(İHA – 11 Mayıs 2014)

TMMOB Mimarlar Odası ev sahipliğinde düzenlenen ‘Herkes İçin Erişebilir, Ulaşabilir Engelsiz Yaşam ve Engelsiz Kentler’ paneli gerçekleştirildi

Engellilerin yaşadıkları zorluklar ve yanlış mimari ‘Herkes İçin Erişebilir, Ulaşabilir Engelsiz Yaşam ve Engelsiz Kentler’ paneli ile TMMOB Mimarlar Odası Büyükkent Şubesi’nde tartışıldı.Panelin açılış konuşmaları, Mimarlar Odası Anadolu Birinci Bölge Temsilciliği Başkanı Saltık Yüceer ve TMMOBMimarlar Odası Büyükkent Şubesi Sami Yılmaztürk tarafından yapıldı. Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. Gülay Yedekçi Arslan’ın moderatörlüğünde gerçekleşen panelde, Yrd. Doç. Dr. Mimar Özlem Belir, Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim üyesi Doç. Dr. Oğuz Özyaral ve Yüksek Mimar İlyas Hızır Eryüzlü sunumlarıyla katılımcıları bilgilendirdi. Panel ve forum boyunca engelli katılımcılar için işaret dili ile konuşmaların tercümesi yapıldı.

Engellilikle ilgili atılacak en önemli adımın farkındalığın oluşturulması ve bu konudaki algının değiştirilmesi olduğunu belirten Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi, Yrd. Doç. Dr. Gülay Yedekçi Arslan,” Engellilikle ilgili atılacak en önemli adım farkındalığın yaratılması ve bu konudaki algının değiştirilmesidir. Sakat, özürlü sözcüklerinin yerine “engelli”, bu duruma engellilik, buna yönelik tasarım ve çözüm yaklaşımlarına da “erişilebilirlik” kavramlarının kullanılmasını doğru buluyoruz” dedi.Engelli vatandaşların kullanımına uygun binalarda turuncu bayrak kullanımının yaygınlaşması gerektiğini ifade eden Arslan, “Bizim yaptığımız turuncu bayrak önerisi, denizlerin temizlik ölçütü olarak mavi bayrak verildiği gibi engelli insanların kullanımına uygun binalar için turuncu bayrak kullanımını ön plana çıkarıyor. Bu uygulama ilk olarak kamu kurum ve kuruluşlarından, üniversitelerden başlayabilir” şeklinde konuştu.

Evrensel tasarım ilkeleri, yanlış ve doğru mimari uygulama örnekleri hakkında konuşan Yrd. Doç. Dr. Mimar Özlem Belir engelliliğin tanımını şöyle yapıtı: “Engellilik ve katılım kavramı, kabul edilme ve ihtiyaç duyduğu kaynaklara ulaşma konusunda bireyin sağlık koşullarına bağlı yaşam deneyimleri ile ilgili bir terminolojidir. Engelli ise doğuştan veya sonradan meydana gelen hastalıklar veya kaza sonucu oluşan sakatlıklar öne sürülerek toplumsal sonucu yaşamın her alanında kısıtlanan engellerle karşılaşan kişidir. Engelli kavramı günlük yaşama dair planlamalar yapılırken, eğitim ulaşım gibi herkesin göz önüne alınmaması sonucu sakatların mağdur düşürülmesini ifade eder. Engelliler için iyi çalışan bir tasarımında herkes için olumlu sonuçlar getireceği kuşkusuzdur. Mimari erişilebilirlik dediğimizde ilk aklımıza gelenler rampa ve kaldırımlardır. Bununla birlikte yerel yönetimlerin ve devletin konuya gerektiği kadar önem vermemeleridir.”

Engelsiz mimari ve engelsiz yaşam için yerel yönetimlere büyük görevler düştüğünü belirten, Yeni Yüzyıl Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Oğuz Özyaral, “Engelsiz Mimari ve Engelsiz Yaşam için yerel yönetimlere büyük görevler düşüyor. Belediye başkanlarımız ile toplantılar yapıp, engelli dostlarımızın sesini duyurmalıyız” dedi.Engelli kişiler için çürük kelimesini kullanılması utanç verici olduğunu belirten Doç. Dr. Özyaral, “Bu özel insanlar için durup düşünmemiz ve zincirleri kırma zamanımız gelmiştir. Çünkü sağlık tanımında kişinin hastalık ve sakatlıklardan uzak kalması dışında çevre ve sosyal yaşam içinde de tam bir iyilik halinde olması durumu vardır. Herkesin engelli adayı olduğu gerçeğini unutmamak gerekiyor. Bunun için de önce düşüncelerdeki engelleri kaldırmamız gerekiyor” şeklinde konuştu.

Çalıştığı üniversitenin “Engelsiz” olarak planlandığını ve bina içinde rampa olduğunu dile getiren Özyaral, “Mimari yapıların planlamasında bazı yaptırımlar olması gerektiğine inanıyorum. Bu konuda yerel yönetimlere çok büyük görev düşüyor. Engelsiz mimarlık kavramının yaygınlaşması ve bunların sağlıklı bir toplum için yapılması için tüm belediye başkanları ile görüşme talep edilmesi lazım. Başkanlarımız engelle ruhsat vermesin ve engelli arkadaşlarımız evlere hapsolmak zorunda kalmasın” ifadelerini kullandı.
“Yerel yönetimlerde uzman teknik elemanlar ve nasıl bir yol haritası” konulu sunumu gerçekleştiren Yüksek Mimar İlyas Hızıreryüzlü, hepimizin potansiyel engelli olduğunun altını çizerek, “Kentlerin yaşam alanlarını kullanan sağlıklı tüm bireyler empati yaparak kendilerini engelli kardeşlerimizi yerine koyup kentlerde nasıl ve nelerle karşılaştıklarını anlamaları gerekmektedir. Unutmayalım ki sağlıklı bireyler olarak hepimiz potansiyel engelliyiz. Engelli olarak tanımlanan bireyleri toplumun ayrı bir kesimi olarak nitelemek yerine birleşmiş bir parçası olarak algılayabilmek insanlık için büyük bir erdemdir. Engelli bireylerin kentsel yaşama katkıları engelli olmayanlarla farklı gibi gözükse de benzer tasarımlar ve uygulama standartları gerektirir. Bireylerin erişim ve ulaşımlarını tasarlayarak uygulatmak başta biz mimarlar olmak üzere ilgili tüm teknik elemanların görevidir” dedi.