(T24 – 20 Eylül 2014)

Uzmanlar, son dönemde artan sağanak yağışlara bağlı olarak yaşanan sel felaketlerinin en büyük nedenlerinden birinin de gökdelenler olduğunu söyledi

Son dönemlerde gözlemlenen hortumlar, ani ve şiddetli yağışlar, “İklim değişiyor mu?” sorusunu sık sık gündeme getiriyor. Uzmanlara göre ”Evet değişiyor ama felaketlerin tek nedeni bu değil. Bunların nedeni metropolitan etki… Binaların dış cephelerinden trafiğe kadar birçok etki, kentlerde ısınmayı artırıyor. Isınan kentler de normal yağışlarda bile felakete dönüyor. Bunlara bir de ‘Sel Yatağı’na yapılan binalar eklendiğinde yağışlar insan eliyle felakete dönüyor.

Akdeniz Üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Tuncay Neyişçi bir iklim değişiminden bahsedilse de küresel ısınmayı tüm bunların nedeni olarak gösteremeyiz diyor. Prof. Dr. Neyişçi’ye göre; iklim değişiyor, anormallikler de artıyor. Hortumların ortaya çıkması bu yüzden.

”Hiçbir şeyin tek bir nedeni yoktur” diyen Neyişçi, yağmurlar sonrası ortaya çıkan manzaralarda kentleşmenin etkisine dikkat çekti.

Habertürk’te yer alan habere göre, arabaları sürükleyen, insanları evlerinin önünden alarak ölüme götüren sellerin ağırlıklı olarak kentlerde gerçekleştiğine dikkat çeken Neyişçi, ”Senelerdir kentlerde sıcaklık 2 dereceden fazla arttı. Kentler içindeki ısının değişmesi bu durumu çok etkiliyor. Biz buna metropolitan etki diyoruz” diye konuştu.

‘Gökdelen camları iklimi değiştiriyor’

gokdelen (1)

Prof. Dr. Neyişçi “Metropolitan Etki”ye şu çarpıcı örneği verdi:

“Gökdelenlerin camla kaplaması, sıcağı toplayarak yansıtması, kent içi sıcaklığın artmasında en önemli etkenlerden biri. Binaların yüksek olmasına da gerek yok. Alçak binaların dış cepheleri de camla kaplıysa aynı etkiyi gösteriyor.”

Ekolojik kentler yapılması gerektiğini belirten Neyişçi, “Gökdelenler camla kapatılacağına, bitkilerle örtülebilir. Kent ikliminin soğumasını sağlar” dedi.

‘Sel yataklarına ev yapılıyor’

Prof. Dr. Doğan Yaşar da, günümüzde yaşanan sellerin felaket olmadığını, bu ölümlere doğanın değil insanların yol açtığını söyledi. ”Takdiri İlahi değil, takdiri İdare var” diyen Prof. Dr. Yaşar, selleri insanların felakete dönüştürdüğünü belirtti.

Gerçek sel felaketine örnek olarak 1929’daki Of selini ve 1931’deki Çin selini gösteren Yaşar, ”Sel hep var ama bugün küresel ısınmaya bağlıyorlar. Sel yataklarını imara açıyorlar. Oysa sel yatağı demek, 50-60 yılda bir suların dolup geçtiği yer demek. Bakıyorlar ‘ 50 yıldır yağmamış’ diyorlar ve evler yapıyorlar. Sonra da ölüm olunca ‘taktiri ilahi’ diyorlar. Bu insanları doğa değil yöneticiler öldürüyor” dedi.

‘İnsanlar ölecek’

Prof. Dr. Doğan Yaşar, İstanbul’da sel yatağına örnek olarak ‘Ayamama’yı gösterdi. İzmir’de kapatılan sel yatakları ve özellikle Karadeniz’de yapılan otobanların da tehlikesinin altını çizen Yaşar, ”Yağmaz denen o yağışlar bir gün yağacak. Oralar sular altında kalacak ve insanlar boğularak ölecek” dedi.

Kuru da olsa dere yataklarının ve çevresinin asla imara açılmaması gerektiğini ifade eden Yaşar, denize yakın otobanların da dolgu yöntemiyle değil, kazıklar üzerine inşaa edilmesi gerektiğini söyledi.

Büyük sel felaketleri

-Of Sel Felaketi: 1929 yılında meydana geldi. Trabzon’un Of ilçesinde meydana geldi. Yağışların ardından oluşan sel heyelana neden oldu 146 kişi yaşamını yitirdi.

-Çin Sel Felaketi: İnsanlık tarihinin en büyük felaketlerinden biri. 1931 yazında meydana geldi. Üç büyük göl taştı, aniden yaşanan sel felaketi sonucunda 3 milyon kişi boğularak öldü