(Hakan Akpınar / Yurt Gazetesi – 29 Temmuz 2014)

Kuzey Ormanlarını inşaat sahasına çeviren 3’üncü Havalimanı’nda kot seviyesinin ihaleye aykırı olarak düşürülmesinin ardından projeye ait meteorolojik verilerin ve mevcut planların da teknik olarak hatalı olduğu ortaya çıktı

Başbakan Tayyip Erdoğan’ın “Çılgın proje” olarak ilan ettiği 3. Havalimanı ve 3. Köprü inşaatında yaşanan doğa katliamının boyutu, inşaat çalışmalarının ilerlemesiyle daha da net gözlenmeye başladı. Köprü inşaatının, Kuzey Marmara otoban bağlantı yollarıyla buluşması ve havalimanı sahasındaki yükseklik (kot) düzenlemesi için yürütülen dolgu çalışmaları, kuzey ormanlarına ait Karadeniz kıyısındaki kilometrelerce karelik yeşilik alanı inşaat sahasına dönüştürdü. İnşaat çalışmalarının hızlandırıldığı havalimanı projesinde kot seviyesinin ihaleye aykırı olarak düşürülmesinin ardından, projeye ait meteorolojik verilerin ve mevcut havalimanı planlarının yapılan yeni teknik analizler sonucun hatalı olduğu ortaya çıktı. Maliyet planlamasında ağır kalemler oluşturan yanlış teknik planlamaların sonuçlarıysa kamuoyundan saklanmak istenmesine rağmen, uzmanlar raporları karanlık tabloyu ortaya serdi.
CENGİZ KÜFRETTİ, KALYON TASDİKLEDİ
Limak, Cengiz, Kolin, Mapa ve Kalyon Ortak Girişimi’ce 22 milyar 152 milyon Avro bedelle alınan havalimanı projesinde öngörülen 3 milyar Avro’luk hafriyat giderleri, firmaların baskıları sonucu geçtiğimiz ay düşürülmüştü. Araştırmalar, projenin ÇED raporunda havalimanı inşaatı için öngörülen 2 buçuk milyar metreküplük hafriyat miktarının, projedeki en ağır maliyet kalemi olduğunu gösteriyordu. 17 Aralık Yolsuzluk ve Rüşvet soruşturmasında, Sabah-ATV satışıyla ilgili iş adamları Mehmet Cengiz ve Celal Koloğlu arasında geçen konuşmaların yer aldığı tapeler basına yanmıştı. 3’üncü Havalimanı ortak girişiminde yer alan Cengiz İnşaat’ın ve Kolin İnşaat’ın patronları arasında geçtiği iddia edilen tapelerde, Türk Milletine yönelik, ‘Bu milletin a…na koyacağız’ şeklindeki sözler yer alması tepkiyle karşılanmıştı. O tapelerde ayrıca ATV ve SABAH’ın şaibeli satışına yönelik mahkeme kararıyla yapıldığı iddia edilen kayıtlarda; Sabah Gazetesi ve ATV’nin nasıl alındığı, devlet ihalesi alan işadamlarının, bir havuza salma adı altında 600 milyon dolar para aktardığı anlatılırken, Twitter’da “haramzadeler” adlı hesaptan yayınlanan tapelerde, yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasında, kamuoyuna yansımayan birçok ayrıntının yer aldığı ileri sürülüyordu.

“HAVUZ’UN PARASI HAVALİMANI VURGUNUNDAN”
Havalimanı inşaatındaki kot seviyesinin ihale şartnamesi ve sözleşmesine aykırı olarak 105 metre’den 75 metreye düşürülmesinin ardından, müteahhit firmalara yönelik ‘vurgun’ iddialarının tek kalemde yaklaşık 2 milyar Avroluk kâr bırakması yeni bir tartışmayı da gündeme taşıdı.
Yaşanan gelişmelerin ardından, akıllara “Havuz medyası” olarak da adlandırılan iktidar destekçisi kanalların maddi yapılanmasıyla ilgili “Havuz medyasının parası, 3’üncü havalimanı vurgunundan mı çıkarıldı” yorumları akıllara geldi.

PLANLAR HATALI
Kamunun milyarlarca Avro zarara uğratıldığı “vurgunun” ardından uzmanlara göre projeye ait meteorolojik verilerin ve acil durum planlarına ilişkin parametrelerin de yeniden analiz edilmesi gerekiyor. “Yeni analiz” tartışmalarında uzman görüşünü destekler nitelikteki bir başka teknik ayrıntıysa 3’üncü havalimanı inşaatına ilişkin İstanbul 4. İdare Mahkemesi tarafından iptal edilen ÇED raporu sürecinde yaşanmıştı. Mahkemenin yeni keşif ve bilirkişi raporu istediği durdurma kararı ve iptal talebine ilişkin dava dilekçesinde, jeolojik ve meteorolojik verilerin de hatalı olduğu vurgulanmıştı.
O iddialara ilişkin YURT’un ele geçirdiği yeni araştırma sonuçlarıysa iptal edilen ÇED raporu gibi havalimanına ait mevcut planların da “inşa bölgesinde yeterli meteorolojik gözlem yapılmadan” projelendirildiği yönünde. Üstelik o analiz sonuçlarına göre; “Meteorolojik verilerin yanı sıra Havalimanına ait mevcut planlar da hatalı ve eksik.

VERİLER TARTIŞMAYA AÇIK VE ŞÜPHELİ
Önümüzdeki ay resmi kurumlara da gönderilmesi beklenen araştırma sonuçlarına ilişkin yeni teknik analizlerde; ÇED raporunun yanı sıra mevcut planlarda meteorolojik verilerin, konusunda uzman olmayanlar tarafından yine standart dışı meteorolojik parametrelerle hazırlandığı; kullanılan verilerin ve varılan sonuçların aceleye getirildiği, mevcut bilimsel verilere göre sonuçların tartışmaya açık ve şüpheli bilgiler içerdiği vurgulanırken, “havalimanına ait, acil durum planlarının da yetersiz ve anlaşılması güç birkaç satır ve birkaç şemadan ibaret olduğu” ifade ediliyor. Karadeniz kıyısındaki gök gürültülü fırtınalar ve aşırı kar yağışıysa hiç dikkate alınmayan diğer bir nokta.

KULLANILAMAYACAK PİSTLER YAPILIYOR
İstanbul’un Avrupa yakasındaki mevcut meteoroloji istasyonlarından elde edilen verilere göre de; mevcut plandaki havalimanı pistlerinin “tüm uçakların kullanımına” uygun olabilmesi için yaklaşık olarak Poyraz-Lodos yönünde olması gerekiyordu. Ancak şuan kuzey-güney yönünde yapılması planlanan 5 pistin, yön olarak çapraz rüzgarlara açık olması yapılacak havalimanının özellikle küçük uçakların yıl boyunca kullanımına uygun olmayacağını gösteriyor. Öte yandan mevcut plandaki kuzey-güney yönünde sıralanan pistlerin de ayrıca doğuya hakim rüzgara doğru olması gerektiği, sürece ilişkin hazırlanan yeni teknik analizde belirtilen bir başka detay olarak dikkat çekerken, ana pistlerin yan rüzgarlara göre de inşaasının planlanmadığı ortaya çıktı.

MALİYET ARTIŞI YANLIŞ HESAPLARDAN
Doğu-Batı yönünde gösterilen tali pistlerin, çapraz hakim rüzgarlar bakımından işlevsiz olduğu, ve ana pistlerin mevcut planda doğru olarak yönlendirilmediği ifade edilen yeni araştırma verilerinde, ana pistlerin doğru yerleştirilmesi durumundaysa tali piste ihtiyaç bile olmayacağı vurgulanıyor. Analizde ayrıca; her bir pistin CAT özelliğinin olması, pistlerin aşırı uzun planlaması ve her piste acil durum pisti yapılması gibi teknik detayların havalimanına ait mevcut planlardaki gereksizlikler olarak verilirken, aynı zamanda önemli bir maliyet artışı da doğurduğu tespit ediliyor.

‘Bakanlık yolsuzluğu kabul etti’
Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, 3. Havalimanı’nda değiştirilen kot seviyesiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada; ihaleye avan (netleşmemiş plan) projeyle çıkılmasından dolayı, projenin koordinatlarının (yerinin) ve kotunun (yüksekliğinin) değiştirebileceğini ifade ederken, “Değişikliklerden dolayı doğacak müteahhit zararının, firmaların kendilerine ait olduğunu; kamu zararınınsa müteahhitlerden geri alacağını” ifade ediliyor. CHP İstanbul Milletvekili Aykut Erdoğdu’ysa ihale öncesi kot değişikliğinin yapılamayacağını, bakanlığın açıklamasında, “Üstü kapalı biçimde yolsuzluğu kabul edildiğini” belirtti. Aydoğdu, “İstanbul Büyükşehir Belediyesine sorsaydılar buraya neden havalimanı yapamayacağınızı Bilal’e anlatır gibi size anlatırlardı” diyerek, bu tip belirsizlikler ihalede şeffaflığı ve rekabeti ortadan kaldırdığını; şartnameye koyulan yetki maddesininse zorunlu hallerde işin aslını etkilemeyecek küçük değişiklikler için kullanılabilecek bir madde olduğunu ifade etti. Aydoğdu, bu işlemlerle ilgili bakanlığın, “Madem bu kot düşecekti neden ihale öncesinde açıklamadınız? Neden diğer aday şirketleri yüksek maliyetlerle korkutup yarıştan çekilmelerini sağladınız? Şimdi müteahhitlerin cebine girecek parayı nasıl hesaplayıp tahsil edeceksiniz? 630 Milyon dolar rüşvet verme iddiasıyla yargılanan insanlara biz nasıl güvenelim?” sorularını cevaplaması gerektiğini söyledi.

Kuş yollarından geçen üç mega proje
3. köprü ve 3. havalanı proje alanının üzerinden yılda 800 bin kuş süzülerek göç ediyor. İstanbul’un kuzeyinde bulunan ormanlar üzerinden geçen kuşlar; buralarda geceleyip, besleniyor. ÇED raporunda görmezden gelinen doğa harikası, doğal döngü için sadece “12 kuş türü”nden bahsediliyor. Bağımsız araştırmalar, Türkiyede bulunan 469 kuş türünden 150 ile 200 türün bu bölgede olduğunu ortaya koyuyor. İstanbulda yapımı süren 3’üncü havalimanı inşaatı nedeniyle bölgedeki su kaynaklarını takip eden uzmanlar, 2 buçuk milyon ağacın kesildiği bölgede aynı zamanda şimdiye kadar 70 gölet ile 8 derinde de kurutulduğunu ifade etmişlerdi.