(İğneada -Demirköy Çevre Platformu adına Yaşar Mersin)

İğneada dünyanın en yaşlı sıra dağlarından olan ıstırancaların kuzey eteklerinde kurulu, dört bir tarafı sit alanı olan sakin bir Karadeniz kıyı kasabasıdır. Karadeniz’in tek doğal limanı buradadır.

Ülkemizden geçen 258 kuş türüne ait yüzbinlerce kuşun iki göç yolundan birinin giriş kapısı İğneada’dır. Dördü deniz kıyısında ikisi ormanın derinliklerinde 6 adet göl ve sayısız akarsular kuşlara harika bir üreme ve barınma imkanı sunar. İğneada ve çevresindeki ormanlarda yaşayan su samurları, akkuyruklu kartallar, geyikler ve kara leylekler hala varlığını sürdüren sağlıklı bir ekosistemin en büyük kanıtlarıdır. 3515 hektar yüz ölçümüyle Amazonlardan sonra gelen en büyük longoz (su basar) ormanları tüm bu canlılara adeta gizemli bir koruma sağlamaktadır.

Balıklar da 25 kilometrelik sahillerimizi  ve üreme alanı ve göç yolu olarak tercih etmiştir. 670 çeşit bitki türünden endemik olan 3 tür işte bu kumsallarda yaşamaktadır.

4000 yıllık bilinen tarihinde İğneadayı kimler merak edip sevmemişki. İonlar, helenler, persler, cenevizliler, biznslılar ,osmanlılar.. Fakat birileri o kadar fazla sevmiş ki bölgede isimleri hala yaşamaktadır, TRAKLAR. Bütün bu medeniyetlere ait kalıntılara da ev sahipliği de yapmaktadır İğneada.

Çok kısaca bahsettiğimiz bu muhteşem coğrafya gizemli bilinmezliğini biz insanlara da sunmuş olmakdan hiç sıkıntı duymamıştı ama bu rüya artık bir kabusa  dönüşmekte. Artık İğneada doğa katili iktidar ve rant düşkünü yandaşları tarafından sepha üzerinde ölüm kararlarını beklemektedir.

Ancak onun bir parçası olduğunu hiç unutmayan veya hatırlayan bizler bu güzelliği korumak adına azimli bir direnişle mücadelemizi başlatmış ve dostlarının da desteğiyle, mağrur ve güçlü, sonuna kadar buradayız. O yoksa bizde yokuz.

İĞNEADA-DEMİRKÖY ÇEVRE PLATFORMU adına Yaşar Mersin