(Kuzey Ormanları Savunması – 4 Nisan 2014)

2014 İlkbaharında ülkemizden geçen binlerce leylek gün boyunca susuzluğunu giderdiği, gece olduğunda ise dinlenmek için yeşiline sığındığı ormanları bulamadılar. Aşağıdaki yazı, Kuzey Ormanları Savunması’ndan Pınar ve Betül arkadaşımızın bölgedeki durumu gözlemlemek için yaptıkları gezideki izlenimleridir.

leylek1

29 Mart günü bölgede oturan Kuzey Ormanları Savunması’ndan arkadaşlarımızın verdiği tarife göre durumun gözlenebileceği Odayeri – Ağaçlı sapağı çevresinde gezindik. Bu bölge havaalanının yapılmak istendiği bölge; Eyüp ilçesine bağlı; kuzeyde, yani Karadenize yakın. Bölgeden yılda 500.000 göçmen kuş geçiyor. Kuşların her yıl konakladığı ormanlık ve sulak alanları barındıran çok önemli bir boğaz konumunda.

leylek2

Bu alana vardığımızda saat 11’i geçiyordu. Yol boyu, kenarlarda, hafriyat alanlarında bir çok kuş gördük. Aslında bu saatte çoktan havalanıp yola çıkmış olmalılardı; çünkü leylekler akşam olunca soğuyup alçalan havayla konaklayacakları yere iner, biraz beslenir, ve sabah 10 gibi de, ısınan hava kütlesi ile daireler çizerek yükselir ve kendilerini hava akımına bırakırlarmış. Fakat öğlen saatlerinde hala yol kenarlarında, ormanların içinde ve düzlenen toprakların üzerinde duruyorlardı. Bir grup leylek, iş makinelerinin çalıştığı bir bölgenin kenarına tünemiş, ve sırtlarını iş makinalarına dönmüş bir şekilde bekliyorlardı.

leylek3

Doğa Derneği’nden Evrim arkadaşımızın anlattığına göre, leylekler günün bu saatinde hava yağışlı ya da termal hava akımı oluşturmaya uygun olmadığı için böyle bekleyebilirlermiş. Fakat bu fotoğraflarda leyleklerin kanatları sarkık durduğu için daha çok göç yorgunu olduklarını düşündü. Bu da alana çok fazla güç sarf ederek gelmiş olduklarını gösteriyordu. Belkide hava termal oluşumuna uygun olmadığı için uzun bir mesafeyi kanat çırparak gelmiş ve enerjilerini tüketmişlerdi. Bu bireylerin bir an önce yiyecek bulup dinlenip kendilerini toparlamaları gerekiyor.

leylek4

Önce Odayeri Köyü’ne gittik; buranın köylüsü olan Fatma Teyzemizle birlik ormanlık alanı gezmeye başladık. Yol boyunca Kuzey Ormanlarına yaşatılan kıyımla ilgili pek çok şeyle karşılaştık. Ölmüş bir yaban domuzu, yeni açılan bir yolu takip eden bir manda sürüsü, yol kenarlarında beslenmeyi bekleyen köpekler, ve onları beslemeye gelen biri…

leylek5

Odayeri köyünden dönüşte, sapağa yakın bir yerde, tam da yolumuzu kaybetmişken, öylesine duraklayıp, tabelaya bakmak için arabadan indik ve kuytu bir tarafta kalan leylekleri gördük.

leylek6

Leylekler tüm yol kenarlarında, Göktürk’e yakın çöp dökme alanında, düzlenmiş ve doldurulmuş hafriyat alanlarında, kamyoların yakınında, iş makinalarının çevresinde, yeni yapılmış beton altyapıların üzerinde duruyor, ya da tüm bu manzaranın üzerinde uçuşuyorlardı.

leylek7

Çok büyük leylek grupları, hatırlarında kaldığı kadarıyla gelmişler bu alana konaklamaya. Bu yılın ilkbaharında ise yeşil bir örtüyle ve sulak alanlarla kaplı koskoca bir bölgenin hallaç pamuğu gibi attırıldığına tanıklık ediyorlar. Ama asıl sorun, bundan sonra bölgedeki tüm doğal alanların düzlenip doldurulacak olması; bir dahaki gelişlerinde, arada kalmış küçük su birikintilerini bile bulamayacaklar.

leylek8

Çok uzak yoldan gelip kendini tüketecek kadar uçmuş ve vücudundaki tüm besin depolarını tüketmiş kuşlar için, sonraki gelişlerinde havaalanı ile karşılaşmalarının ölümcül sonuçlar doğuracağı kesin gibi duruyor.