(KOS Medya – 3 Mart 2014)

“Tarihsel süreç içerisinde titiz bir bilinçle korunan yeşil çevre ve bunun üzerine eklenen kültürel mirasla dünyanın gözbebeği bir şehir haline gelen İstanbulumuz’un bugün içine düştüğü içler acısı durum ortadadır. Yakılan, yıkılan, sınırsız bir hırsla talan edilmeye çalışılan ormanlarımız ağaçlarımız…” 1998’deki Recep Tayyip Erdoğan

1998 yılında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından basılan Profesör Ertuğrul Acun’un “Ormanın Kara Kitabı” adlı kitabı . Orman yağmasına, vakıf üniversitelerinin ormanı nasıl talan ettiklerine ve orman ekosisteminin önemine odaklanıyor. Kitapta o zamanın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da giriş yazısı mevcut. Bakalım 16 sene önceki Recep Tayyip Erdoğan neler demiş orman talanı ve İstanbul’un ormanları hakkında :

Herşey Yeşil Bir Medeniyet İçin

Öncelikle insan olarak ruhumuzun çağrısına uyuyor; ağacı ve yeşili seviyoruz. Yaşadığımız dünyanın ve yaşadığımız şehrin yalnız bize ait olmadığının; yeryüzünde ve bu topraklarda bizden sonra da yaşayacak olanların farkındayız. Onların sağlıklı bir çevrede yaşama hakkının ancak bugün bizim göstereceğimiz dikkat ve sorumlulukla gerçekleşebileceğini biliyoruz.

Bizim medeniyet tarihimiz, yeşille, doğal çevre ile barışık bir medeniyettir. 545 yıl önce kendi çağının en ileri gücü olan Osmanlı’nın fethettiği İstanbul’un doğal güzelliklerinin geliştirilerek korunması ve dünyanın en güzel şehirlerinden birisi konumuna getirilmesi bunun en belirgin pratiklerinden birisidir.

Daha 50 yıl çncesine kadar çok zengin bir orman varlığı İstanbul’un diğer güzellikleriyle birlikte bize kadar ulaşabilmişse; bu olguda, devleti iyi bir şekilde yöneten Fatih’in “Yaş kesenin başını keserim” şeklinde özetlenen kesin çevre korumacılığının büyük payı vardır.

Yine, Osmanlı Devleti’ni 46 yıl kesintsizi yöneten Kanuni’nin arazilerin kaabiliyetlerine uygun olarak kullanılmasını bir ferman ile düzenleyerek; mera ve orman gibi farklı arazilerin tarımla olan ilişkisini toplumsal bir bilinç düzeyinde uygulamaya koyan bir devlet anlayışının, çevre sağlığı bakımından önemini gözardı edemeyiz.

Tarihsel süreç içerisinde titiz bir bilinçle korunan yeşil çevre ve bunun üzerine eklenen kültürel mirasla dünyanın gözbebeği bir şehir haline gelen İstanbulumuz’un bugün içine düştüğü içler acısı durum ortadadır. Yakılan, yıkılan, sınırsız bir hırsla talan edilmeye çalışılan ormanlarımız ağaçlarımız…

Kamu malı olan ve sayısız faydası bulunan orman alanlarını korumak, gasbedilen, yağmalanan orman alanlarını geri alarak kamuya kazandırmak ve kesilen ağaçların yerine yeni ağaçlar dikerek, dünyanın en güzel şehirlerinden birisi olan İstanbulumuz’u sağlıklı bir çevreye kavuşturmak elbette ki bu İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin görevleri arasındadır. Bizim bu konuda yaptığımız çalışmalar, diktiğimiz 1 milyon yetişmiş ağaç ve şehrimize kazandırdığımız yeni yeşil alanlar, çevre sağlığı adına yaptığımız herşeyin bittiği anlamına gelmemektedir. Bundan sonra da bu konuda çalışmak, yeni projeler üretip uygulamaya koymak ve yapılacak çalışmalara destek olmak öncelikli hedeflerimiz arasındadır.

Bu bağlamda şehrimizdeki ormanların nasıl katledildiğini tam bir bilimsellikle araştıran sayın Prof. Dr. Ertuğrul Acun’a bu yürekli ve titiz çalışması nedeniyle teşekkür ederken bu çalışma ışığında yapacağımız girişimlerin kendisi kadar bizi de mutlu edeceğinin bilinmesini isterim.

Yeşil ve su medeniyetini kurma yolundaki çalışmalarımız şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da inşallah kesintisiz olarak devam edecektir. Çünkü İstanbullulara, şu anda İstanbul’da yaşayan ve bizden sonra da yaşayacak insanlarımıza karşı sorumlu olduğumuzu biliyoruz. Geleceğin güzel İstanbul’unda, yaşanabilir şehrinde buluşmak dileğiyle bu çabamızda yanımızda olan bütün kardeşlerimize sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

R. Tayyip Erdoğan

ormanın kara kitabı2 ormanın kara kitabı4 ormanın kara kitabı5 ormanın kara kitabı3 ormanın kara kitabı1