(Politeknik – 14 Mayıs 2014)

Soma Holding’e ait Soma Kömür İşletmeleri A.Ş.’de bir katliam yaşandı. Bu katliamın gerçekleştiği maden ocağı bir linyit madeni. Soma Havzası Türkiye’nin en büyük rezervlerinin olduğu linyit sahası.

soma_madenocagı-1

Maden Ocağı Şeması – Kaynak: CNNTürk

 

Maden ocaklarını uzun yıllar Türkiye Kömür İşletmeleri(TKİ) Açık İşletme yöntemiyle (yeraltına inmeden) çalıştırdı. Açık İşletme için “ekonomik sınır”ın derinliklerde aşılmasıyla TKİ’nin madenleri rödovans karşılığı TL/ton olarak özelleştirildi-taşeronlaştırıldı. TKİ’ye ait sahalar yeraltı işletmesi olarak, 3000-5000 arasında işçi çalıştıran alt işverenlere verilmeye başladı. TKİ’nin termik santrallara vereceği kömürü karşılamak üzere yeraltı işletmeciliğine soyunan alt işverenlerden birisi de Soma Holding’e bağlı Soma Kömürleri A.Ş’dir.

Eynez Bölgesi Karanlıkdere yeraltı linyit işletmesinde, ilk olarak Park Holding’le çalışıldı ancak linyitin metan içeriği ve kendi kendine kolay yanabilmesi nedeniyle de daha hazırlık aşamasında Park Holding terk edildi, Soma Kömürleri A.Ş ile anlaşıldı. TKİ Soma’da ömrü tükenmeye yüz tutmuş açık işletme çalışmalarını kendisi yürütürken işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından riskli yeraltı işletmeciliğine geçiş süreci özel şirketlere-alt işverenlere bırakıldı.

Açık işletmelerden yeraltı işletmelerine

Bu dönüşüm ihaleleri alan şirketler aracılığı ile gerçekleştirildi. + 1000 m kotlarından başlayan linyit rezervlerinin – 200 kotuna kadar olan bölümünün ihaleleri gerçekleştirildi. Bugün için ihaleyi alan bazı alt işverenler termik santrallere kömür yetiştirerek taahhütleri gerçekleştirmek amacıyla binlerce işçi ile yeraltında emek yoğun bir çalışma sürdürürken, bazı firmalarda hazırlık çalışmalarını sürdürerek üretime geçme hazırlığı içerisindedir. Soma, önümüzdeki yıllarda binlerce işçinin yeraltında çalıştığı Zonguldak benzeri bir il olma yolundadır. TKİ tarafından;  -200,-400 kotundaki kömürlerin de projelendirilmesi ve ihaleye çıkarılması çalışmaları da ayrıca sürdürülmektedir.

soma_madenocagı-2

Maden ocağı şeması-Kaynak: CNNTürk

Yeraltı yöntemine geçişle birlikte maden ocağında havalandırma (linyitin doğasından gelen metan, olası yangınlar sonrası ortaya çıkabilecek karbonmonoksit vb. gazlar için) ile tavan kontrolü-tahkimata bağlı riskler ortaya çıkar. Bu sebeple yeraltı yöntemiyle çalışılan maden işletmelerinde işçi sağlığı ve iş güvenliği açısından en önemli iki konudan bahsedebiliriz: 1)Havalandırma 2) Göçüklerin oluşmaması için tavan kontrolü (tahkimat)

Katliamla ilgili olası ‘nedenler’

Soma Holding’e bağlı Soma Kömür İşletmesi’nde meydana gelen katliamın teknik ayrıntıları hala net değil. Trafo patlaması/Elektrik panolarında başlayan yangının yayılması/kömürün kendi kendine tutuşması/bant/tahkimat yangını, kazaya yol açması olası sebepler olarak sıralanabilir. Bunların her biri akıl almaz, bilim ve tekniğin işçi sağlığı ve iş güvenliği için seferber edildiği takdirde önlenebilecek tehlikelerdir.

Trafonun patlama ihtimali çok düşüktür. Böyle bir ihtimal varsa bile trafolar yangına karşı izole edilmiş beton korumaya sahip bir biçimde tesis edilir. Ayrıca linyit ocaklarında kullanılan trafo, elektrik tesisatı ve ekipmanlarının exproof (alev sızdırmaz) özelliğinde olması gerekmektedir. Tüm bu önlemler patlayıcı ortam oluşsa dahi yangına yol vermeyecek önlemlerdir. Tüm bunlara rağmen trafo patlaması sonucu yangının başlaması, panolardan çıkan yangının yayılması ihtimallerinin gerçekliği Soma’da yaşanan katliamın kanıtlanması anlamına gelir.

Kömürün kendi kendine yanması sonucu yangının başlaması havalandırma sistemi ve tektonikle ilgili büyük kuşkular doğurmaktadır. Yanma, yeterli miktarda ısıyla birlikte oksijenin neden olduğu kimyasal bir olaydır. Yangın, yanmanın ısı ve alev açığa çıkararak kontrol dışı yayılmasıdır.

Madende kömürün yanması, karbon monoksit gazının çıkması ve bu ölümcül gazın zehirlenmelere yol açarak işçileri öldürmesi sonuçlarını doğurur.

Soma Kömür İşletmesi’nde işçi sağlığı ve iş güvenliği yok sayılmıştır

Maden ocakları yanmanın oluşmasına izin vermeyecek havalandırma sistemiyle donanmış olmalıdır. Başka bir ifade ile yeterli ısı ve oksijenin aynı anda ortamda yanma için gerekli optimal oranlarda bulunmamasını sağlayacak bir havalandırma sistemi olmalıdır. Soma Holding’e bağlı Soma Kömür İşletmesi madeninde linyit kömürünün içten yanması sonucu yangının oluşma ihtimali ve sebepleri ancak maden içinde yapılacak araştırmalarla açığa çıkacaktır.

İşçi sağlığı ve iş güvenliği açısından kişisel korunma yöntemleri güvenlik için kaçınılmaz ancak son halkadır. Önemli olan işçilerin karşı karşıya oldukları tehlikelerin doğru olarak saptanması ve kaynağında yok edilmesidir. Ek olarak ortaya çıkabilecek risklerin etkilerini azalmaya yönelik olarak kullanılacak kişisel koruyucu donanımlar da vardır: Oksjen/karbonmonoksit maskeleri, tehlikeli gazlara karşı solumayı sağlayacak gaz maskeleri, yeraltındaki sığınma odaları ve bu odalardaki kişisel koruyucu ekipmanlar hayati öneme sahiptir. Yeraltındaki her işçi, maden ocağındaki her işçi bu donanımlara sahip olarak çalıştırılmalıdır.

Tüm bu bilgiler ışığında bir kez daha belirtmek gerekirse bilimin ve tekniğin işçilerin, emeğin hizmetine sunulması işçi sağlığı ve iş güvenliğinin sağlanması anlamına gelmektedir. Bilim ve teknik işçi sağlığı ve iş güvenliği için gerekli yasa ve yönetmeliklerin oluşturulması için tek referans noktası olmalıdır.

Soma’da yaşanan kaza değil katliamdır. AKP hükümeti, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma Holding patronları suçludur. Taşeronlaştırma sebebiyle, taşeronlaştırma yoluyla çalışma yaşamını güvencesizleştirme sebebiyle, güvencesizlikle birlikte işçi sağlığı ve iş güvenliğini yok saymaları sebebiyle suçlular.

politeknik.org.tr