(KOS Medya – 28 Haziran 2014)

28 Haziran Cumartesi 14.00‘da yaşam savunucuları Fatih Ormanı’nın Bilgili-Doğuş ortaklığına ait “Parkorman – tabiat parkı” projesine karşı Fatih Ormanı girişinde bir araya geldi. Hatırlanacağı gibi eski Parkorman 70 dönümlük bir alanı kaplarken, Bilgili-Doğuş ortaklığıyla yeni projenin hedefi, ormanın içine doğru genişleyerek 500 dönümlük bir alanı sermayenin “eğlence parkı”na çevirmek. (Konuyla ilgili haberimiz için: Sermayenin son fantazisi : Fatih Ormanı’nda lüks konutlu, bungalovlu orman yağması)

3

“Diren orman, diren İstanbul”, “sermaye defol ormanlar / İstanbul bizimdir”, “Mahalleme, köyüme, ormanıma dokunma” sloganlarının atıldığı eylemde basın açıklamasını Kuzey Ormanları Savunması’ndan Özle Türk okudu.

Açıklamada, kuzey ormanlarının kentin içinde kalan bölümü olan Fatih Ormanı’nın çevresindeki yapılaşma baskısına maruz kaldığı ve sermayenin hizmetine sunulduğu belirtildi. Ayrıca, sermaye ve iktidar baskısı ile kentin bütününden koparılan; Cendere Vadisi, Maslak 1453, Kanal İstanbul, 3. Köprü ve 3. Havalimanı gibi projelerle abluka altına alınan Fatih Ormanı’nın hiçbir şekilde imara açılmaması gereken bir kamu malı; yok edilmemesi gereken bir doğal yaşam alanı olduğu söylendi.

Basın açıklaması ardından Bilgili Holding’e bağlı Ege Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş’nin genel koordinatörü eylemcilerin yanına geldi ve projelerinin ne kadar “doğa ve yeşil” dostu olduğunu anlatmak için herkesi içeri davet etti. El altından dolaştırılan proje kitapçığını neden kamuoyuna duyurmadıkları, kimse 6içeri giremezken proje başlamadan ne maksatla içeride oldukları ve projelerini neden ormanın ortasında gerçekleştirdikleri sorularını yanıtsız bırakan genel koordinatör, yaşam savunucuları tarafından yuhalandı ve “sermaye elini ormanımdan çek” sloganları eşliğinde aramızdan ayrıldı.

Eylemin bitmesi ardından ise Fatih Ormanı içinden üç çevik otobüsünün ve bir TOMA’nın ormandan çıkışı bizlere bir kez daha iktidar-sermaye ortaklığını gösterir nitelikteydi.

Fatih Ormanı girişinde okunan basın açıklaması ve basın açıklamasında imzası olan demokratik kitle örgütleri ise şöyle:

BASINA ve KAMUOYUNA;

FATİH ORMANI İKTİDARIN VE SERMAYENİN ARKA BAHÇESİ, EĞLENCE ALANI OLAMAZ!

Yıllardan beri yaşamı savunanlar olarak mücadelesini verdiğimiz ve Gezi’den bu yana ısrarla söylediğimiz şey oldukça basittir: “Artık hiçbir şey eskisi olmayacak!”

Artık kimse sınırsızca para kazanmak uğruna ormanlarımızı, suyumuzu, kıyılarımızı, tarım alanlarımızı, meralarımızı ve tüm doğal yaşam alanlarımızı4- dilediğince kendi özel isteklerine göre imara açamayacak. 
Bugün; burada, İstanbul’un en önemli doğal yaşam ve orman alanlarından biri olan gerek çevresindeki yapılaşma baskısı gerekse kamuoyuna yansıyan yeni projeler ile tehdit altında olan Fatih Ormanlarını savunmak için bulunuyoruz.

İktidarın ve sermayenin doğal, tarihi ve kültürel değerleri yok sayan; bilim, akıl, demokrasi ve hukuk dışı uygulamalar ile yapılaşmaya açmaya çalıştığı Park Orman’ın da içinde bulunduğu 1,5 milyon metrekarelik bir alana yayılan Tabiat Parkı sermayeye devredilmektedir…

Kamuoyunda Maslak 1453 olarak bilinen projenin televizyon reklamları ile kısa bir süre önce gündeme gelen Fatih Ormanı, Çevre ve Orman Bakanı’nın 03.06.2008 tarihli Olur’u ile “Fatih Ormanı Tabiat Parkı’na dönüştürüldü. “Tabiat Parkı” kararıyla sermayenin arka bahçesi yapılmaya çalışılan Fatih Ormanı, kesinlikle yapılaşmaya kapalı olması gereken İstanbul içinde kalmış ender orman alanlarından olup özelleştirme ve yapılaşma baskısı ile karşı karşıya kalmaktadır.. “Tabiat Parkı” kararının hemen ardından Fatih Ormanı Bakanlığın yaptığı ihale ile 29 yıllığına kiralanarak Ege Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. ‘ye devredildi. Bakanlığın Fatih Ormanının özelleşmesi yolunu açan “Tabiat Parkı” kararının hemen ardından, orman alanının yapılaşmaya açılmasını sağlayacak olan adımlar bir biri ardına geldi. 29.08.2012 tarihinde onaylanan 1/1000 Ölçekli Fatih Ormanı Tabiat Parkı Uygulama İmar Planında da açıkça atıfta bulunulmasına rağmen, henüz herhangi bir kentsel tasarım projesi onaylanmadan, Fatih Ormanı’nın içinde otel ve konut alanları ile olimpik spor ve konser salonlarının yer alacağını gösteren bir tanıtım kitapçığı ortaya çıkmıştır. Ancak halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı tarafından denetlenen “tabiat parkına” ilişkin bir proje ilanı bulunmamaktadır. Tüm bu projelerin gerçekleşmesi ile birlikte orman alanında yaratılacak tahribatın yanı sıra, getirilen inşaat-kullanım-nüfus yoğunluğu ile birlikte ulaşım altyapısı da olumsuz yönde etkilenecektir.

Tüm bunlarla birlikte yakın bir zaman diliminde içerisinde, Milli Parklar Yönetmeliği, Sulak Alanlar Yönetmeliği ve Orman Kanununda değişikliğe giden AKP iktidarı, son derece hassasiyetle korunması gereken bu doğal yaşam alanlarının daha çok inşaat, daha çok yol ve daha çok rant uğruna tahrip edilmesinin önünü açmıştır.

Projenin tanıtım kitapçığından anlaşıldığı üzere, ormanda lüks markaların konumlanacağı dükkanlar, yeme-içme yerlerinin yer alacağı restoranlar, 5000m² ‘lik kapalı arena ve lüks 150 adet 200 m²’lik Bungalov görünümlü villalar yapılacaktır. Yine belirtildiği üzere bu alanda bir güya “mahalle” inşa edilecektir. 
İstanbul’un Hyde Parkı’nı yapacağını söyleyenler, dünyanın neresinde tüm yasa ve planlarla korunması gereken böylesine bir doğal orman alanında kapalı spor salonları ve villalar görmüştür? Dokunulmaması gereken bir doğal alanı yalnızca üst gelir grubunun kullanımına açan ve eğlenceye dekor yapan bir proje, ne şekilde kamu yararı ve sosyal sorumluluk içermektedir?

Sermaye ve iktidar baskısı ile kentin bütününden koparılan; Cendere Vadisi, Maslak 1453, Kanal İstanbul, 3. Köprü ve 3. Havalimanı gibi projelerle abluka altına alınan Fatih Ormanı, barındırdığı ekolojik/biyolojik çeşitliliği ve su kaynaklarının önemi nedeniyle hiçbir şekilde imara açılmaması gereken bir kamu malı; yok edilmemesi gereken bir doğal yaşam alanıdır.

Bakanlık ormanlarımızı kamu adına korumakla yükümlüdür. Bu görevini yerine getirmek bir yana ormanlarımızı sermayenin eğlence-alışveriş-tatil mekanına çevirmekte, Ege Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları A.Ş. ‘nin kendi ifadesiyle parka dönüştürmektedir.
Kentimize, doğamıza, doğal yaşama, su kaynaklarına, orman alanlarına, tohuma, böceğe, kuşlara, yeşile yapılan bu saldırılara dur demek için,

Sermayeye, Ranta ve İktidara; TERKETMEYECEĞİZ! demek için, tüm kamuoyunu Fatih Ormanının takipçisi olmaya çağırıyoruz!

Ormanımızı adı her kim olursa olsun hiçbir sermaye grubuna ve rantı doğal yaşamdan üstün gören Bakanlık ve iktidara BIRAKMIYORUZ!

Belgrad Ormanı Koruma Gönüllüleri Derneği,
ÇEKÜL Vakfı, Doğa Savaşçıları Derneği,
İstanbul Kent Savunması,
Kuzey Ormanları Savunması,
Politeknik,
İMECE, Toplumun Şehircilik Hareketi
Sarıyer Kent Dayanışması,
TMMOB Çevre Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi,
TMMOB  Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi
TMMOB  Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi

2