Gezi Direnişi sonrasındaki kuruluşundan ve ismini duyurmaya başlayışından bu yana Kuzey Ormanları Savunması’nı destekleyen gazeteci dostlarımız Serkan Ocak ve Yücel Sönmez’e ve haberin fotoğraflanmasındaki emeklerinden ötürü Murat Şaka ve Muhsin Akgün’e teşekkür ediyoruz.

(Serkan Ocak, Yücel Sönmez, Murat Şaka, Muhsin Akgün / Hürriyet, 30 Ağustos 2014)

Son 40 yılın uydu fotoğraflarına bakın, İstanbul ormanlarının ağaç ağaç nasıl eridiğini göreceksiniz. Biz de bugünkü durumu yerinde tespit etmek için helikoptere binip gökyüzüne çıktık. Bir zamanlar yemyeşil olan bölgelerin yerinde yeller esiyor. Üçüncü köprü, üçüncü havalimanı, yeni projeler derken hektar hektar ağaç, kesilmek için sırada bekliyor. İşte İstanbul ormanlarının kuşbakışı son fotoğrafı…

KUZEY ORMANLARI NEDEN ÖNEMLİ?
Yıllardır İstanbul ormanlarını çalışan Ünal Akkemik (İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi) anlatıyor:
– Üç büyük coğrafi bölgenin (Akdeniz, Karadeniz ve İran-Turan) kesişim noktasında bulunması; büyük iklim değişim dönemlerindeki en önemli bitki göç yollarından biri ve sahip olduğu 2000’den fazla bitki türüyle doğal bir arboretum ve botanik bahçesi niteliğini taşıyor.
– İstanbul ormanları, dünyada önemli 200 ekolojik bölgeden biri. Avrupa açısından da acil korunması gereken 100 ormanın arasında.
– İstanbul gibi, nüfusu 15 milyona dayanmış bir şehrin hemen kuzeyinde yer alması ve ürettiği oksijenin kuvvetli Karadeniz rüzgârlarıyla şehrin üzerine taşınmasına katkı sağlaması; böylece şehrin havasını temizliyor.
– Her türlü kirletici etkilere ve aşırı nüfus artışına rağmen halen önemli bir su kaynağı.
– Doğal haliyle İstanbul insanı için en önemli günübirlik dinlenme ve eğlenme alanlarından biri.
– Dünyanın sayılı kuş göç yollarının birinin üzerinde ve bu sayede kuşlara dinlenme olanağı sağlıyor.

01

ORMANLAR NASIL AZALDI?
İstanbul’un nüfusu hızla artıyor. Nüfusla birlikte İstanbul’un yerleşim alanı da genişliyor. 1970’li yıllarda 36 bin hektar olan yerleşim alanı günümüzde 110 bin hektarın üzerine çıktı. Yani yüzde 400’den fazla arttı. Aynı döneme göre İstanbul’un nüfusuysa yüzde 370 oranında artış gösterdi. İstanbul’un can damarları niteliğindeki ormanlık alanların giderek azalması bundan. Öyle ki, 1970’li yıllarda İstanbul’un orman alanı yaklaşık 270 bin hektar iken günümüzde bu alan 240 bin hektara gerilemiş durumda. Bu azalma kaba bir hesapla 60 bin futbol sahasından daha büyük bir alana denk geliyor. (1 hektar 10 dekar, 10 bin metrekare).
(Haritalar, Doğa Derneği’nin ilgili yıllardaki uydu görüntülerinden elde ettiği çalışmadan alınmıştır.)

02

SU DEĞİL BETON AKIYOR
Fatih Ormanları’nın bittiği noktada ‘Vadistanbul’ adıyla 1.111 dairelik proje tüm hızıyla yükseliyor. Konut alanına adını veren Fatih Ormanları’ndaki bu vadiden artık su değil beton akıyor.

03

BİLİYORDUK AMA GÖRMEMİŞTİK
İki yıldır tartışılan Maslak 1453’ün büyük bölümü tamamlandı. Projenin dev boyutta olduğu biliniyordu. Ancak Fatih Ormanları’nın hemen yanındaki beton yığınlarını havadan görünce dehşete düşmemek elde değil.

04

FIRTINA ÖNCESİ SESSİZLİK
Kuzey ormanlarına yönelik son tehdit 29 yıllığına kiralanan Parkorman’ın yapılaşmaya açılacak olması. Yeşil bir halıyı andıran 1.5 milyon metrekarelik Parkorman, fırtına öncesi sessizliği çağrıştırıyor.

 

05

ÜÇÜNCÜ HAVALİMANI
– Karadeniz’in Avrupa yakasındaki Yeniköy ile Akpınar köyleri arasındaki alana inşa ediliyor.
– Kuzey Ormanları Savunması (KOS) bu projenin son ormanlık alanlar için ölüm fermanı niteliğinde olduğunu belirterek şiddetle karşı çıkıyor.
– İhale süreci mahkemelik olan projenin iptal edilmesi için Çevre Mühendisleri Odası tarafından açılmış iki dava var. Ancak son bir yıldır davalar görülmüş değil.
– Havalimanı projesinin yarattığı doğa yıkımına karşı yürütülen #3havalimanınadiren kampanyası önceki gün Kuzey Ormanları Savunması tarafından başlatıldı.

06

KISIRKAYA KÖYÜ
– Kısırkaya, hemen komşusu olan Gümüşdere köyü ile birlikte, en son imara açılan alanlardan.
– Bu hafta içinde durumu protesto eden KOS, işin içinde Emine Erdoğan’ın yakınlarının olduğunu iddia ediyor.
– KOS’un açıklamasında “Erdoğan’ın yakınlarını iflastan kurtarmak amacıyla bu köylerin imara açıldığı” ifadesi geçiyor.
– Bölgenin imara açılmasıyla birlikte aynı zamanda üçüncü havalimanı ile üçüncü köprü arasındaki ormanlık alanın ranta açılmış olacağını belirten bölge halkı ve KOS, bölgede yapımına izin verilen hayvan barınağının bunun ilk örneği olduğunu ileri sürüyor.

07

PARK ORMAN
– Doğuş Grubu ve Bilgili Holding’in ortak olduğu Ege Turizm ve Gayrimenkul Yatırımları şirketi, işletme hakkını 10 Aralık 2010 tarihinden itibaren 29 yıllığına aldı.
– KOS, buradaki projenin 15 bin kişilik çok amaçlı salon, katlı otopark ve sosyal tesis alanları ile orman katliamına yol açacağını savunarak ‘Diren Fatih Ormanı’ kampanyasına başladı.
– Ege Turizm ve Gayrimenkul şirketinin yönetim kurulu üyesi Serdar Bilgili, projede villa ve ev gibi yapıların olmayacağını belirterek tek bir ağacın dahi kesilmeyeceğini öne sürüyor.
– KOS’un iddiasına göre söz konusu bungalovlar aslında çelik konstrüksiyonlu birer yapı.

(Fatih Ormanı’nı tehdit eden Doğuş-Bilgili projesiyle ilgili haberlerimizi aşağıdaki bağlantılarda bulabilirsiniz:

http://www.kuzeyormanlari.org/2014/06/19/sermayenin-son-fantazisi-fatih-ormaninda-luks-konutlu-bungalovlu-doga-yagmasi/

http://www.kuzeyormanlari.org/2014/07/23/direnfatihormani-bu-abluka-dagitilacak/

http://www.kuzeyormanlari.org/2014/08/04/fatih-ormaninda-kesfe-ciktik/

http://www.kuzeyormanlari.org/2014/08/24/fatih-ormani-savunuculari-bilgiliye-yurudu)

08

ÜÇÜNCÜ KÖPRÜ
– Üçüncü boğaz köprüsü ve Kuzey Marmara Otoyolu Projesi, İstanbul Boğazı’nın Karadeniz’e bakan kuzey tarafında.
– Köprünün Avrupa yakasında Sarıyer’in Garipçe köyü, Anadolu yakasındaysa Poyrazköy var.
– Sistem, 4-5 yıl sonra tamamen hayata geçecek.
– 29 Mayıs 2013’te temeli atılan üçüncü köprü ve otoyol projesine karşı açılmış otuza yakın dava mevcut.
– Türk Mühendis Mimar Odaları Birliği’ne bağlı 10’dan fazla meslek ve sivil toplum örgütünün açtığı davalara ilişkin, mahkemelerden bugüne dek herhangi bir karar çıkmadı.

09

MASLAK 1453
– Duyurulduğu ilk günden bu yana aleyhine kampanyaların düzenlendiği, davaların açıldığı, tartışılan bir proje.
– Ağaoğlu’nun bizzat reklamlarında rol alarak “Evinizin hemen yanında böyle bir orman istemez misiniz?” diyerek tanıttığı proje, son olarak bir çalışanın ölümüyle gündeme geldi.
Kasım 2012
– Orman ve Su İşleri Bakanlığı, Fatih Ormanı B Tipi Mesire Yeri’nin işletmeciliğini yürüten AKC Petrol Ürünleri’nin sözleşmesini, idareden izin almaksızın işadamı Ali Ağaoğlu’nun da arasında bulunduğu gruba hisse devri yaptığı gerekçesiyle feshetti.
Şubat 2013
– Mimarlar Odası’nın açtığı dava sonucu Ağustos 2010’da onaylanan plan iptal oldu.
– Ağaoğlu Şirketler Grubu iptal edilen planın eski plan olduğunu, kararın Maslak 1453’ü etkilemediğini ve inşaata devam ettiklerini açıkladı.
Mart 2013
– İstanbul Büyükşehir Belediyesi CHP’li meclis üyelerinin açtığı iptal davasını değerlendiren İstanbul 1. İdare Mahkemesi, projenin kamu yararına uygun olmadığına oybirliğiyle karar verdi.
– Emlak Konut GYO, inşaatın durduğu haberlerine yönelik açıklama yaparak projenin 2011 yılında onaylanan imar planlarına göre alınmış ruhsata dayalı olarak devam ettiğini ve iptal kararlarının projeyi etkilemediğini söyledi.
Nisan 2014
– Şehir Planlamacıları Odası İstanbul şubesinin açtığı davada, 2011 yılında onaylanan imar planı iptal edildi. Bu duruma göre inşaattan sorumlu olan Şişli Belediyesi’nin ruhsatı iptal ederek, inşaatı mühürlemesi gerekiyor.

10

ORMANIN İSYANKAR ÇOCUKLARI CAN DAMARLARINI KORUYOR
Ormanlar hektar hektar azalıyor ama direnenler var… Sanatçılar, şehir plancıları, öğrenciler, bankacılar… Yeşille hayat bulan, nefes almak için şehrin can damarlarına sahip çıkan insanlar… Kuzey Ormanları Savunması isimli çevre hareketini kurdular; bir yılı aşkındır mücadele ediyorlar. Aralarına karıştık, hikâyelerini dinledik, beraberce ormanlarında dolaştık.

KUZEY ORMANLARI

HEPİMİZ KANDIRILIYORUZ
Serin Erengezgin, Sosyolog
Bu projelerle doğanın kendisiyle birlikte engelli insanlara, kentte yaşayan ve araç kullanmayan herkese haksızlık ediliyor. Ağaçlar da dahil her şey elimizden alınıyor. Kalkınma anlayışının yararımıza olduğunu tartışmadan kabul etmemizi istiyorlar. Kandırılıyoruz. Buna karşı durmak benim için varoluş sorunu.

KUZEY ORMANLARI

CİĞERLERİMİZİ ALIYORLAR
Ceyda Erdinç, Hemşire – Aydın Ertürk, Bilgisayar programcısı
Söz konusu olan 3-5 ağaç değil, 3 milyon ağaç. Hayatın devamlılığı için endişelerimiz var. Ciğerlerimizi elimizden almak istiyorlar. Böyle giderse su bulamaz, nefes alamaz hale geleceğiz İstanbul’da. Kuzey Ormanları Savunması Gezi direnişinin gittikçe büyüyen bir çocuğu gibi.

KUZEY ORMANLARI

AĞAÇLARIN HELVASINI DAĞITTIK
Seda Elhan, Şehir plancısı
Kamuoyu oluşturmak ve direnmek için bir araya geldik. İlk amacımız kamuoyunu bilgilendirmekti. Önce kesilen ağaçların helvasını Beşiktaş’ta dağıttık. İstanbul’un değişik noktalarında benzer eylemler düzenledik. Tüm canlılar için yaşam hakkının savunulması kadar basit bir noktadan olaya bakıyorum.

KUZEY ORMANLARI

KIYAMETE ŞAHİDİZ
Funda Alp, Senarist-yapımcı
Gençken de çeşitli mücadelelerin içindeydim. Yeşil hareket yeni gelişiyordu. Küçümserdik o zamanlar. “Ağaç mağaç ne iş” derdik. Ama şimdi biliyorum ki mesele sadece doğayı korumak değil. Yaşadığım yeri, kendi hayatımı savunuyorum bu mücadeleyle. Kıyamete şahit olduğumu düşünüyorum.

KUZEY ORMANLARI

MÜCADELEYİ GEZİ ÖĞRETTİ
Özle Türk, Çevirmen
Her sabah kalktığımda şaşırıyorum. Şaşırdıkça mücadele gücüm de artıyor. Bunu bir var olma savaşı olarak görüyorum. Bunu bana Gezi direnişi öğretti. Kazanabileceğimizi gösterdi. Benim için Kuzey Ormanları Savunması ile birlikte Gezi direnişi halen devam ediyor.

KUZEY ORMANLARI

NE YAPIYORSAK KENDİMİZE
Pınar Yüksel, Öğrenci
Ben Sarıyer tarafında oturuyorum. O bölgedeki canlıları takip ediyorum. Kuzey Ormanları Savunması içinde yer almamı sağlayan temel motivasyon o canlıların yaşam hakkı. Ne yapıyorsak kendimize yapıyoruz sonuçta ama orada yaşayan canlılara bunu yapma hakkımız var mı?

KUZEY ORMANLARI

SADECE ÖFKE DUYUYORUM
Alper Atmaca, Dağcı
İstanbul sadece Türkiye’nin değil, dünyanın en önemli yaşam alanlarından. Üçüncü köprü, Kanal İstanbul, üçüncü havalimanı gibi projeler ne bilimle ne akılla ne de vicdanla anlatılabilir. ‘Ben yaptım olacak’ mantığıyla koca bir kentin geleceği yok ediliyor. Bu olanlar karşısında öfke duyuyorum. Sadece öfke.

KUZEY ORMANLARI

ORMANI SAVUNMAK GEREKİR
Erkan Can, Oyuncu-İzci
Benim gibi babadan doğa sevgisini almış, kılavuz-izci biriyseniz elbette ki doğanın haklarını savunur, onun yanında yer alır ona karşı olanlara karşı olursunuz. Ayrıca ben bir sanatçıyım. Sanat her zaman barışı savunur. O yüzden ben de kuzey ormanlarını savunuyorum ve her zaman da savunacağım.

GERÇEĞE GÖZ GEREKMEZ
Mahmut Keçeci, Altınokta Körler Derneği Yöneticisi

Kentte yaşanan yıkım da betonlaşma da somut. Bu gerçeği görmek için göz gerekmez. Engellileri dikkate alan yaklaşım mevcut değil. Köy yaşantısından gelen biri olarak engelli olduğumu bu çarpık kentte hissettim. Çünkü toprağa düşmekle betona düşmek, ağaca çarpmakla betona çarpmak aynı şey değil. Beton sert.

KUZEY ORMANLARI

ORMANIN İSYANKAR ÇOCUKLARI CAN DAMARLARINI KORUYOR:

kapak

iç

(Fotoğrafları orijinal boyutta görüntülemek için üzerlerine tıklayabilirsiniz)