(Melda Onur/Birgün – 24 Ağustos 2014)

Direnişlerin sonucunda Rize İdare Mahkemesi, HES projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. ÇED Olumlu raporunda tespit ettiği 7 eksiği belirterek HES’i durdurdu. Şimdi sıra kaçak köprünün yıkımında

“Artvin’in iklimi değişti, eskiden kuru olurdu sıcaklar, bu barajlar yüzünden artık nem  yoğun, bu durum tarım modelini de değiştiriyor…”
Arhavi’de Ciğani Deresi üzerine inşa edilmek istenen HES’e karşı Direniş Evi kuran Arhavililer bir süredir davet ediyorlardı. Bölgede yaşanan çevre ve yaşam hakkı ihlalleri ile ilgili bir gözlem turu yapmak üzere yola çıktık. Cerattepe, Taşocakları, Çamlıhemşin, Ardeşen, İkizdere notlarımızı başka bir güne bırakıp Arhavi’ye bakalım.
Arhavi’de Ciğani Deresi üzerinde bir süredir huzursuzluk vardı. Konaklı ve Kemerköprü Köyleri sınırları içinden akan derenin üzerine inşa edilmek istenen Kavak 1-2 Regülatörü ve HES projesine karşı temmuz ayı başında dere kenarında bir Direniş Evi kuruldu. Karadeniz İsyandadır Platformu eylemcilerinden Eren Dağıstanlı ve Arhavi Doğa Koruma Platformu üyesi Nazlı Demet Uyanık’ın rehberliğinde yöreyi gezip Direniş Evi’ne geldik.

Gündüz boyunca nöbet tutulan ve akşamları da protestolara katılan köylülerle kalabalıklaşan Direniş Evi’ne gittiğimizde birkaç gün önceki müdahalenin izleri görünüyordu. Direniş Evi’ndeki birçok eşyaya el konmuş, asılı bulunan şubat ayında vefat eden HES direnişçisi Melahat Teyze’nin fotoğrafı alınmış, direnişçilerin sprey boyaları kırılıp dereye atılmıştı. Yani derenin HES’le taciz edildiği yetmiyormuş gibi bir de kimyasal madde içeren boyalarla kirletilmişti.

Pek çok dava açıldı
Ciğani Deresi’ndeki HES inşaatı MNG Holding’e bağlı Arhavi Elektrik Üretim Ltd. Şti. tarafından sürdürülüyor. Bölgede birçok projeye sahip olan MNG Holding’in Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Nazif Günal da Arhavili. Zaten bölgede bu tür yatırımlara giren ve halkla karşı karşıya gelenler çoğunlukla ve ne yazık ki o bölgenin yetiştirdiği evlatlar. Mesela Mehmet Cengiz, Hayrettin Özaltın…

Kavak 1-2 Regülatörleri ve HES projesi, şehir içine yapılan ilk HES olarak belirtiliyor.  Çünkü Orçi ve Sidere’nin suyu 3800 metrelik ve şu anda inşası süren tünelde toplanıp Cumhuriyet Mahallesi’ne, yani şehir içine aktarılacak. Santral da mahallede olacak ve inşa edeceği regülatör göl alanında biriktirip, suyun akış yönünü değiştirerek, tarım arazileri arasından tünele alıp mahallenin üstünde bir noktaya taşıyacak. Tünel çalışması mayıs ayının başında başladı, hâlâ da devam ediyor.
Direniş Evi kurulduğu günlerde, inşaat sırasında iş makinaları hafriyatları gelişigüzel bir şekilde dereye dökmeye başlayınca, halk iş makinelerinin önüne geçerek hukuksuz çalışmayı engellemişti. Nazlı Demet’in dereye girip iş makinelerini durdurmasıyla, basın açıklamasını derede yapan halkla beraber Arhavi’de direnişin sesi yankı bulmaya başladı.

İnşaat hafriyatının ÇED raporunda belirtilen alanın dışında dereye dökülmesinden, ulaşım için kaçak köprü inşa edilmesine kadar Kavak HES projesinin hukuksuzluğuna karşı açılmış 10 dava var.

HES projesine açılan davalar arasında ÇED raporunda hileli bir şekilde can suyu miktarının yanlış hesaplanması da bulunuyor. Kavak 1 regülatöründen bırakılacak can suyu hesabında esas olacak kesitin hangi noktadan alındığına dair koordinat bilgileri raporda bulunmuyor. Can suyu hesaplamalarını yapan ekip, aynı bölgede yapılması planlanan Taşlıkaya HES ve Orta HES projelerinde de aynı en kesitlerini kullanıyor. Yani kopyala-yapıştır yöntemiyle farklı dereler aynı hesabın içine sığdırılmaya çalışılıyor.

<

Kaçak köprüyle HES inşaatı
Direniş Evi’ni ziyaretimizin ardından gerginliğin yaşandığı müdahalenin olduğu yere gittik.
MNG şirketi, proje imar planının dışında izinsiz olarak Kemerköprü Köyü ile Dereüstü Köyü arasında şantiye alanına ulaşım için kaçak bir köprü inşa etmişti. Üstelik de DSİ’den görüş alınmadan ve kaçak olarak inşa edilmişti.

Derenin genişliği ve orada bulunan eski köprülerin konumlanışına baktığımızda köprünün felakete davetiye çıkardığı belli. Zira derenin en dar yerine yapılmış ve bir yağmur sonrası taşkına neden olacağı ayan beyan görünüyor. Derenin sürükleyebileceği bir miktar taş, odun vb. kütleyle geçişi tıkayıp baraj etkisi yaratabilecek ve taşkına neden olabilecek konumda.

Köprünün yıkılması için DSİ. 26. Bölge Müdürlüğü firmaya 09.05.2014 tarihli bir yazı göndermiş ancak köprünün yıkımı hâlâ gerçekleşmemişti gittiğimizde. Oysa gönderilen yazıda açıkça “Yatak kesiti daraltılarak yapılan köprü, halkın can ve mal kaybına neden olabilir. İnşa öncesi Müdürlüğümüz görüşü alınmadan yapılan mevcut köprünün kaldırılarak dere yatağının eski haline getirilmesi gerekmektedir” ifadeleri bulunuyor.

Bizden birkaç gün önce çıkan arbede ve jandarmanın müdahale nedeni de bu köprüydü. Kaçak köprüyü protesto eden köylülere taşeron şirketin çalışanları saldırınca jandarma da olaya karıştı. Olaylar Noğa Çay şirketinin önünde oldu. O sırada fabrikada çalışan Osman Duman, dışarıda ailesinden insanların darp edildiğini görünce dışarı fırlıyor. Ailesini ve yaşam hakkını korumak isteyen Osman Duman “karıştığı olaylar” yüzünden ertesi gün çalıştığı çay şirketinden çıkarıldı. Osman şirkete karşı dava açmaya hazırlanıyor. Osman’ın işten çıkarılma gerekçelerinden birinin şirkette sendikalaşma çalışmaları olduğu, daha öncesinde de HES’lere karşı eylemlere katılmak olduğu belirtiliyor.

<-1

Kaymakam, Vali, DSİ…
Köprünün akıbetini sormak için platformdan arkadaşlar, CHP Artvin Milletvekillerinden Yüsel Çorbacıoğlu ve Arhavi örgütünden arkadaşlarla Arhavi Kaymakamı Muhammet Önder’e gittik. Kendisinin DSİ’den şirkete gelen köprü yıkım yazısından haberdar olmadığını belirterek, 31.03.2014 tarihli ve yine aynı bölge müdürün imzası bulunan “köprü yapılabilir” kararını gösterdi. Ancak 09.05.2014 tarihli ikinci ve yıkım gerektiren yazı Başbakanlık Genelgesine dayanıyordu ve eski yazıyı çöpe gönderiyordu. DSİ Genel Müdürü Akif Özkaldı’yı arayarak konuyu sordum. Mutlaka ilgileneceklerini söyledi. Ardından yıkım konusundaki yazının Valiliğe gittiğini öğrendik, Artvin Valisi Kemal Cirit ile yıkım konusunda inisiyatif alması için konuştuğumda.

Evet herkes köprü yıkılmalı diyor ama köprü hâlâ orada…
Derken yeni bir gelişme oldu geçen hafta. Rize İdare Mahkemesi, HES projesi hakkında yürütmeyi durdurma kararı verdi. ÇED Olumlu raporunda tespit ettiği 7 eksiği belirterek HES’i durdurdu.
Şimdi sıra kaçak köprünün yıkımında…

Bu daha başlangıç…