(Çiğdem Toker / Cumhuriyet – 7 Haziran 2014)

Bittiğinde 2.5 milyon ağaç kesilmiş olacak. 
70’den fazla hayvan türü ortadan kalkacak. 
Kentin hayat damarları olan su havzaları kuruyacak. 70’den fazla sulak alan beton dolgularla kapatılacak. 
Leylekler, geyikler, kartallar… 
Onlarca hayvan türü, endemik bitki yok olacak. 
Hiçbir şey onları durduramıyor. 
Önce “acele karar” alıp köyleri kamulaştırdılar. 
Binlerce ağacı kestiler. 70 gölün suyu da kanallarla Karadeniz’e boşaltıldıktan sonra artık İstanbul’un 3. Havalimanı temel atmaya hazır. 
Hiçbir şey onları durduramıyor. 
Ne hukuk, ne mahkeme kararı, ne doğa sevgisi, ne kuraklık… 
İşaretleri gelmeye başlayan, katlettikleri doğanın, günün birinde kimseden izin almadan kendi yasasını uygulayacak olması bile korkutmuyor… 
Doğa bu… Günü geldiğinde ne mahkeme kararı, ne ruhsat, ne lisans, ne ihale, ne rant, ne de pazarlık dinler.
İstanbul ölüyor.

***

Yeryüzünün en eşsiz yaylalarından birinde doğup büyümüş. 
Şimşirdereli Havva Bir’in taşıyamadığı bacağı mosmor. 
HES müteahhidini koruyan jandarmanın copuyla davul gibi şişmiş. 
Tek suçu üçbeş megavatlık bir santral uğruna destursuz girilen hayat alanını savunmak… 
O onurlu kadın İkizdere’de “Bizi susuz bırakmaya ne hakkınız var?” diyedursun, çantacı-rantçı-devlet işbirliğiyle Ankara’daki salonlarda hâlâ “Yatırımcıyı teşvik”, “Enerji ihtiyacı” ezberleriyle anlaşmalar imzalanmaya devam ediyor. 
Bir değil, üç değil, 100 değil. 
Gümüşhane, Trabzon, Rize, Artvin, Ordu, Bayburt ve Giresun’da 2 bin HES planlanıyor. 
Karadeniz ölüyor.

***

Çantacı-rantçı-devlet el ele. 
Enerji ihtiyacı, ÇED raporu, acele kamulaştırma, su kullanım anlaşması, yürütmenin durdurma kararının kaldırılması, jandarma coplarıyla ölüyor bu ülke. 
Meydanlar, salonlar hâlâ utanmadan “Bir karış vatan toprağı” hamasetiyle inlerken, bir santiminin 10 bin yılda oluştuğu topraklar yağmacılara teslim ediliyor. 
Ne içme suyu, ne yok olan balıklar, ne karacalar, ne çiçek kokusu… 
Hiçbir şey korkutmuyor onları. 
Günü geldiğinde ne mahkeme kararı, ne ruhsat, ne lisans, ne ihale, ne rant, ne de pazarlık dinleyecek olan doğanın intikamı bile.