(KOS Medya – 28 Eylül 2014)

Kuşların göç-dinlenme-beslenme ve konaklama yolları üzerinde bulunan 3. Havalimanı’nın inşaatı Kuzey Ormanları’nın kesilmesi ve su havzalarının doldurulmasıyla devam ediyor. Proje, kuşların göçünü ve varlıklarını olumsuz yönde etkilerken, havalimanı tamamlandığında, uçakların kuş sürüleriyle karşılaşması durumunda ise “kazalar”ın yaşanması muhtemel.

Kuş göç yolları Üzerinde Bir Havalimanı!

T24’ten Akdoğan Özkan’ın 9 Haziran tarihli “Bir Mega Projenin Dillendirilmemiş Tehditleri” yazısına göre, “Kuzeydeki piste karadan yaklaşılacak olması özellikle ilkbahar ve sonbahardaki göç sezonlarında uçakların göçmen kuşlarla çarpışma riskini büyük oranda artıracak. Çünkü leylekler ve şahin, kartal gibi yırtıcılar minimum enerji harcayarak göç ederken termal hava akımlarına ihtiyaç duyduklarından denizlerden ziyade karaların üzerinden uçuyorlar. 16. Türkiye Kuş Konferansı’nda sunulan ve sayım verilerini temel alan rakamlara göre, 27 Şubat’tan 3 Haziran’a kadar olan bahar sezonunda Kuzey Marmara Otoyolu güzergahını izleyerek 3. Havalimanının bulunduğu bölgenin yakınlarından geçen büyük kanatlı kuş sayısı 252 bin civarında (Sonbaharda ise bu rakam 480 bin oluyor). Yani sonbahar göçünde her gün en az 5 bin büyük kanatlı kuş bizim havalimanı inşa etmeye kalkıştığımız bölgenin yakınından, üzerinden geçecek. Bu kuş çarpmaları açısından -Yeşilköy Havalimanı’nın içerdiği riski kat be kat aşıyor.”

BvQDwI6IgAAm1wtBvQDwDWIcAEn4X2

 

17 Ağustos 2014, Atatürk Havalimanı yakınlarında leylek göçü

 

İstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi’nden kuş bilimci Doç. Dr. Zeynel Arslangündoğdu ise Radikal Gazetesi’nden Elif İnce’ye verdiği röportajda “İlkbahar göçü sırasında Afrika’dan Avrupa’ya giden kuşlar için tek seçenek 3. Havalimanı’nın yapılacağı bölgedeki 10 kilometrelik koridordur. Elimizde bu bölgede 10 senedir ilkbahar aylarında yapılmış sayımlardan veriler var. 3. Havalimanı’nın ÇED raporuna göre uçaklar 3 dakikada bir iniş-kalkış yapılabilecek. Ben sadece gündüz yapılacak uçuşları hesaba katarak yaptığım modelleme sonucunda yılda en az 2-3 uçağın ciddi kaza yapma ihtimali olduğunu tespit ettim.” uyarısında bulunuyor.

leylek8

29 Mart 2014, 3. Havalimanı inşaat bölgesinde konaklayan leylekler

Kuşları Kovalamak?

Star Gazetesi’nden Şenol Baştakar’ın haberine göre ise “Kuşları havalimanlarından uzak tutmak için dünyada denenmiş 35 farklı yöntem içinden doğa ile en uyumlusunu bulmak için çalışan İBB İSTAÇ A.Ş., avcı kuş balonları ve 2.5 saat uçuş süresiyle dünyanın havada en uzun kalan model uçağıyla kuşları bölgeden uzaklaştırmayı başardı. Kuşların beslenme alanı olan İSTAÇ’ın depolama alanları 3. havalimanına yakın. Buna önlem almak amacıyla çalışan yetkililer, ses sinyali sisteminden bitkisel ilaçlara kadar onlarca yöntem denedi. Bunlardan sonuç alamayan yetkililer, dünyada yaygın bir kullanıma sahip avcı kuş balonları ve model uçakta karar kıldı. Yetkililer, ‘2.5 saatle Türkiye’nin en uzun süre havada kalan model uçağı üretildi. Uçuşa uygun hava şartlarında ümit verici sonuçlar alındı’ dedi.”

250920140002105098132_2

Geliştirilen “avcı kuş balonları”, Star Gazetesi, 25 Eylül Perşembe

Peki, kuşları binlerce yıllık göç rotalarından bu ve benzeri yöntemlerle uzaklaştırmak, onları bu güzergâhtan uçmaktan vazgeçirmek mümkün mü?

2013 Mayıs ayında İstanbul Sarıyer’de “Göç Yolları ve Tehditler” başlığıyla düzenlenen 16. Türkiye Kuş Konferansı’nda 3. Havalimanı’nın kuşlar ve dolayısıyla insanlar üzerindeki riskleri masaya yatırılmıştı.

Salt Lake City Örneği

16. Türkiye Kuş Konferansı’nda paylaşılan ve Akdoğan Özkan’ın aynı tarihli yazısında ortaya koyduğu verilere göre, “Bu denli yüksek risk çok iyi yırtıcı kuş kontrol programına sahip olmayı zorunlu kılıyor. ABD’nin en iyi yırtıcı kuş kontrol programına sahip havalimanı Salt Lake City. Ancak bizim Üçüncü Havalimanı buranın 5 katı yolcu trafiğine sahne olacağı gibi, oradan 75 kat fazla yırtıcı popülasyonu geçişine maruz kalacak. Salt Lake City bu trafik ve geçişi dikkate alarak çok sayıda önlem almanın yanı sıra, yırtıcı kontrol programı kapsamında bu işe 5 uzman personel ayırmış durumda. Buna rağmen her yıl ekstrem durumlarda 50 kuşu tüfekle vurmak durumunda kalıyorlar. Biz 3. Havalimanında bu riski aynı seviyelere çekmek için için yüzlerce personel görevlendirip bir de her yıl 3800 kuşu vurmak durumunda mı kalacağız?”

Burgaz Havalimanı Örneği

Akdoğan Özkan yazısına şöyle devam ediyor: “Karadeniz’e komşu sulak alanların yakınındaki bir havalimanıyla karşılaşmaları halinde Küçük Orman Kartalları’nın – bu kuşların dünya popülasyonunun yüzde 95’i göç sırasında İstanbul Boğazı’nı ve İstanbul’un kuzey hattını kullanıyor- nasıl davranışlar sergiledikleri uydu alıcıları yardımıyla incelenmiş. Bu hayvanların göç rotaları üzerinde Burgaz Havalimanı (Bulgaristan) var. Araştırmalarla görülmüş ki, saatte 33 km hızla ve 212 m. irtifada uçan bir küçük orman kartalı havalimanına yaklaşık 1,5 km kala -muhtemelen havalimanı civarında uygulanan kuş kaçırıcı ultrasonik sesler ya da başka biyo-akustik yöntemlerden ötürü- rotasını hafifçe değiştiriyor. Havalimanından 1 km uzaklaşarak piste paralel olarak uçuyor ve yükselerek 979 m’ye çıkıyor. Havalimanını 1.5-2 km geçer geçmez de yeniden irtifa kaybederek 380 m’ye iniyor, eski rotasına giriyor. Bu sanki ilk bakışta ‘iyi haber’ gibi. Ancak çarpışmaların yüzde 75’inin – Amerikan Federal Havacılık Kurumu verilerine göre- 500 feet’in altındaki irtifalarda ve pisti merkezine alan daha geniş bir çemberde gerçekleştiğini düşünürsek, kuşlar uçakların kalkış ve iniş rotasına halen çok yakın seyrediyor, demektir. Ve çarpışma riskinin halen sürdüğü ortada demektir. Ayrıca Küçük orman kartalları göç güzergahlarına da çok sadıklar. Bu kuşları tüneksiz, yiyeceksiz ve susuz da bıraksanız bunlar yok olup nesilleri tükenene kadar buradan geçecekler. Ve bitkin bir kuş olası kazalar için çok daha büyük bir tehlike arz edecek!”

Sacramento Havalimanı Örneği

Yine Akdoğan Özkan’ın paylaştığı bilgilere göre, “Yaban hayatı biyoloğu Luke Smith’in 16. Kuş Konferansı’nda sunduğu kıyaslamalı verilerden hareketli yaptığı kestirimlere göre, 3. Havalimanında her yıl en az 780 uçak-kuş çarpması meydana gelecek. Bu rakam ABD’de en büyük hasarlarla sonuçlanan çarpışmaların meydana geldiği Sacramento Havalimanı’nda bile –son 17 yılın ortalamasına bakılırsa- sadece 67. Dolayısıyla 3. Havalimanı’nın taşıdığı riskin boyutları çok yüksek. Kuş çarpması deyip geçmeyin. Söz gelimi ağırlığı 2 kg olan bir yavru leylek saatteki hızı 650 km olan bir uçakla çarpıştığında, açığa çıkan kinetik enerji 32 bin 600 joule olacaktır. Bir tüfekten çıkan merminin 5 bin joule olduğunu düşünürseniz, kuş çarpışmalarının şiddetini daha iyi hayal edebilirsiniz. Kuşlar çarpışmanın etkisiyle kokpitten içeri girebildikleri gibi, motora da girebiliyor, oradan kopan pallerin kabine girmesi sonucu yangın çıkmasına sebep olabiliyorlar.”

ÇED Raporu

Radikal Gazetesi’ndeki röportajda, Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’nın Nisan 2013’te yayınladığı Nihai ÇED Raporu’na da yer verilmiş durumda. Rapora göre de, “Özellikle çarpışma bir kuş sürüsü ile yapılmış ise durum uçuş güvenliği açısından çok daha vahimdir, çünkü aynı anda birçok hasar meydana gelebilir ve hatta hava aracının tüm motorları birden zarar görebilir. Böyle bir durum meydana geldiğinde ve uçağın tüm motorları birden hasara uğradığında eğer uçak yere çok yakın bir konumda ise, pilotun durumu toparlaması için yeterince zaman ve yükseklik mevcut olmadığından, kuş çarpması neticesinde uçağın düşmesi de olasıdır.”

Uyarıyoruz

Kısaca, düşünülen “kuş kaçırma” yöntemleri, Amerika’daki ve Bulgaristan’daki örnekleri, uzmanların uyarıları göz önünde tutulduğunda uygulanabilir gözükmüyor. Ya hali hazırda doğayı katleden bu ve benzeri mega projelerden vazgeçilecek, ya da bu doğa katliamının yanında her yıl toplu kuş katliamları ve insan ölümleriyle de sonuçlanması muhtemel “uçak kazaları” yaşatılacak.

page_200939da-dusen-thy-ucaginin-irtifa-gostergesi-daha-once-16-kez-bozulmus_240643519

25 Şubat 2009 tarihinde Amsterdam’da gerçekleşen, 9 kişinin öldüğü, 50 kişinin yaralandığı uçak düşüşü