(Seçil Türkkan/Birgün – 27 Ağustos 2014)

Alkumru’da 6 ölümle sonuçlanan olayda Limak sorumluluğu yurttaşa yükledi. 2011’de aynı barajda 3 kişinin boğulması davasında ise mahkeme yöneticilere 5’er yıl hapis cezası verdi. Bilirkişiye göre şirket can güvenliği önlemlerini almadı

Siirt Alkumru Barajı’nda arama çalışmaları süren 6 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşti. Limak Holding’in yönetim kurulu üyesi ve işletme müdürünün 2011’de üç baraj kapağının aynı anda açılması sonucu 3 kişinin ölümüne sebep olma suçundan 5 yıl hapis cezası almış olmasına rağmen, geçen zaman içinde herhangi bir önlem almadığı ortaya çıktı.

6 KİŞİ HAYATINI KAYBETTİ
Siirt Botan Nehri üzerine 2011 yılında Limak Holding tarafından kurulan Alkumru Barajı’nda suların aniden yükselmesiyle 6 kişinin hayatını kaybettiği kesinleşirken, yaralılar da dün itibariyle taburcu edildi. Olay kapsamında 6 kişi gözaltına alındı ve dün sabah denetimli serbestlikle serbest bırakıldılar. Bu durum gözleri barajda daha önce yaşanan ölümlere çevirdi.

2011: SULAR ANİDEN YÜKSELDİ
Eylül 2011’de Özyer ailesi Botan Nehri Aydınlar mevkiinde piknik yaptıkları sırada 3 baraj kapağının da aynı anda açılmasıyla sular aniden yükselmiş, Serdar (17), İbrahim(9) ve Fehmi(35) Özyer sulara kapılarak hayatını kaybetmişti. O zaman 13 yaşında olan Kader olaydan ağır yaralı kurtuldu, fizik tedavi süreci ise henüz tamamlanmadı.

5 YIL HAPİS CEZASI VERİLDİ
Siirt Barosu ve Tabipler Odası’nın şirkete açtığı dava Siirt Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü, Limak Holding’in yönetim Kurulu üyesi Sezai Bacaksız ve İşletme Müdürü Kasım Eren yargılandı. Mahkeme alandaki can ve mal güvenliğinin şirket tarafından sağlanmadığı, yeterli ve gerekli önlemlerin alınmadığı gerekçesiyle taksirle birden fazla kişinin ölümüne neden olma suçundan 5’er yıl hapis cezası verdi. Karar şimdi Yargıtay’da. Davada barajların denetiminden sorumlu olan Devlet Su İşleri (DSİ) ise yargılanmadı. DSİ’den bir kaynak pazar günü yaşanan olayda barajda DSİ Denetim Görevlisi’nin olmadığını söyledi.

GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ALINMAMIŞTI
2012 yılında açılan davada bilirkişi heyeti raporunda barajdaki 5 maddede can ve mal güvenliği eksikliğine vurgu yaptı. Raporda 3 kapağın yarım saat arayla açılması gerekirken kapakların aynı anda açıldığı, bunun da suların aniden yükselmesine sebep olduğu belirtildi. Ayrıca sular salınmadan önce uyarı yapmayı sağlayacak siren sisteminin olmadığı, güvenlik istasyonunun yapılmadığı, halkın baraj sularının ulaşacağı yer dışında kalmasını sağlayacak güvenlik yolunun olmadığı, alanda gerekirse uyarı için helikopter bulunması gerektiği kararları yer aldı. Bilirkişi raporuna göre sorumluların yalnızca uyarı levhaları ile sorumluluktan kurtulamayacağı, tedbirlerden en az birkaçının alınmış olması gerektiğine de vurgu yapıldı. Holding tedbirlerden hiçbirini almamıştı.

ŞİRKETE GÖRE SORUMLU DEĞİLLER
Limak Holding Yönetim Kurulu üyesi ‘sadece ortak’ olduğunu savunurken işletme müdürü şirketin belirlenen can ve mal güvenliği eksiklerini kabul etmedi. Şirket istenen ‘çalışma talimatını’ da mahkemeye sunamadı.

GÜVENLİKTEN LİMAK SORUMLU
Limak Holding savunmasında uyarı levhalarının belirlenen yerlere konduğunu savunurken, bilirkişi heyeti levha sayısının yetersiz olduğu, ayrıca 286 km’lik bir alanı kaplayan barajda bulunan 50 güvenlik görevlisi sayısının da yetersiz olduğunu belirtti. Şirket yalnızca 32 metrelik bir alana 22 adet uyarı levhası yerleştirmişti. Lisans anlaşması hükümlerine göre bölgedeki tüm can ve mal güvenliğinden Limak Holding sorumlu.

SUÇLULARIN TÜMÜ YARGILANMALI
Ağır Ceza Mahkemesi’nde alınan dikkat çekici kararlardan bir diğeri de, Limak Holding’in suç tarihi içindeki ortakları, yönetim kurulu başkan ve üyeleri ile şirket işlerini doğrudan yürüten görevli genel müdür, Alkumru Barajı’nda görevli olan sorumlu mühendis ve diğer işletmecileri dahil sorumlu olan tüm kişiler hakkında suç duyurusunda bulunulması oldu.

***

Kapaklar yarım saat arayla açılmalı

2012 yılında açılan davada bilirkişi raporunda şirketin nehirde bırakması gereken can suyu miktarını da eksik verdiği belirlendi. Bu olaydan sonra çayda baraja su verilmediği zamanlarda yaklaşık 10 -15 cm’lik bir su kalıyordu. Tanıklar bu yüzden karşı kıyıya normalde yürüyerek geçtiklerini de eklerken 2011’de baraj kapaklarını tümünün aynı anda açılmasıyla sular 21 katına çıktı, 2 metre yüksekliğe ulaştı.

***

Bakan şirketi savundu

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu ise Limak Holding’i şu sözlerle savundu: “Bu Alpullu barajı Botan çayı üzerinde ve tribünleri var. Vatandaşlar da dere içindeyse üç noktaya hem sesli hem de ışıklı ikaz yapılmış. Bana söylenenlere göre 15 dakika önce ikazlar yapılmış. Vatandaşlar nedense bir kısmı çıkmış, ama bir kısmı hala dere içinde kalmış. Herhalde bir şey olmaz diye düşündüler, bilemiyorum.”

***

Kaza değil cinayet

Çevre Örgütleri ve HES karşıtları Alkumru Barajı’nın kapaklarının açılması sonucu 6 kişinin ölümüyle sonuçlanan facianın sorumlusu olan Limak Holding’i İstanbul’daki merkezi önünde protesto etti. Holding önünde protestocular adına konuşan Patika Ekoloji Kollektifinden Özgür Erdoğan ” Katliamın yaşandığı andan itibaren, devlet ve şirketin olayın üzerini örtmeye, yaşanan katliamı geçmiştede de olduğu üzere ”kaza” gibi göstermeye çabaladığını belirten Erdoğan; bu olay kaza değil cinayettir.’ dedi.

NERDEN BAKSAN TUTARSIZLIK
Yaşanan faciadan sonra yetkililerin tutarsız açıklamalarına dikkat çeken Erdoğan; Vali, bölge halkının yasak alana girdiğini söyleyip, adeta ”Halkın ölümü hak ettiğini” ima ediyor; şirket ise yaptığı ilk açıklamada kesinlikle kapakların açılmasının mümkün olmadığını söylerken, ardından yaptığı açıklamada halka gerekli uyarıların yapıldığını ve acil durum sirenlerinin çaldığını söyledi. Şirketin bu tutarsız açıklamaları ortada bir yalan olduğunu göstermektedir” şeklinde konuştu. Mert Düzgün Ayhan