3 Mart Pazar saat 10.00’da Kuzey Ormanları Savunması, POLDER (Polonezköy Kültürünü Yaşatma Derneği), Çevre Mühendisleri Odası, ÇEKÜL, Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi, ve Mimarlar Odası İstanbul Şubesi tarafından “Polonezköy’ün geleceğini konuşuyoruz” başlığıyla düzenlenen panel/forum etkinliğine, Polonezköy ve İstanbul’dan çok sayıda izleyici katıldı. İstanbul katılımının Kadıköy ve Mecidiyeköy’den kalkan servis araçları ile sağlandığı etkinlik köy meydanında bulunan Polonezköy Kültür Evi’nde gerçekleştirildi.

Etkinliğin panel bölümünde; Polonezköy’ün tarihsel gelişimi, tabiat parkları ve uygulamaları, imar hukuku ve polonezköy, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürürlüğe sokulan Polonezköy İmar Planı, Kuzey Ormanlarını savunmak ve korumak üzerine konuşmalar yapıldı. Panelin ardından yapılan forumda ise Polonezköy’ün sorunları ve çözüm yolları üzerine canlı tartışmalar yürütüldü.

Panele konuşmacı olarak, Yar. Doç. Dr. Cihan Erdönmez, Prof. Dr. Ünal Akkemik, Çekül’den Alp Arısoy, Avukat Can Atalay ve Kuzey Ormanları Savunması’ndan Başar Alipaça katıldı.

Paneli, Polonezköy’ün tarihsel gelişimini anlattığı bir sunumla açan Erdönmez köyün kültürel dokusunun

çevresindeki doğal zenginlikler kadar önemli olduğunu belirtti.

İkinci konuşmacı Prof. Dr. Ünal Akkemik, tabiat parkları statüsünün bir yasal kılıf olduğunu söylerken, 5 koruma kanunundan biri olan Tabiat Parkları tanımının değiştirilmeye çalışıldığını aktardı. Akkemik, korunan alanlarda yapılacak planlara dair yönetmelikten Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın sorumlu olmasını eleştirdi. Ünal Akkemik görüşünü, “Durum bize, doğaya sadece yapılaşma gözüyle baktıklarını gösterir.” diyerek açıkladı.

Akkemik aynı zamanda, Orman Yasası kapsamında olan yerlere bir çivi bile çakılamazken, bu bölgelerin statüsü değiştirilip imara açıldığını anlattı. Belgrad Ormanı’ndan örnek veren Akkemik, “Normalde mesire yerinde sadece günübirlik yapılaşmaya izin verilir ancak Belgrad Ormanı’nı parça parça Tabiat Parkı ilan ettiler ve ardından, büyük bölümü ticari amaçlı olan pek çok yapı inşa etmeye başladılar.” diye konuştu.

Avukat Can Atalay, konuyu İstanbul’un kuzeyini imara açmayı hedefleyen mega projelerle ilişkisini kurarak ele aldı. Poloneköy için hazırlanan yeni imar planını anlatan Atalay, “eğimden dolayı kat kazanılamaz” maddesinin

çıkarıldığını aktardı. Yeni uygulanmak istenen koruma amaçlı uygulama imar planını, “Tipik bir neoliberal kuralsızlaştırma mevzuatıyla karşı karşıyayız” diyerek değerlendiren Atalay, planın bölge için daha ilk adım olduğunu bu nedenle itiraz ve mücadele etmenin gerektiğini belirtti.

Son konuşmacı olan Kuzey Ormanları Savunması’ndan Başar Alipaça, Kuzey Ormanları’nın sadece İstanbul’un değil tüm Trakya ve Kuzey Marmara Bölgesi’nin su, oksijen ve tarımsal ürün ihtiyacını karşılayan bir yaşam kaynağı olduğunu belirtti. Kuzey Ormanları’nın bugüne kadar sürdürülen neoliberal kentleşme politikaları ile pek çok yerinden yara aldığını, bölündüğünü ve eğlence parkı haline getirildiğini söyleyen Alipaça, bugün ise mega projeler adı altında yapılan son sermaye taarruzu ile her köşesi bir cennet parçası olan Kuzey Ormanları’nın yok edilmeye çalışıldığını ifade etti. Başar Alipaça tüm İstanbulluları, Kuzey Orman Köylülerini, Trakyalıları, İzmitlileri suları, ormanları, yaşam kaynakları için örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırarak sözlerini bitirdi.

Sunumların ardından foruma geçildi. Polonezköy Muhtarının yanısıra, pek çok Polonezköylünün söz aldığı forumda canlı tartışmalar yaşandı. İmar planında geçirilen betonlaşmaya, yapılaşmaya, yolların genişletilmesine ve otoparklara itiraz ettiklerini söyleyen Polonezköylüler, 170 yıldır çevrelerindeki doğal dokuya gözleri gibi baktıklarını, özel arazilerini dahi ağaçlandırarak ormanla bütünleştirdiklerini ifade ettiler. Forumda yapılan konuşmalarda; köyün altyapısızlığı, köyün ortasından dakika başı geçen harfiyat kamyonları, köyü kuran leh kökenli nüfusun imar olmadığı için göç etmek zorunda kalması gibi pek çok sorun ve çözüm yolları tartışıldı. Forum, etkinliklerin devam ettirilmesi ve Polonezköy halkının taleplerini de içeren bir deklerasyonun oluşturulması kararı ile son buldu.

Haber: Kuzey Ormanları Savunması, sol.org.tr