedir”…
  • “kirliliğin; akarsularla birlikte barajlara taşınması da söz konusu olacaktır”…
  • Bölge, “birçok kuş türünün yaşamsal faaliyetlerini sürdürdüğü bir alan, kuş göç yollarından birinin geçtiği rota üzerinde bulunmaktadır”. “bölgeye havalimanı yapılması ve sulak alan ve ormanlara zarar verilmesi, bu kuş türlerinin yaşamını tehdit edecek”tir.
  • “Projenin gerçekleşmesi durumunda alanda floristik açıdan büyük bir habitat ve biyomas kaybı yaşanacaktır”

Resmi ÇED raporu ile ilgili bilgilendirme toplantısı, 6 Aralık 2012’de “Tayakadın İlköğretim Okulunda” sessiz sedasız yapıldı ve ÇED Raporu kabul ettiği katliama “yasal yöntemler” önermekle yetinerek, proje için “olumlu” görüş bildirdi. Rapor hakkında, meslek örgütleri tarafından “çelişkili, hatalı değerlendirmeler ve hesap hataları” barındırması gerekçesiyle açılan ve yetkisizlik gerekçesiyle sürüncemede bırakılan iptal davası hala devam ediyor.İHALE HUKUKA AYKIRI

35 milyar dolarla Cumhuriyet tarihinin en yüksek meblağlı projesi olan 3. Havaalanı projesinin ihalesi, “ÇED Raporu halkın görüş ve önerilerinin” alınması gereken 10 işgünlük yasal askı süresi dolmadan 3 Mayıs 2013 tarihinde yapıldı. Meslek örgütleri tarafından ihalenin hukuksuzluğu konusunda açılan ve yetkisizlik gerekçesiyle sürüncemede bırakılan iptal ve yürütmenin durdurulması davaları hala devam ediyor.

İHALE YAĞMACI-YANDAŞ ŞİRKETLERE

Dünya Bankası’nın “Kamu-Özel İşbirliği Modeli” kapsamında yapılacak olan projeyi inşa etme ve 25 yıl boyunca işletme hakkı, 22 milyar 152 milyon Avroluk teklifle Limak-Kolin-Cengiz-Mapa-Kalyon Ortak Girişim Grubu’na verildi. Devlet, KÖİ Modeli kapsamında, Ortak Girişim Grubu’na kamu arsası, kıyı, orman, su kaynağı gibi kamu varlıklarını tahsis etme; üretilen hizmeti 25 yıl boyunca satın alma ve uluslararası bankalara garantör olarak birlikte borçlanma garantisi verdi.

HER YERDE LİMAK-KOLİN-CENGİZ-MAPA-KALYON, HER YERDE TALAN

Cengiz-Limak-Kolin
BEDAŞ- İstanbul Avrupa Yakası Boğaziçi Dağıtım Şirketi özelleştirmesi, 2 milyar dolar
Akdeniz Elektrik dağıtımı özelleştirmesi 550 milyon dolar
Bursa Uludağ Elektrik dağıtımı özelleştirmesi 1 milyar dolar
Sivas-Tokat –Yozgat (Çamlıbel) elektrik dağıtımı özelleştirmesi 260 milyon dolar
Yusufeli Barajı
Ankara Hızlı Tren Garı Projesi
Cengiz
Hasankeyf Ilısu Barajı
Atasu Barajı
İstanbul Metrosu Taksim-4. Levent hattı
Ordu Giresun Havalimanı altyapı
Maltepe Sahili Dolgusu Projesi
Eti Alüminyum, Oymapınar HES, Antalya Eti Liman İşletmeleri
Cengiz- IC İctaş (3. Köprü yüklenicisi)
Ankara –İstanbul Hızlı Tren 1. ve 2. Etaplar
Trabzon Aşkale yolu
Cengiz-Kalyon
Şile Ağva Yolu
Kalyon
Taksim yayalaştırma projesi
Metrobüs ulaşım hattı
Çağlayan Kavşağı Yol Yapımı
Bakırköy Adliyesi Binası
Ataköy Atık Su Arıtma Tesisi ile toplam 100 milyar TL’lik kamu ihalesi

BÖLGEDE ARAZİ SPEKÜLASYONU VE TOKİ ELİYLE UCUZ ARAZİ YAĞMASI

3. Havalimanı ihalesinin Limak-Cengiz-Kolin-Kalyon-Mapa şirketlerine verilmesinden sonra, 3. Köprü-3. Havalimanı bölgesinde son yıllarda projelerin adı geçtiği andan itibaren gözlenen toplu arazi alımları ve aracılar vasıtasıyla spekülasyon faaliyetleri tırmandı. Bölgede gerek TOKİ ve İBB (KİPTAŞ) gerekse inşaat şirketleri tarafından yapılan lüks konut projeleri yaygınlaştı.
Emlak sitelerinin haberlerine göre:

  • Kemerburgaz-Göktürk-Bolluca bölgesinde “Neo Vista- Neo Çarşı-Neo Garden-Neo Park-Neo Stüdyo- Neo Yaşam-Gölpark” isimli lüks konut ve alışveriş merkezi projeleri yapan Neo Yapı’nın sahibi Kadir Aydın: “Bu daha başlangıç… Önümüzdeki 10 yılın en heyecanlı bölgesi, burası olacak. Sadece havaalanı çalışanları bile burada bir kent oluşturabilir. Kaldı ki şehre bağlantısı olmayan bir havaalanını düşünmek imkânsız. Bu da demek oluyor ki bölgede hem metro hem altyapı çalışmaları hızla hayata geçecek.”
  • Arnavutköy Tapu Dairesi, İstanbul’a yapılacak 3. havalimanının yeri belli olduktan sonra, arazi fiyatlarının 70-80 bin liradan 500 bin liraya kadar çıktığını bildirdi. Arsa fiyatları 2010-2011 döneminde % 22, 2011-2012 döneminde %59 arttı.
  • Eyüp’te arazi fiyatları % 41 arttı.
  • Çatalca ve Terkos’ta satılık arazi kalmadı, resmi emlakçi sayısının 138 olduğu bölgede emlak dükkânlarının sayısı 1000’i geçti.

Bölgede son 8 yılda köylülerden çok ucuza kapatılarak el değiştiren toplam arsa miktarı, arsaların kaç kez el değiştirdiği ve toplu arazi alımlarını yapan gerçek alıcıların hangi kişi, kuruluş, şirket, medya kuruluşu veya firma olduğu bilinmiyor. Arazi fiyatlarının toplu alımlarla metrekarede 400 liraya fırladığı bölgede bulunan, kamulaştırma kapsamındaki köy arazilerine TOKİ komisyonu tarafından 22 lira değer biçilmesi yüzünden, tek geçim kaynakları hayvancılık olan köylüler TOKİ’yi mahkemeye vermeye başladı.

ARAZİ SPEKÜLASYONU SORUŞTURMASINA DURDURMA

17 Aralık 2003 tarihinde patlak veren “kent yağması” skandalı sonrasındaki “ikinci dalga operasyonunda”, arazilerin 3. Havalimanı ihalesini alan Konsorsiyuma dâhil şirketler ve medya kuruluşları tarafından toplandığına ilişkin verilerin ve bölge köylülerinin arsa vurgunu konusundaki şikayetdilekçelerinin Milli Emlak Müdürlüğü denetçileri tarafından incelenmesi, “ikinci dalga” soruşturmasının hükümet tarafından durdurulmasıyla sonuçsuz kaldı.

MALVARLIĞI TEDBİRLERİ BUHARLAŞTI

Yine 25 Ocak tarihinde ikinci dalga operasyonu kapsamında 3. Havalimanı Konsorsiyumuna dahil Kalyon ve Cengiz inşaat firmaları sahiplerinin mallarına tedbir kararı konuldu. Hükümetin birçok bakanı, yolsuzluk operasyonunun “3. Köprü ve 3. Havalimanı projelerini durdurmaya yönelik bir komplo” olduğunu iddia ederken, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “…. tedbir kararı kaldırılmazsa o havalimanı yapımı ciddi derecede tehlikeye girecek” dedi. Tedbir kararı 13 Ocak 2014 tarihinde iptal edildi.

KÖYLÜNÜN ARAZİSİNE ACELE KAMULAŞTIRMA GASPI

Bakanlar Kurulu, 2 Ocak 2014 tarihli kararıyla 3. Havaalanı projesi kapsamındaki İmrahor, Tayakadın ve Yeniköy Ağaçlı, Akpınar ve İhsaniye köylerindeki araziler için hiçbir geçerli gerekçe göstermeden, TOKİ tarafından “acele kamulaştırma” yapılması kararı aldı. Normalde sadece savaş, afet gibi olağanüstü durumlarda alınabilen ancak son dönemde kentsel dönüşüm projelerinin başlıca araçlarından birisi haline getirilen acele kamulaştırma kararları, taşınmazlara ait değerleme çalışmalarının tüm mallara el konulduktan sonra yapılmasını öngörüyor. Tek geçim kaynakları hayvancılık olan köylülere, acele kamulaştırma kapsamı çerçevesinde TOKİ tarafından metrekareye 22 lira önerildi.

DOLGU ALANLARI İÇİN TEKNİK ŞARTNAME REVİZYONU

Konsorsiyum tarafından 22 milyar 152 milyon Euro bedelle alınan 3. Havalimanı, artan dış borç faizleri ve döviz kuru nedeniyle ilk 9 ayda 12,9 milyar dolarlık maliyet artışına neden oldu. Konsorsiyum, yatırımın ilk aşamasında harcanması gereken 1 milyar avroluk harcamayı uluslararası fon bulunamaması nedeniyle yapamadı. Sorunu çözmek için izlenecek yöntem konusuna anlaşamayan Konsorsiyumda, teknik şartnamede revizyona gitme eğilimi ortaya çıktı. Nihai ÇED raporuna göre inşaatın proje şartnamesine uygun biçimde yürütülmesi için bölgedeki eski maden ocaklarının ve su birikintilerinin doldurulması, yani ortalama 105 metre kotuna göre toplam 2 milyar 500 milyon metreküp dolgu yapılması gerekli. Konsorsiyum, inşaat maliyetlerini, dolgu uygulamasını asgariye çekerek düşürmeye çalıştı; dolgu maliyetlerinin “proje çerçevesinde bölgede kurulması planlanan ‘Yeni Şehir’” ve 3. Köprü çevre yolları düzenlemesinde de milyarlarca dolara mal olacağı” şeklinde görüş bildiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğini alarak, şartname revizyonuna karşı çıkan Ulaştırma Bakanlığı üstünde baskı kurarak dolgu uygulamasında taviz kopardı. Birçok holding, dolgu maliyetlerinin yaratacağı ek maliyetler nedeniyle ihaleden çekilmişti.

KONSORSİYUMDAN HAVUZ YOLUYLA ACELE ATV-SABAH OPERASYONU

3. Havalimanı projesi ihalesini kazanan Konsorsiyumda yer alan ve medya sektöründe daha önce hiçbir yatırımı olmayan Kalyon İnşaat, 20 Aralık 2014’te, Ağustos ayında kurulan 380 milyon lira sermayeli Zirve Holding üzerinden, daha önce 1,1 milyar dolara Çalık Holding tarafından alınan ATV-Sabah’ı satın aldı. Kalyon’un ATV-Sabah’ı Başbakan Erdoğan’ın emriyle satın aldığı; ancak mali gücü buna yetmediği için eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından 3. Havalimanı ve 3. Köprü ihalesini alan diğer işadamlarıyla, sonradan geri ödenmesi vaadiyle “havuz” oluşturulduğu; havuza Liman’ın sahibi Özdemir’in 120; Cengiz’in sahibi Mehmet Cengiz’in Ziraat ve Halk bankalarından kredi alarak 100 milyon dolar civarında para aktardığı, yolsuzluk operasyonları kapsamındaki “teknik takip” bilgileri olarak basına yansıdı.

HAVALİMANI PİSTİNDE ÇÖKME TEHLİKESİ

Karadeniz kıyısında, Durusu (Terkos) gölü bitişiğinde yapılmasına karar verilen 3. Havalimanı yaklaşık 60 kilometrekare büyüklüğünde. 3. Havalimanı alanının sadece güney kenarı, Kadıköy iskelesi-Maltepe veya Eminönü-Bakırköy’e kadar mesafede. Alanın üçte ikisi eski kömür ve kum ocağı işletmeleri tarafından açılan çukurlarla ve zamanla terk edilen çukurlara su dolmasıyla oluşan 66 adet gölle kaplı. Ortalama 100 metrelik dolgular gerektiren bu çukurlar, arazinin farklı derinlik ve yüksekliklerdeki çukurlar ve ocak atık madde yükseltileriyle dolu olması nedeniyle, farklı dolgu kalınlıklarına toleransı çok düşük olan havaalanı pistlerinde önemli güvenlik sorunları yaratmaya gebe. Sorunu “çözmek” adına öne sürülen iki “çözüm” ise 3. Havalimanı projesinin, İstanbul’un kuzeyinde yer alan bütün ormanlık ve doğal alanların tam anlamıyla sonunu getirecek gerçek “mega projenin” sadece küçük bir parçası olduğunu gösteriyor: Kemerburgaz’ın batısı ve Kilyos’un güneybatısındaki yetişkin ormanlarla kaplı arazinin altındaki uygun kaya dolgusu alanlarının yağmalanması ve aynı bölgeye yapılması öngörülen Kanal İstanbul kazısından çıkan hafriyatın havalimanı dolgusu için kullanılması!

7650 HEKTAR ALAN NE YAPMAK İÇİN ACELE KAMULAŞTIRILDI?

Toplam 7650 hektarlık bir alanda kurulması planlanan ve yılda 150 milyon yolcu taşıyacağı iddia edilen 3. Havaalanının dünyanın en büyük havaalanlarından birisi olacağı söylenirken, soruyoruz:
Dünyanın en yoğun havalimanının bile 5 katı büyüklüğünde olması planlanan 3. Havalimanı için neden bu kadar büyük bir alana ihtiyaç duyuldu?
Atatürk havalimanı: 45 milyonluk yolcu – 1178 hektar
Dünyanın en yoğun havalimanı ABD Atlanta havalimanı: 95 milyon yolcu -1625 hektar
Pekin havalimanı: 82 milyon yolcu – 2330 hektar
Avrupa’nın en yoğun havalimanı Londra Heathrow havalimanı: 70 milyon yolcu -1216 hektar
Frankfurt havalimanı: 57 milyon yolcu
Tokyo havalimanı: 68 milyon yolcu-1445 hektar
Chicago havalimanı: 2610 hektar
Paris Charles de Gaulle havalimanı: 60 milyon yolcu – 3100 hektar
Dubai havalimanı: 57 milyon yolcu – 1445 hektar

“BÜYÜK İŞ MERKEZİ ODAKLI” HAVALİMANI

7650 metrekarelik kamulaştırma alanının ne işe yarayacağını, projenin mimarlık tasarımını üstlenen İngiliz Grimshaw Architects, Haptic Architech, Arup Associates ve Nordic Office mimari konsorsiyumu üyesi NO kurucusu ve CEO’su mimar Gudmund Stokke açıklıyor. Stokke, projenin çiziminde ağırlığın “yapının ortasında dükkânlar ve iş merkezi gibi çözümlere” verileceğini söylüyor. Şirketin internet sitesinden açıklandığına göre, havalimanı alanı için 3,500 hektarlık alan kullanılırken, 1100 hektarın içinde bir “havacılık tıp merkezi”, ve büyük alışveriş tesisi olan “ticaret alanı” olması öngörülüyor.

150 MİLYON YOLCU NASIL BULUNACAK?

İstanbul’un toplam havayolu yolcu kapasitesi, 2012 yılı verilerine göre, 44 milyonu Atatürk Havalimanı, 18 milyonu Sabiha Gökçen Havalimanı’na ait olmak üzere, toplam 62 milyon; 3. Havalimanı yılda 150 milyon yolcuyu nereden bulacak, sorusu böylece yanıtını buluyor. KOİ modeline göre yapılan 3. Havalimanı aslında havalimanı görüntülü bir “ticaret ve alışveriş merkezi” olarak tasarlanıyor ve model, ihaleyi alan şirketlerin bölgede yapacakları bütün “rant getirici” faaliyetlere, 25 yıl boyunca satış garantisi sağlıyor. 3. Havalimanını yapan şirketlere ayrıca 25 yıl boyunca yolcu başına 20 avroluk tarife ve asgari yolcu garantisinin yanı sıra dış borçları hazineden ödeme garantisi veriliyor.

FELAKETİN SON PERDESİ: KANAL İSTANBUL VE YENİ İSTANBUL

İstanbul’un kuzeyinde 3. Köprü ile ilk adımı atılan, 3. Havalimanı ile ikinci adımı atılan büyük cinayet projesi, bölgeye nihai vuruşu yapacak olan Kanal İstanbul projesinin “ÇED raporuyla” parça parça netleşiyor.

3. Köprü projesinin de geçeceği Arnavutköy-Karaburun aksı, Durusu, Çatalca bölgesinden Trakya’ya bağlanacak. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan haritaya göre, Kanal İstanbul da kuzeyde Durusu bölgesinden başlayarak, güneye doğru Yassıören üzerinden Kavaklı’ya inecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talimatıyla hazırlatılan Kanal İstanbul projesine göre, Yeniköy-Sazlıdere Barajı- Arnavutköy- Başakşehir- Küçükçekmece hattında, 44 kilometre uzunluğunda olacağı belirtilen Kanal İstanbul çerçevesinde 325 bin dönüm alan üzerine iki şehir; 3. Havalimanı aksında dev bir liman, Airport City’nın yanı sıra kanalın iki yanında lüks konut ve rezidanslar, finans merkezleri, villalar ve eğitim alanları” yapılacak. Kanal İstanbul ÇED raporlarında “projenin inşaat çalışmaları sırasında çıkacak 5 milyar metreküp hafriyatın havaalanı projesi dolgusunda” kullanılacağı belirtiliyor.

Kanal İstanbul projesi için, bölgede Milten Durusu Evleri, Milkent Yaşam Konakları, Karaburun-Kilyos arasında Milltown gibi çok sayıda lüks konut projesi ve Kilyos- Karaburun arasında 460 bin metrekarelik yat limanı, alışveriş merkezi, otel ve rezidans kompleksi yapan Milten Holding’e verilen izinler Arnavutköy Belediyesi planlarına işlenirken, köylerde Kanal İstanbul için metrekare değerinin 20’de 1 oranındaki arazi kamulaştırma çalışmalarına başlandı. Milten Holding hakkında Yeniköylüler, 35 yıl önce maden işletmesi için topraklarını gasp ettiği iddiasında bulunuyor.

En az 3,5 milyon gündüz nüfusu olması beklenen ve Merkezi İş Alanı Bölgesi, Göl Bölgesi ve Sahil Bölgesi olmak üzere üç ana bölgeden oluşan Yeni İstanbul isimli yeni kent projesini de yine Yeniköy, Akpınar, Ağaçlı, Çiftalan, Kısırkaya, Gümüşdere ve Kilyos bölgelerinde yapılacak. Yeni Şehrin merkezi iş alanı bölgesinde küresel şirket ofisleri, lüks oteller, kültür – turizm merkezleri ve ticaret tesisleri, Göl Bölgesi’nde; okullar, alışveriş merkezleri, Sahil Bölgesi’nde özel üniversiteler ve lüks konut alanları bulunacak.

Bölgenin yakınlarındaki Olimpiyat Alanı, Hamamidere Vadisinde yine KOİ modeliyle devlet tarafından yüzde 70 doluluk garantisi verilerek Emsaş İnşaat tarafından yapımına başlanan İkitelli Entegre Sağlık Kampusu Projesi ve Başakşehir- İkitelli Sağlık Kampusu- Kayaşehir Konutları-Halkalı- Olimpiyat Stadı- Sazlıdere- Taşoluk- Arnavutköy- 3. Havalimanı metro hattı planı bölgeye yönelik imarlaşma basıncını daha da artırıyor.

Son olarak İBB Başkanı Topbaş açıklıyor: ”Kuzeyde yeni yapılan havaalanı yakınında 1,5 milyon metrekarelik alanda bir Fuar Kampüsü ve Kongre Kampusu” yapmak üzere bir çalışmamız var”.

TEHDİT HER GÜN BİRAZ DAHA BÜYÜYOR, KUZEY ORMANLARI YOKOLUŞUN EŞİĞİNDE

3. Köprü ile başlayıp, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul’la devam eden yıkımın birinci derecedeki

  • Yeniköy, Akpınar, Baklalı, Balaban, Boyalık, Çilingir, Dursunköy, Hacımaşlı, Haraççı, İzzettin, Karaburun, Kestanelik, Nakkaş, Poyrazköy, Sazlıbosna, Taşoluk, Tayakadın, Yassıören başta olmak üzere bölgedeki tüm irili ufaklı köy ve mahallelerin yaşam alanları; tarım alanları, sulak alanları, orman alanları
  • 3. Havalimanı: Yaklaşık 20 bin futbol sahası büyüklüğünde, üçte biri meşe ve kayın karışımı doğal orman
  • Uluslararası anlaşmalar gereği her türlü yapılaşmanın yasak olduğu İstanbul’un en önemli sulak alanı, 70 adet canlının yaşam alanı olan 70’i aşkın sulak alan, göl, gölet ve Alibeyköy barajını besleyen 3 dere, akarsu ve kuru dereler, Terkos gölü
  • Dolgu, yat limanı, yoğun yapılaşma nedeniyle Karadeniz kıyıları
  • Kuzey ormanlarında filtre edilmiş hava temizleyici hâkim rüzgârların, su havzalarının, kuş göç yollarının bulunduğu İstanbul için yaşamsal önemi olan düşey ekolojik koridorlarından biri olan Terkos-Haliç-Çekmece ekolojik koridoru
  • Biyolojik çeşitlilik ve kentin yaşam destek sisteminin en önemli parçalarından biri olup doğal ve ekolojik dengelerin korunması gereken en önemli alanlarından birini oluşturduğu için İstanbul’un en hassas alanlarının başında gelen, ‘Göller Arası’ olarak da tanımlanan Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Sazlıdere Havzaları
  • Jeolojik yapısı ve depremsellik açısından riskli alanlar kapsamına giren bölgelerin ciddi yapılaşma baskısı altına alınması yüzünden yeni sel felaketlerinin yaratılması
  • Ağaç kesimi, kanal kazısı, toprak taşıma, dolgu, sulak alan kurutma benzeri inşaat faaliyetinin karbon salınım maliyeti henüz bilinmiyor
  • Kanal İstanbul: Projenin hayata geçmesi halinde, muhtemel bir deprem şehirde daha büyük bir yıkıma yol açacak; şehrin içme suyu rezervlerinin tamamı yok olacak; Doğu Trakya’nın bütün drenaj sistemi ve yer altı suları etkilenecek; Marmara Denizi oksijensiz kalacağı için Boğaz ve İzmit Körfezi hidrojen sülfür (çürük yumurta) kokusuyla dolacak; Boğaz balıkların göç yolu olmaktan çıkacak; yer altı kaynak suları deniz suyu ile dolacak; kanalizasyon suları Karadeniz’e akıtılacak; Avrupa yakasındaki Kuzey Ormanları bütünüyle yok olacak.

Kuzey Ormanları Savunması 3. Havalimanı Raporu İkinci Bölüm

Üçüncü Havalimanı raporumuzun ilk bölümünü geçtiğimiz hafta yayınlamıştık. Raporun ikinci bölümünü aşağıda bulabilirsiniz. Raporun ilk bölüm de dahil olmak üzere tamamına ulaşmak için: 3. Havaalanı: Nereden Baksan Katliam, Yağma, Şaibebaşlığına tıklayabilirsiniz.

BÖLGEDE ARAZİ SPEKÜLASYONU VE TOKİ ELİYLE UCUZ ARAZİ YAĞMASI

3. Havalimanı ihalesinin Limak-Cengiz-Kolin-Kalyon-Mapa şirketlerine verilmesinden sonra, 3. Köprü-3. Havalimanı bölgesinde son yıllarda projelerin adı geçtiği andan itibaren gözlenen toplu arazi alımları ve aracılar vasıtasıyla spekülasyon faaliyetleri tırmandı. Bölgede gerek TOKİ ve İBB (KİPTAŞ) gerekse inşaat şirketleri tarafından yapılan lüks konut projeleri yaygınlaştı.

Emlak sitelerinin haberlerine göre:

  • Kemerburgaz-Göktürk-Bolluca bölgesinde “Neo Vista- Neo Çarşı-Neo Garden-Neo Park-Neo Stüdyo- Neo Yaşam-Gölpark” isimli lüks konut ve alışveriş merkezi projeleri yapan Neo Yapı’nın sahibi Kadir Aydın: “Bu daha başlangıç… Önümüzdeki 10 yılın en heyecanlı bölgesi, burası olacak. Sadece havaalanı çalışanları bile burada bir kent oluşturabilir. Kaldı ki şehre bağlantısı olmayan bir havaalanını düşünmek imkânsız. Bu da demek oluyor ki bölgede hem metro hem altyapı çalışmaları hızla hayata geçecek.”
  • Arnavutköy Tapu Dairesi, İstanbul’a yapılacak 3. havalimanının yeri belli olduktan sonra, arazi fiyatlarının 70-80 bin liradan 500 bin liraya kadar çıktığını bildirdi. Arsa fiyatları 2010-2011 döneminde % 22, 2011-2012 döneminde %59 arttı.
  • Eyüp’te arazi fiyatları % 41 arttı.
  • Çatalca ve Terkos’ta satılık arazi kalmadı, resmi emlakçi sayısının 138 olduğu bölgede emlak dükkânlarının sayısı 1000’i geçti.

Bölgede son 8 yılda köylülerden çok ucuza kapatılarak el değiştiren toplam arsa miktarı, arsaların kaç kez el değiştirdiği ve toplu arazi alımlarını yapan gerçek alıcıların hangi kişi, kuruluş, şirket, medya kuruluşu veya firma olduğu bilinmiyor. Arazi fiyatlarının toplu alımlarla metrekarede 400 liraya fırladığı bölgede bulunan, kamulaştırma kapsamındaki köy arazilerine TOKİ komisyonu tarafından 22 lira değer biçilmesi yüzünden, tek geçim kaynakları hayvancılık olan köylüler TOKİ’yi mahkemeye vermeye başladı.

ARAZİ SPEKÜLASYONU SORUŞTURMASINA DURDURMA

17 Aralık 2003 tarihinde patlak veren “kent yağması” skandalı sonrasındaki “ikinci dalga operasyonunda”, arazilerin 3. Havalimanı ihalesini alan Konsorsiyuma dâhil şirketler ve medya kuruluşları tarafından toplandığına ilişkin verilerin ve bölge köylülerinin arsa vurgunu konusundaki şikayetdilekçelerinin Milli Emlak Müdürlüğü denetçileri tarafından incelenmesi, “ikinci dalga” soruşturmasının hükümet tarafından durdurulmasıyla sonuçsuz kaldı.

MALVARLIĞI TEDBİRLERİ BUHARLAŞTI

Yine 25 Ocak tarihinde ikinci dalga operasyonu kapsamında 3. Havalimanı Konsorsiyumuna dahil Kalyon ve Cengiz inşaat firmaları sahiplerinin mallarına tedbir kararı konuldu. Hükümetin birçok bakanı, yolsuzluk operasyonunun “3. Köprü ve 3. Havalimanı projelerini durdurmaya yönelik bir komplo” olduğunu iddia ederken, Maliye BakanıMehmet Şimşek, “…. tedbir kararı kaldırılmazsa o havalimanı yapımı ciddi derecede tehlikeye girecek” dedi. Tedbir kararı 13 Ocak 2014 tarihinde iptal edildi.

KÖYLÜNÜN ARAZİSİNE ACELE KAMULAŞTIRMA GASPI

Bakanlar Kurulu, 2 Ocak 2014 tarihli kararıyla 3. Havaalanı projesi kapsamındaki İmrahor, Tayakadın ve Yeniköy Ağaçlı, Akpınar ve İhsaniye köylerindeki araziler için hiçbir geçerli gerekçe göstermeden, TOKİ tarafından “acele kamulaştırma” yapılması kararı aldı. Normalde sadece savaş, afet gibi olağanüstü durumlarda alınabilen ancak son dönemde kentsel dönüşüm projelerinin başlıca araçlarından birisi haline getirilen acele kamulaştırma kararları, taşınmazlara ait değerleme çalışmalarının tüm mallara el konulduktan sonra yapılmasını öngörüyor. Tek geçim kaynakları hayvancılık olan köylülere, acele kamulaştırma kapsamı çerçevesinde TOKİ tarafından metrekareye 22 lira önerildi.

DOLGU ALANLARI İÇİN TEKNİK ŞARTNAME REVİZYONU

Konsorsiyum tarafından 22 milyar 152 milyon Euro bedelle alınan 3. Havalimanı, artan dış borç faizleri ve döviz kuru nedeniyle ilk 9 ayda 12,9 milyar dolarlık maliyet artışına neden oldu. Konsorsiyum, yatırımın ilk aşamasında harcanması gereken 1 milyar avroluk harcamayı uluslararası fon bulunamaması nedeniyle yapamadı. Sorunu çözmek için izlenecek yöntem konusuna anlaşamayan Konsorsiyumda, teknik şartnamede revizyona gitme eğilimi ortaya çıktı. Nihai ÇED raporuna göre inşaatın proje şartnamesine uygun biçimde yürütülmesi için bölgedeki eski maden ocaklarının ve su birikintilerinin doldurulması, yani ortalama 105 metre kotuna göre toplam 2 milyar 500 milyon metreküp dolgu yapılması gerekli. Konsorsiyum, inşaat maliyetlerini, dolgu uygulamasını asgariye çekerek düşürmeye çalıştı; dolgu maliyetlerinin “proje çerçevesinde bölgede kurulması planlanan ‘Yeni Şehir’” ve 3. Köprü çevre yolları düzenlemesinde de milyarlarca dolara mal olacağı” şeklinde görüş bildiren Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın desteğini alarak, şartname revizyonuna karşı çıkan Ulaştırma Bakanlığı üstünde baskı kurarak dolgu uygulamasında taviz kopardı. Birçok holding, dolgu maliyetlerinin yaratacağı ek maliyetler nedeniyle ihaleden çekilmişti.

KONSORSİYUMDAN HAVUZ YOLUYLA ACELE ATV-SABAH OPERASYONU

3. Havalimanı projesi ihalesini kazanan Konsorsiyumda yer alan ve medya sektöründe daha önce hiçbir yatırımı olmayan Kalyon İnşaat, 20 Aralık 2014’te, Ağustos ayında kurulan 380 milyon lira sermayeli Zirve Holding üzerinden, daha önce 1,1 milyar dolara Çalık Holding tarafından alınan ATV-Sabah’ı satın aldı. Kalyon’un ATV-Sabah’ı Başbakan Erdoğan’ın emriyle satın aldığı; ancak mali gücü buna yetmediği için eski Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım tarafından 3. Havalimanı ve 3. Köprü ihalesini alan diğer işadamlarıyla, sonradan geri ödenmesi vaadiyle “havuz” oluşturulduğu; havuza Liman’ın sahibi Özdemir’in 120; Cengiz’in sahibi Mehmet Cengiz’in Ziraat ve Halk bankalarından kredi alarak 100 milyon dolar civarında para aktardığı, yolsuzluk operasyonları kapsamındaki “teknik takip” bilgileri olarak basına yansıdı.

HAVALİMANI PİSTİNDE ÇÖKME TEHLİKESİ

Karadeniz kıyısında, Durusu (Terkos) gölü bitişiğinde yapılmasına karar verilen 3. Havalimanı yaklaşık 60 kilometrekare büyüklüğünde. 3. Havalimanı alanının sadece güney kenarı, Kadıköy iskelesi-Maltepe veya Eminönü-Bakırköy’e kadar mesafede. Alanın üçte ikisi eski kömür ve kum ocağı işletmeleri tarafından açılan çukurlarla ve zamanla terk edilen çukurlara su dolmasıyla oluşan 66 adet gölle kaplı. Ortalama 100 metrelik dolgular gerektiren bu çukurlar, arazinin farklı derinlik ve yüksekliklerdeki çukurlar ve ocak atık madde yükseltileriyle dolu olması nedeniyle, farklı dolgu kalınlıklarına toleransı çok düşük olan havaalanı pistlerinde önemli güvenlik sorunları yaratmaya gebe. Sorunu “çözmek” adına öne sürülen iki “çözüm” ise 3. Havalimanı projesinin, İstanbul’un kuzeyinde yer alan bütün ormanlık ve doğal alanların tam anlamıyla sonunu getirecek gerçek “mega projenin” sadece küçük bir parçası olduğunu gösteriyor: Kemerburgaz’ın batısı ve Kilyos’un güneybatısındaki yetişkin ormanlarla kaplı arazinin altındaki uygun kaya dolgusu alanlarının yağmalanması ve aynı bölgeye yapılması öngörülen Kanal İstanbul kazısından çıkan hafriyatın havalimanı dolgusu için kullanılması!

7650 HEKTAR ALAN NE YAPMAK İÇİN ACELE KAMULAŞTIRILDI?

Toplam 7650 hektarlık bir alanda kurulması planlanan ve yılda 150 milyon yolcu taşıyacağı iddia edilen 3. Havaalanının dünyanın en büyük havaalanlarından birisi olacağı söylenirken, soruyoruz:
Dünyanın en yoğun havalimanının bile 5 katı büyüklüğünde olması planlanan 3. Havalimanı için neden bu kadar büyük bir alana ihtiyaç duyuldu?
Atatürk havalimanı: 45 milyonluk yolcu – 1178 hektar
Dünyanın en yoğun havalimanı ABD Atlanta havalimanı: 95 milyon yolcu -1625 hektar
Pekin havalimanı: 82 milyon yolcu – 2330 hektar
Avrupa’nın en yoğun havalimanı Londra Heathrow havalimanı: 70 milyon yolcu -1216 hektar
Frankfurt havalimanı: 57 milyon yolcu
Tokyo havalimanı: 68 milyon yolcu-1445 hektar
Chicago havalimanı: 2610 hektar
Paris Charles de Gaulle havalimanı: 60 milyon yolcu – 3100 hektar
Dubai havalimanı: 57 milyon yolcu – 1445 hektar

“BÜYÜK İŞ MERKEZİ ODAKLI” HAVALİMANI

7650 metrekarelik kamulaştırma alanının ne işe yarayacağını, projenin mimarlık tasarımını üstlenen İngiliz Grimshaw Architects, Haptic Architech, Arup Associates ve Nordic Office mimari konsorsiyumu üyesi NO kurucusu ve CEO’su mimar Gudmund Stokke açıklıyor. Stokke, projenin çiziminde ağırlığın “yapının ortasında dükkânlar ve iş merkezi gibi çözümlere” verileceğini söylüyor. Şirketin internet sitesinden açıklandığına göre, havalimanı alanı için 3,500 hektarlık alan kullanılırken, 1100 hektarın içinde bir “havacılık tıp merkezi”, ve büyük alışveriş tesisi olan “ticaret alanı” olması öngörülüyor.
150 MİLYON YOLCU NASIL BULUNACAK?
İstanbul’un toplam havayolu yolcu kapasitesi, 2012 yılı verilerine göre, 44 milyonu Atatürk Havalimanı, 18 milyonu Sabiha Gökçen Havalimanı’na ait olmak üzere, toplam 62 milyon; 3. Havalimanı yılda 150 milyon yolcuyu nereden bulacak, sorusu böylece yanıtını buluyor. KOİ modeline göre yapılan 3. Havalimanı aslında havalimanı görüntülü bir “ticaret ve alışveriş merkezi” olarak tasarlanıyor ve model, ihaleyi alan şirketlerin bölgede yapacakları bütün “rant getirici” faaliyetlere, 25 yıl boyunca satış garantisi sağlıyor. 3. Havalimanını yapan şirketlere ayrıca 25 yıl boyunca yolcu başına 20 avroluk tarife ve asgari yolcu garantisinin yanı sıra dış borçları hazineden ödeme garantisi veriliyor.

FELAKETİN SON PERDESİ: KANAL İSTANBUL VE YENİ İSTANBUL

3. Köprü projesinin de geçeceği Arnavutköy-Karaburun aksı, Durusu, Çatalca bölgesinden Trakya’ya bağlanacak. Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan haritaya göre,Kanal İstanbul da kuzeyde Durusu bölgesinden başlayarak, güneye doğru Yassıören üzerinden Kavaklı’ya inecek. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın talimatıyla hazırlatılan Kanal İstanbul projesine göre, Yeniköy-Sazlıdere Barajı- Arnavutköy- Başakşehir- Küçükçekmece hattında, 44 kilometre uzunluğunda olacağı belirtilen Kanal İstanbul çerçevesinde 325 bin dönüm alan üzerine iki şehir; 3. Havalimanı aksında dev bir liman, Airport City’nın yanı sıra kanalın iki yanında lüks konut ve rezidanslar, finans merkezleri, villalar ve eğitim alanları” yapılacak. Kanal İstanbul ÇED raporlarında “projenin inşaat çalışmaları sırasında çıkacak 5 milyar metreküp hafriyatın havaalanı projesi dolgusunda” kullanılacağı belirtiliyor.
Kanal İstanbul projesi için, bölgede Milten Durusu Evleri, Milkent Yaşam Konakları, Karaburun-Kilyos arasında Milltown gibi çok sayıda lüks konut projesi ve Kilyos- Karaburun arasında 460 bin metrekarelik yat limanı, alışveriş merkezi, otel ve rezidans kompleksi yapan Milten Holding’e verilen izinler Arnavutköy Belediyesi planlarına işlenirken, köylerde Kanal İstanbul için metrekare değerinin 20’de 1 oranındaki arazi kamulaştırma çalışmalarına başlandı. Milten Holding hakkında Yeniköylüler, 35 yıl önce maden işletmesi için topraklarını gasp ettiği iddiasında bulunuyor.
En az 3,5 milyon gündüz nüfusu olması beklenen ve Merkezi İş Alanı Bölgesi, Göl Bölgesi ve Sahil Bölgesi olmak üzere üç ana bölgeden oluşan Yeni İstanbul isimli yeni kent projesini de yine Yeniköy, Akpınar, Ağaçlı, Çiftalan, Kısırkaya, Gümüşdere ve Kilyos bölgelerinde yapılacak. Yeni Şehrin merkezi iş alanı bölgesinde küresel şirket ofisleri, lüks oteller, kültür – turizm merkezleri ve ticaret tesisleri, Göl Bölgesi’nde; okullar, alışveriş merkezleri, Sahil Bölgesi’nde özel üniversiteler ve lüks konut alanları bulunacak.
Bölgenin yakınlarındaki Olimpiyat Alanı, Hamamidere Vadisinde yine KOİ modeliyle devlet tarafından yüzde 70 doluluk garantisi verilerek Emsaş İnşaat tarafından yapımına başlanan İkitelli Entegre Sağlık Kampusu Projesi ve Başakşehir- İkitelli Sağlık Kampusu- Kayaşehir Konutları-Halkalı- Olimpiyat Stadı- Sazlıdere- Taşoluk- Arnavutköy- 3. Havalimanı metro hattı planı bölgeye yönelik imarlaşma basıncını daha da artırıyor.
Son olarak İBB Başkanı Topbaş açıklıyor: ”Kuzeyde yeni yapılan havaalanı yakınında 1,5 milyon metrekarelik alanda bir Fuar Kampüsü ve Kongre Kampusu” yapmak üzere bir çalışmamız var”.

TEHDİT HER GÜN BİRAZ DAHA BÜYÜYOR, KUZEY ORMANLARI YOKOLUŞUN EŞİĞİNDE

3. Köprü ile başlayıp, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul’la devam eden yıkımın birinci derecedeki hedefleri:

  • Yeniköy, Akpınar, Baklalı, Balaban, Boyalık, Çilingir, Dursunköy, Hacımaşlı, Haraççı, İzzettin, Karaburun, Kestanelik, Nakkaş, Poyrazköy, Sazlıbosna, Taşoluk, Tayakadın, Yassıören başta olmak üzere bölgedeki tüm irili ufaklı köy ve mahallelerin yaşam alanları; tarım alanları, sulak alanları, orman alanları
  • 3. Havalimanı: Yaklaşık 20 bin futbol sahası büyüklüğünde, üçte biri meşe ve kayın karışımı doğal orman
  • Uluslararası anlaşmalar gereği her türlü yapılaşmanın yasak olduğu İstanbul’un en önemli sulak alanı, 70 adet canlının yaşam alanı olan 70’i aşkın sulak alan, göl, gölet ve Alibeyköy barajını besleyen 3 dere, akarsu ve kuru dereler, Terkos gölü
  • Dolgu, yat limanı, yoğun yapılaşma nedeniyle Karadeniz kıyıları
  • Kuzey ormanlarında filtre edilmiş hava temizleyici hâkim rüzgârların, su havzalarının, kuş göç yollarının bulunduğu İstanbul için yaşamsal önemi olan düşey ekolojik koridorlarından biri olan Terkos-Haliç-Çekmece ekolojik koridoru
  • Biyolojik çeşitlilik ve kentin yaşam destek sisteminin en önemli parçalarından biri olup doğal ve ekolojik dengelerin korunması gereken en önemli alanlarından birini oluşturduğu için İstanbul’un en hassas alanlarının başında gelen, ‘Göller Arası’ olarak da tanımlanan Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Sazlıdere Havzaları
  • Jeolojik yapısı ve depremsellik açısından riskli alanlar kapsamına giren bölgelerin ciddi yapılaşma baskısı altına alınması yüzünden yeni sel felaketlerinin yaratılması
  • Ağaç kesimi, kanal kazısı, toprak taşıma, dolgu, sulak alan kurutma benzeri inşaat faaliyetinin karbon salınım maliyeti henüz bilinmiyor
  • Kanal İstanbul: Projenin hayata geçmesi halinde, muhtemel bir deprem şehirde daha büyük bir yıkıma yol açacak; şehrin içme suyu rezervlerinin tamamı yok olacak; Doğu Trakya’nın bütün drenaj sistemi ve yer altı suları etkilenecek; Marmara Denizi oksijensiz kalacağı için Boğaz ve İzmit Körfezi hidrojen sülfür (çürük yumurta) kokusuyla dolacak; Boğaz balıkların göç yolu olmaktan çıkacak; yer altı kaynak suları deniz suyu ile dolacak; kanalizasyon suları Karadeniz’e akıtılacak; Avrupa yakasındaki Kuzey Ormanları bütünüyle yok olacak.
KOS Araştırma Ekibi