(Cihan Uzunçarşılı Baysal /Kentin Tozu –  2 Mayıs 2014)

Cihan Uzunçarşılı Baysal’ın Açık Radyo’da hazırlayıp sunduğu Kentin Tozu programında 2 Mayıs 2014 Cuma günü konu Belgrad Ormanları’ndan özelleştirilerek geçmişte koparılan Park Orman’ın üzerindeki yeni rant projesi idi.

Müştereklerimizden olan ormanlarımız üzerinde sermayenin bitmeyen tehdidine de ışık tutan programda konuklar TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Gürkan Akgün ve Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği Başkanı Abdülkadir Bilge.

Programın tanıtım yazısını aşağıda okuyabilirsiniz. Programı dinlemek için ise SoundCloud bağlantımıza tıklayınız: Kentin Tozu 2 Mayıs 2014 – Parkorman’a yeni rant projesi

Belgrad Ormanları’nın talan edilmiş parçası Parkorman’a yeni talan projesi yolda

Cihan Uzunçarşılı Baysal

Belgrad Ormanları’nın bir parçası olan Maslak Fatih Ormanı içerisinde bulunan Parkorman, Maslak Sarıyer yolu üzerinde Darüşşafaka Mevkii’nde bulunmakta ve Acıbadem Hastanesi’nin karşısında yer almaktadır. Bünyesinde birçok ağaç ve canlıyı barındıran Parkorman’ın içinde 1600 metrekarelik bir yüzme havuzu, yürüyüş ve bisiklet parkuru, piknik alanı, konser alanı ve bir de amfitiyatro bulunuyor. Bunların dışında, Memorial Hastanesi’nın bir kliniği de hizmet vermekte.

Müştereklerimizden olan ormanın bir parçasının Parkorman olarak özel bir işletmeye dönüştürülüşü, Şişli Belediyesi eski Başkanı Gülay Aslıtürk zamanına dayanıyor. Nasıl oluyorsa, Aslıtürk, ormanlık alana havuzlar ve lokantalar için ruhsat veriyor. Ormanın özelleştirilişine giden süreç de böyle başlıyor ve Parkorman özel işletmecilerin elinde bir süre konser ve etkinlikler mekanı,  bir rekreasyon alanı olarak hizmet veriyor. Parkorman işletmecilerinin Sitesi’ne göz atarsak, mekânın nasıl işlevlendirildiğinin ve kimlerin hizmetine sunulduğunun ayrıntılarını bulmak mümkün:

‘’Parkorman; konser, festival gibi etkinliklerin yanı sıra kurumsal etkinliklere, toplantılara, pikniklere ve film çekimlerine de ev sahipliği yapmaktadır. 14.000 kişi kapasiteli açık alanı ve doğa ile iç içe kapalı mekânlarıyla İstanbul’un Darüşafaka semtinde yer alan en keyifli etkinlik alanlarından biridir. Maslak – Sarıyer yolu üzerinde yer alan, İstanbul’un bu doğa harikası yerinde siz değerli misafirlerimize eğlenceli bir gün vaad ediyoruz’’. (http://www.neredekal.com/parkorman/fiyatlar/ )

 

Sene 2007, daimi ziyaretçilerden birinin yorumu da şöyle:

‘’Özellikle yaz aylarında birçok konser ve festivallere ev sahipliği yapan Parkorman, iyi müzik dinleyicilerini bir arada tutmayı başarıyor. Çimlerine yatıp müziğe kendini vermek bir yandan içkini yudumlamak bambaşka bir keyif. Ayrıca içerisinde restorant, havuz,buz pisti ve outdoor aktivite alanı barındıran kompleks bir etkinlik ve eğlence merkezi.’’ (https://fesmekan.mynet.com/mekan/parkorman?order=1&page=3)

Böyle keyifli olunca, bu alan halka açık mı olmaktadır? Kapıdan kimse çevrilmiyor gibi bir mantık yürütürsek acaba ‘’Parkorman halka açıktır’’ diyebilir miyiz? Kentsel literatürde yarı kamusal alan tanımı kullanılmaya başlandı. Küresel kentlerde özelleştirilen kent parkları var. Herkes girebilir mi derseniz, yanıt olumsuz. Kapılarında güvenlikçiler bulunuyor ve denetimlerinden geçmeden elinizi kolunuzu sallayarak girmek ne mümkün. Denetim derken rahatsız etmeden, ilk görüşten anlaşılanı kastediyoruz; kısaca, kılık kıyafetten anlaşılacak, oraya uygun musunuz değil mi. Bu nedenle evsizler ve sokak çocuklarına da şıkıdım giyinemeyenlere de kapılar kapalı.

Kılık kıyafet araziye uygun diyelim, çoluk çocuk bedavadan gidip çimlere serilebilir misiniz? 1 çay içseniz kaç paradır? Nitekim Parkorman’dan bir başka yorum:

’Yurdumun en güzel sahil kıyılarının hektar hektar ormanları yanıp yok olurken, İstanbul’da son kalan yeşilliğin ortasına oluşturulan 1.70 cm’lik yapay havuza girmek için değmeyecek bir para vermenin anlamsızlığını yaşadım bugün. Ayakbasmak için verilen bu paraya hiçbişi dâhil değil. just enter… içerde yemek içmek ise astronomik… haliyle acıkıyorsun baktım fiyatlar almış başını gitmiş. hastası olduğum 1.5 ytl lik ice tea, burada 7 ytl ,hemde kutuda getiriyorlar öyle içinde buzu, limonu yanar döner alev alan tabak içinde de sunulmuyor.küttt diye koydular plastik sehpaya, içim zaten o fiyatı görünce ice ice baby oldu ya neyse, tost en ucuzdur diye söyleyelim dedik, dil peynirli sucuklu tost 8 ytl…’’, (https://eksisozluk.com/parkorman–156322?a=nice)

İşte zurnanın zırt dediği yer de tam burası, müştereklerimizden olan ormanlar ve korular dolaylı biçimde elimizden alınmakta. Parası olmayan, bedava keyif sürmek, çoluk çocuk orman havası almak isteyene buralarda yer yok çünkü her şey para ile ve de pahalı. Yapılaşma ile getirilen doğa, çevre tahribatı da bir başka önemli sorun elbette.

Parkorman’a dönersek, daha sonra bir süreliğine, 2011’e kadar, kapalı kalıyor.1 Kasım 2012’de,   Parkormanla ilgili 1/5000 ve 1/1000’lik planlar askıya çıkarılıyor. Bunun üzerine Şişli Belediyesi Meclis Üyesi Dursun Çaltı, İstanbul Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne itiraz dilekçesi sunuyor ve “Plan değişikliğiyle burası Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından imara açılmıştır. Bu değişiklikle peşkeş çekilmiştir. Bunun farkına vardım. İtiraz ettim, Şimdi bunun altından da Serdar Bilgili’nin Ege Turizm şirketi çıktı ,  diyor. (http://haybergursoy.blogspot.com/2012/11/parkorman-imara-acld-yagma-baslad.html) Bu yeşil alan talanının bir ucunda Bilgili, diğer ucunda ise az ilerideki İstinyepark’ın ortağı Doğuş Grubu var.  Plan değişiklikleri ile gelen yeni proje yoğun bir yapılaşmaya sebebiyet vererek ormana daha da hasar verecek.

Konuyla ilgili olarak, önce, TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu üyesi Gürkan Akgün’e bağlanarak, bilgi alıyor, ardından Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği (http://www.belorkorder.com/) Başkanı Abdülkadir Bilge ile Parkorman projesini ve başta soyululaştırma olmak üzere mekansal ve toplumsal etkileri ile sebep olacağı doğa kıyımını tartışıyoruz.