Okuma süresi: 6 dakika
Kuzey Ormanları Savunması, şaibeli bir şekildi satın alınan Atv-Sabah’ı ve 3. Havalimanı projesini üstelenen Cengiz İnşaat, Kolin İnşaat, Limak İnşaati, Kalyon İnşaat ve Mapa İnşaat’ın satış sırasında adlarının geçmesi nedeniyle Sabah-ATV binası önüne yaptığı yürüyüşle protesto etti.
Abbasağa Parkı’nda toplanan Kuzey Ormanları Savunması ve Beşiktaş Forumları “Kuzey Ormanlarını Yağmacılara Yedirmeyeceğiz” pankartı arkasında yürüdü. Yürüyüşe katliama uğrayan Kuzey Ormanları köylerinden, Ağaçlıköy ve Yeniköy halkından katılanlar oldu.

Beşiktaş halkı eyleme penceleri ve balkonlarından alkışlar ve sloganlar ile destek verdi.

Yürüyüş sırasında yapılan konuşmalarda “Hırsızlara, yolsuzlara, arsızlara “yuh artık” demek için yürüyoruz” denildi. Balbaros bulvarı üzerinde bulunan Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü önünde bir süre bekleyen kitle, “İşte burası, hırsız yuvası” sloganları ile yağmacı,talancı ve soyguncu kurumu protesto etti.
İşte Burası Hırsız Yuvası!
Katılımcılar 3. köprü ve Kuzey Ormanları ile başlayan projelerin katliam projesi olduğu

belirtilerek, bu cinayet projelerini durduracaklarını ifade ettiler. Yürüyüş boyunca “Susma sustukça dünya beton olacak”, “Ormanıma, mahalleme, köyüme dokunma” ve “Her yer Ağaçlıköy/Yeniköy, her yer direniş” sloganları atıldı.

İstanbul’un sonun başlangıcı

Sabah-ATV önünde Kuzey Ormanları Savunması adına Osman Erdem ve Ezgi Öz’ün

okuduğu basın açıklamasında, iktidarı ve kenti yönetenler uyarılarak, “3. Havalimanı, Kanal İstanbul, Yeni İstanbul projeleri, halka, doğaya, adalete ve tarihe karşı işlenmiş büyük suçlardır” denildi. Açıklamanın devamında şu ifadelere yer verildi:

“Yolsuzlukları etrafa saçılan; marifetlerini kendi ağızlarından dökülen, “bu milletin…” diye bağlayan galiz ifadelerle itiraf eden Limak, Kolin, Cengiz, MA-PA ve Kalyon Grup tarafından oluşturulan konsorsiyumun kendisi, katliamı planlayan yetkililerle birlikte, İstanbul’un sonunu getirecek kentsel ve doğal yıkımın altında kalacaktır”

Kaynak: yarinhaber.net
“Uyarıyoruz: Ülke tarihinin en büyük ve karanlık projesi haline gelen 3. Havalimanı projesi, neo-liberal kent yağmasının en net biçimde ortaya çıktığı ucubelerden biridir. Köy-kent ayrımı olmadan İstanbul ve İstanbullu için gerçek anlamda sonun başlangıcıdır”

“Ölmeye hazırız”

Açıklamanın ardından Yeniköy ve Ağaçlıköy halkından temsilciler konuştu.
Mustafa Bozkurt (Yeniköy), Selanik göçmeni olduğunu söyleyerek, “hayvancılık ve çiftçiliğin

bitiriliyor, 6 köy kamulaştırılıyor” dedi. Köy halkının kamulaştırmalardan ve şehir hayatından korktuklarını ifade ederek, köylülere sahip çıkan halka ve katılımcılara teşekkür etti.

Sibel Ateş (Ağaçlıköy), orman katliamı sonrası ağaçların etkilendiğini ve ekolojik dengenin bozulduğunu söyleyerek, çiftliklerinde bulunan hayvanlara artık köpeklerin ve diğer hayvanların saldırdığını belirtti. Ateş, Ağaçlı köyünü terketmeyeceklerini belirterek, Başbakan’a seslendi: “Başbakan kendini Hitler gibi görüyorsa, bizde ölmeye hazırız” dedi.

 

Eylem 9 Şubat Pazar 14.00′de Kadıköy Boğa Heykeli’nde ve 13 Şubat Perşembe 11.30′da İstanbul Fuar Merkezinde yapılacak, “Barajlar ve HES Yapımı Teknolojileri Fuarı” protestosuna çağrı yapılarak sonlandırıldı.
ATV-Sabah binası önünde yapılan basın açıklamasının tam metni ise şöyle :
Artık yeter! Buradayız!
Yağmaya, talana, ranta karşı Kuzey İstanbul’u Savunacağız!

 

Değerli basın mensupları, sevgili İstanbul halkı,

 

 

Merkezinde Kuzey İstanbul’daki mega yağma projelerinin bulunduğu büyük yolsuzluk skandalı, halkın adalete zerre kadar inancının kalmamasıyla sonuçlanırken, iktidarın yolsuzluk suçlarını soruşturmak yerine, 3. Rant Köprüsünün yükselen ayaklarıyla övündüğü; adalet isteyenleri “vatan hainliğiyle” suçladığı bir ülkede yaşıyoruz. Evet, ne yazık ki adaletin olmadığı ülkemizde, İstanbul’un Kuzey Ormanlarında telafisi mümkün olmayan yaralar açan 3. Köprü inşaatı, yasa dışı biçimde devam etmekte; yine aynı adaletsizlik yüzünden, 3. Köprü Cinayetine, İstanbul’u, hatta bütün Marmara bölgesini felakete sürükleyecek son derece şaibeli yeni projeler eklenmektedir. Bu kadar büyük bir yolsuzluk ortalığa dökülmüşken, hırsızlıklar ortaya saçılmışken, adaletin olduğu, halka saygı gösterilen normal bir hukuk devletinde, en azından gözden geçirilmesi gereken bu şaibeli projeler fiilen uygulanmaya konulmaktadır.

 

İktidarı ve bu kenti yönetenleri uyarıyoruz: 3.Havalimanı, Kanal İstanbul, Yeni İstanbul projeleri, halka, doğaya, adalete ve tarihe karşı işlenmiş büyük suçlardır. Altında hala bu kentin belediye başkanı olduğunu iddia eden Kadir Topbaş’ın imzası olan, “İstanbul Anayasası” dedikleri, 2009 tarihli İstanbul Çevre Düzeni Planı, İstanbul’un kuzeyinin mutlak korunması gereken doğal bir ekolojik koridor olduğunu kayıt altına almışken, bu bölgeyi topyekun imha edecek projeleri yürürlüğe koyanlar, bugün bu hukuksuzluklara devam etseler de, halkın vicdanında çoktan hüküm giymişlerdir.

 

İktidarı ve bu kenti yönetenleri uyarıyoruz 3. Köprü Cinayetine eklenmekte olan hukuk dışı 3. Havalimanı projesi, büyük bir şaibeye dönüşmüştür. Yolsuzlukları etrafa saçılan; marifetlerini kendi ağızlarından dökülen, “bu milletin… “ diye başlayan galiz ifadelerle itiraf eden Limak, Kolin, Cengiz, MA-PA ve Kalyon Grup tarafından oluşturulan konsorsiyumun kendisi, katliamı planlayan yetkililerle birlikte, İstanbul’un sonunu getirecek kentsel ve doğal yıkımın altında kalacaktır.

 

Bizler, İstanbul’u ve doğayı savunanlar; bu katliamın tanıkları olarak, İstanbul’un kuzeyinin yok edilmesine seyirci kalmıyoruz. İlan ediyoruz: Madem ki adaletsizlik kol geziyor; bizler İstanbul halkı olarak, bu projelerde Kuzey ormanlarını, Kuzey orman köylerini ve kentimizi yağmalamakta ortaklaşan Cengiz, Kalyon Limak, Ma-Pa, Kolin grubunun suçlarına izin vermeyeceğiz; her yerde peşlerinde olacağız. 3. Havalimanı projesinin şaibeleri içinde, görünüşte Kalyon grubu, ancak gerçekte konsorsiyumun tamamı tarafından “banka kredili havuz” usulüyle satın alınan ve basın meslek etiğinin yüz karalarından biri olan ATV-Sabah emlak reklam ofisinin önünde, İstanbul halkına söz veriyoruz: Kuzey İstanbul’un ormanlarına, su havzalarına, yaban hayvanlarına, tarım alanlarına, köylerine sahip çıkmaya devam edeceğiz; bu cinayet projelerini durduracağız.

 

Uyarıyoruz: Ülke tarihinin en büyük ve karanlık projesi haline gelen 3. Havalimanı projesi, neo-liberal kent yağmasının en net biçimde ortaya çıktığı ucubelerden biridir. Köy-kent ayrımı olmadan İstanbul ve İstanbullu için gerçek anlamda sonun başlangıcıdır.

 

Kuzey Ormanları Savunması tarafından hazırladığımız raporda, projenin baştan sona hukuk dışı, şaibeli, halkı aldatmayı amaçlayan yalanlarla dolu bir süreçte ilerlediği açıkça görülmektedir. Yetkililer havalimanının ormanlık alana değil eski maden ocakları bölgesine yapılacağını söyleyerek halkı yanıltmış, yer seçiminde 2009 tarihli İstanbul Çevre Düzeni Planı ihlal edilmiş, yıkımı teyit eden ÇED raporu projeyi olumlamış, ihale ÇED süreci tamamlanmadan sonuçlandırılmış ve davalar sürüncemede bırakılmıştır.

 

İktidarın Kuzey İstanbul’da ne yapmaya çalıştığı, 3. Havalimanı ÇED raporundaki bir skandalla çok net biçimde görünmektedir. 3. Havalimanı ÇED raporu, projenin dolgu sorununun, herhangi bir resmi projesi kamuoyu tarafından bilinmeyen, bilim insanlarının İstanbul, Marmara ve Karadeniz için tam bir felakete yol açacağını ilan ettikleri ‘’Kanal İstanbul’’ projesinden çıkacak hafriyatla çözüleceğini idda etmektedir! Esas dehşet verici manzara ise emlak sitelerinde ve Mega Projelerin sözcülüğünü üstlenen ATV-Sabah grubunda çıkan haberlerde ortaya çıkmaktadır. İstanbul’un kuzeyi, 3. Köprü, 3. Havalimanı, Kanal İstanbul, Yeni İstanbul; yat limanları, özel sağlık kampüsleri gibi, hepsi aslında tek bir mega proje olan “oldu bitti projelerin’’ fiili saldırısı altında, bir emlak spekülasyonu cennetine dönüştürülmüştür.

 

Açıklıyoruz: 3. Köprü ile başlayan, 3. Havalimanı projesi ile devam eden gerçek mega proje: ‘’Kuzey İstanbul Yıkım ve Yağma Projesi’’dir. İstanbul’un akciğerlerini ve hayatla eş anlamlı olan su havzalarını barındıran bu bölge, kentine ve doğasına sahip çıkmak için adalet talebini yükselten İstanbul halkının engel olmaması halinde, çok kısa sürede taammüden yok edilecektir. Bu korkunç senaryoda sadece 3. Havalimanı için katledilecek ormanlık alan 20 bin futbol sahası büyüklüğündedir. Yaşam verdiği 70 canlı türüyle İstanbul’un en sulak bölgesi, dereleri ve gölleriyle betondan bir cehenneme dönüştürülecektir. Terkos-Haliç-Çekmece ekoloji koridoru, Küçükçekmece, Büyükçekmece ve Sazlıdere Havzaları yok olacaktır.
Buradan İstanbul halkı olarak; insanca yaşama ve doğa hakkımızı rant politikalarına kurban edenlere; insanı, bilimi ve hukuku hiçe sayarak doğayı yağmalayacak öz malı sayanlara sesleniyoruz: KARŞINIZDA BİZ VARIZ! İSTANBUL HALKI VAR! Kuzey İstanbul Yağma, Yıkım ve Rant Projesi’nin parçaları olan 3. Köprü, 3. Havalimanı ve Kanal İstanbul projelerini derhal durdurun!

 

Talan için yalan söylemeye, rant için talan etmeye doymayan tüm siyasiler ve şaibeli 3. Havalimanı Projesi’nin sahipleri Cengiz, Kalyon, Ma-Pa, Limak, Kolin sözümüz size: İstanbul’un son verimli toprağı, son temiz suyu, son nefes kaynağı; İstanbul’un kalbi Kuzey Ormanları’nı katletmenize izin vermeyeceğiz! Ormanın mahremiyetine yaptığınız saldırılara karşı, İstanbul halkı olarak birbirimize kenetleniyoruz ve haykırıyoruz: Kuzey Ormanlarını ve köylerini sizlere yedirmeyeceğiz!

 

SERMAYENİN OYUN PARKINA ÇEVİRMEK İSTEDİĞİNİZ KENTİMİZİ VE DOĞAMIZI SİZLERDEN KURTARANA KADAR MÜCADELEYE DEVAM!

 

KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI
(Haber kaynağı : direnisteyiz.org)

 

 

 

Nar Photos

 

ozgurgelecek.net

Eylemden diğer fotoğraflar için Facebook’ta oluşturduğumuz albümümüzü ziyaret edebilirsiniz : 8 Şubat 2014 Şaibeli 3. Havalimanı Projesi Eylemi