(sendika.org – 8 Mayıs 2014)

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, Datça’yı imara açacak planları savundu, talanı gösteren haberlere “Gezi’nin yıl dönümünü besleyecek yalan-yanlış yayınlar” dedi

AKP sözcüsü Hüseyin Çelik, bugün (8 Mayıs) düzenlediği basın toplantısında Datça Bozburun Yarımadası’nın imara açılması ile ilgili konuştu. Datça’yla ilgili 10 yıldır hazırlık yapıldığını iddia eden Çelik, yapılan haberlere “yalan yanlış” dedi, “Gezicilerin değirmenine su taşımak” olarak niteledi.

“Gezi’nin yıl dönümüne geldik ya, onu besleyecek şekilde bazı yayınlar yapılıyor”  diyen Çelik, “Ha çevre gibi, yeşil gibi masum kanundan yola çıkarak acaba taraf çıkartabilir miyiz? Gezi’de denendi, geçti. ODTÜ Yolu’nda da yapıldı. Bir postan iki tane ayakkabı çıkmaz” dedi.

“Elbette inşaat yapılacak”

İstanbul’da tarihi yarımadada yapılan inşaatlara da değinen Çelik, şunları söyledi: “Allah Allah ilk defa mı duydunuz? Elbette inşaat yapılacak. Yarımadada, sur içinde inşaat yapılmayacak mı? Ha gerçekten tarih katlediliyorsa, SİT alanları ihlal ediliyorsa, yeşil tahrip ediliyorsa hep birlikte karşı çıkalım. Ama bu ‘istemezükçü’ tavrı bir tarafa bırakalım. Birilerinin iddia ettiği gibi bir tahribat yok. Bu hatayı bize belgelesinler, ben büyükşehrin hatasını haykırırım. Arkadaşlarımızı uyarırız. Ama bu hassasiyetler kimsenin tekelinde değil.”

Bölge halkından görüş alınmış!

Datça’yla ilgili 10 yıldır hazırlık yapıldığını iddia eden çelik, itirazların değerlendirileceğini, yerinde bulunmaları durumunda revizyonlar yapılacağını söyledi. Çelik, bölgenin sit alanlarını ve arkeolojik koruma altındaki alanlarını imara açan planın hazırlanırken, kamu kurumlarının, STK’ların, köylülerin görüşleri alındığını da iddia etti.

“Bu, medya özgürlüğüne karşı durmak mı?”

Çelik, habercileri itham ederken gelebilecek eleştirilere de kendince önlem aldı: “Medya yalan yanlış haber yazarsa, iktidarın doğru icraatlarını da yanlış gösterirse, iktidar sözcülerinin buna tepki göstermesi en tabii hakkıdır. Senin yaptığın haber yalandır demek, medya özgürlüğüne karşı durmak mıdır?”