(Türey Köse/Cumhuriyet – 17 Haziran 2014)

Amasralılar 30 bin dilekçeyle ÇED’e itiraz etmeye hazırlanıyor.

Amasra’yı fethe gelen Fatih Sultan Mehmet’in manzarayı görünce yanındaki hocasına, “Lala Lala, çeşm-i cihan (dünyanın gözü) bu mu ola” deyip “Bu kadar güzel bir yere zarar vererek almak istemem kalenin anahtarını bana getirin” diye haber gönderdiği anlatılır. Amasralılar, Fatih Sultan Mehmet’in “kıyamadığı” ilçelerine kömürlü bir termik santral kurulması kararına kepenk kapatarak, insan zinciri oluşturarak direniyor. Askıdaki ÇED raporuna da 30 bin dilekçeyle kitlesel olarak “itiraz etme” hazırlığındalar.

Amasra, UNESCO Dünya Miras Kenti olma yolunda, şu anda geçici listede aday. Dünya Doğayı Koruma Vakfı’nca (WWF) dünyada mevcut 100 sıcak noktadan biri olan Küre Dağları Milli Parkı’nın giriş kapısı niteliğinde. Amasra’da Hattat Holding’e bağlı HEMA Elektrik Üretim A.Ş. termik santral kurmak istiyor. Çevre Bakanlığı daha önce ÇED süreci başlatmamış ve dosyaları iade etmişti, ancak daha sonra başvuru kabul edildi. ÇED Raporu halkın görüşlerinin alınması için askıya çıkarıldı. 24 Haziran gününe dek itiraz dilekçeleri kabul edilecek. “Termik Santrala Hayır” diyen Bartın Platformu, 30 bin dilekçeyle itirazlarını yükseltmeyi planlıyor. CHP Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya, “Şirketin başvurusu daha önce 3 kere reddediliyor. Burası sanayi bölgesi değil, ‘turizm alanı’ deniyor. İsim değişikliği yapıp tekrar başvuruyorlar, alternatif alan dedikleri yer aynı koordinatlarda. Bakanlığı da kandırıyorlar. Süreci durdurmuşlardı, ne olduysa bu 4. başvuru dosyasında görüş değiştirildi. Amasra’da bir vatandaş gidip oraya ev yapamıyor, fabrika kuramıyor, plana saygılı. Ama bakanlık cebinden 500 bin lira harcayıp kendi yaptırdığı plana saygı duymuyor. Enerji Bakanı Taner Yıldız, HEMA için Amasra’ya geldi, Cüneyd Zapsu da gelmişti. Müthiş bir lobi var” dedi. “Dünyanın gözüne böyle bir saldırı teşebbüsü cinayet” diyen Yalçınkaya, Çevre ve Şehircilik Bakanı İdris Güllüce’ye “Sizden önce görev yapan bakanlar döneminde, bakanlığınızca hazırlatılan ve onaylanan 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı gereğince yapılamayacağı, çevreye zarar vereceği açıkça belirtilen termik santral için döneminizde yapılabileceğine ilişkin görüş verilmesinin gerekçesi nedir” diye soruyor.

‘Londra felaketi’ uyarısı

Bartın Üniversitesi Orman Fakültesi’nden Prof. Dr. Erdoğan Atmış, santralla ilgili enversiyon tehlikesine dikkat çekerken şunları söyledi: “Amasra’da deniz ve kara yüzeyleri arasındaki sıcaklık farkı nedeniyle hava yükselemiyor. Sis tabakası iniyor ve dağ varsa bu havada sabit kalıyor. Santral çalıştığı zaman zehirli gazlar, yere çökecektir. Bu, çok ciddi ölümcül bir tehlike. Londra’da 1952 yılında bir günde 4 bin insan enversiyon nedeniyle öldü. ÇED raporunda, sadece yaz aylarında enversiyon riski olmaz, deniyor. Diğer 9 ay ne olacak?”

Prof. Dr. Atmış, santrala diğer itiraz gerekçelerini de şöyle sıralıyor:

* Termik santralda ithal kömür yakılacağı çok açıktır. Soğutma suyunun deniz ekosistemine ciddi zararlar vereceği çok açıktır.

* Tarlaağzı ve Gömü köyleri ile diğer yakın yerleşimlerin boşaltılmasını gerektirmektedir. Karasu, Güzelcehisar, Saraylı, Gürgenpınarı gibi seracılık, çilek ve fındık tarımı yapan köylerdeki tarımsal üretimi tehdit etmektedir. İnkumu, Amasra, Güzelcehisar, Çakraz ve diğer kıyı yerleşimlerindeki turizm etkinliklerini tehdit etmektedir.

* Kül depolama tesislerinin kavşak suyu havzasında yapılamaması durumunda yılda yaklaşık 650 bin ton külün Karadeniz’e dökülmesi söz konusu olacaktır.

* Santral alanı olarak tahsis edilecek doğal orman alanının miktarı 380 hektardır. Santral binası, kireçtaşı ocağı ve kül depolama sahası için yüzlerce hektarlık doğal orman ekosisteminin ortadan kaldırılacak ve tarihi ve turistik Amasra sahillerinde yoğun bir arazi ve peyzaj bozulması yaşanacaktır.

Amasra Belediyesi de, ÇED başvurularının reddedilmesini istedi. Hazırlanan raporda “Biz yörede yaşanan enversiyonun, bacadan çıkacak atıklarla birleştiğinde tehlikeli olacağı ve ölümcül sonuçlar doğuracağı konusunda ısrarcıyız” denildi.