(Çeviri – Songül Gün / fraksiyon.org – 2 Ekim 2014)

Arkaplan

Meksika’daki San Salvador Atenco beldesinin yerli komünal toprak sahiplerinin atalarından kalma 104 kilometre karelik alanı -topraklarının meksika1
%80’inden daha fazla miktarı- Meksiko’ya yeni bir havaalanı yapılması nedeniyle tahliye etmeleri için 2001’de bir istimlak kararı yayınlandı. Bu, 56.243 insanın yerinden olmasına neden olacaktı. Hükümet, çiftçilere yer değiştirmeleri karşılığında ancak kendilerine bir iş bulana dek geçimlerini sağlayabilecekleri, başka topraklara taşınıp yeniden çiftçi olmaları için bile yetersiz olan çok az miktarda bir para teklif etti.

Atenco halkı için, onların tüm kimliği, gelenekleri, görenekleri, tarihi ve varoluşu topraklarına bağlıdır. Onlara göre havaalanı projesi, onların bütün toplumsal dokularının, kültürel tarihlerinin, yerli bir halk olarak kolektif kimlik ve toplu yaşam şekillerinin yıkımı anlamına geliyor. Onlar, “proje bizim için ölümdür” ve “onlar bize sormadılar bile, sadece büyük ulusal ve uluslararası şirketlerin çıkarı için bir proje dayattılar.” diyor. Halk kendilerine yapılan teklifi reddetti ve Toprakların Savunusu İçin Halk Cephesi’ni kurdu. Ulusal ve uluslararası destek ile birlikte cephe, adalet için verilen 9-aylık uzun mücadele sonrasında, istimlak kararını geri çektirmeyi başardı. Toprakta çalışanlar için gerekli bir araç olan palanın ikonik simgesi, bu mücadelenin ve FPDT’nin  simgesi oldu.

Akıbet

Hükümetler ve şirketler kolayca yenilmezler. Mayıs 2006′da, hükümet Texcoco kasabası yakınındaki çiçek satıcıları ile ihtilafa düşünce, ellerine megaprojeyi alt eden topluluğu cezalandırma fırsatı geçti. FPDT de çiçek satıcılarından gelen destek isteğine yol keserek karşılık verdi. Yerelden ve eyaletten gelen polis güçleri, federal polis ve ordudan 3.500 subay Atenco kasabasının etrafını sarınca, olaylar hızla büyüdü, ölçüsüz polis vahşeti ile doruğa ulaştı. Şiddetli bastırma, 2 genç insanın ölümüne sebep oldu; 26 kadın, askeri polis tarafından tecavüze uğradı; 217 kişi tutuklandı ve birçok insan yaralandı. Atencolu çiftçilerin liderlerinden dokuzu kanunsuz bir şekilde 31 yıla, ikisi 67 yıla ve biri 112 yıla mahkum edildi.  Halk örgütlendi ve Zapatista’dan ilham alan Öteki Kampanya’nın desteği ile tutuklular için ulusal ve uluslararası özgürlük kampanyası başlattılar; tutuklular sonunda beraat etti ve 4 yıl 59 gün sonra serbest bırakıldılar.

Bu baskın ve kadınlara tecavüz emrini vermekten ve gözetmekten sorumlu kişi, Meksiko Eyaleti’nin valisi, yeni başkanı olan Enrique Peñameksika2Nieto’ydu. Atenco olayı onun başkanlık kampanyasının utancıydı. Eylül 2014′te Meksika Bağımsızlık Günü kutlamalarında “katil” sloganlarıyla karşılandığında bu utanç hâlâ onun etrafında dolanıyordu. 2 Eylül 2014 Ulusa Sesleniş konuşmasında, Meksika’nın doğusundaki Atenco, Ecatapec ve Texcoco beldelerinde, Texcoco göl yatağı üzerine yapılacak olan yeni uluslararası havaalanının planlarını açıklaması, Atenco halkını şaşırtmamıştı. Mimarlar, ünlü İngiliz mimar Sir Norman Foster ve dünyanın en zengin adamı Carlos Slim’in damadı Meksikalı Fernando Romero olacaktı. Yerelde, Carlos Slim’in şirketlerinden birinin de havaalanı yapım ihalesini muhtemelen kazanacağına inanılıyor. Ancak tüm süreç bugüne kadar gizlilikle örüldü.

Dünyanın en büyük ve en pahalı havaalanlarından biri olacak olan yeni havaalanının sonunda altı pisti olacak ve şu anda var olan havaalanından dört kat büyük kapasiteyle, yılda 120 milyon yolcu taşıyabilecek. Havaalanı tahmini olarak 9.2 milyar dolara mal olacak. Metropolitan ulaşım ağı, ticaret merkezleri, kentsel gelişim, sanayi koridoru ve “ekolojik rezerv alanları”nı içeren ve “Geleceğin Şehri” olarak bilinen havaalanı; otellerden, AVM’lerden oluşan ve farklı hizmetleri sağlayan geniş çaplı ortak bir kentleşme projesi olacak.

Ekolojik etkilerimeksika3

“Fütüristik” ve “dönüşümcü” olmasının yanısıra, yapının tasarımı normalde bir havaalanı ile ilgili olmayan “yeşil” ve “sürdürülebilir” terimleriyle tanıtılmaktadır. Hatta, mimar Foster’a göre “dünyanın en sürdürülebilir havaalanı” olacaktır.

Foster, yapının “enerji üretmek için yağmur suyu ve güneş ışığını toplayan yenilikçi sistemler ile donatılmış olacağını” ve “yapının kendisinin yılın büyük bir bölümü ısıtma ve soğutmaya ihtiyaç duymayacak olan doğal havalandırma modeli ile devasa bir güneş ışığı tarlası ve yağmur suyu depolama sistemi olarak işlev göreceğini” belirtti.

Terminal, resim sergileri ve gösterilere ev sahipliği yapacak, girişinde kaktüs bahçesi ile kartal ve yılan sembolleri ön plana çıkacak.

Tüm bunlar dikkate alındığında, bu yeni havaalanının sık sık çökme, sel ve depreme eğilimli bir alanda, antik bir dere yatağı üzerine yapılacağını öğrenmek biraz saçma görünebilir, ki aynı zamanda yapılacağı yer Texcoco gölünün doğal rezervine de zarar verecektir.

Senatör Alejandro Encinas, “Bir havaalanını taşkın bölgesine inşa etmek uygun değildir”  dedi ve Meksika Ulusal Özerk Üniversitesi tarafından, 1995′te yapılan bir çalışmanın, Meksika Vadisi’nin çevresi üzerinde “önemli ölçüde olumsuz” etkileri olacağından,  Texcoco Gölü’nün bir havaalanı için son derece kötü bir yer olduğu sonucuna vardığını açıkladı.

Encinas, havaalanı projesi nedeniyle “120′den fazla yerli türün soyunun tükenme tehlikesi ile karşı karşıya olduğu tahmin ediliyor” diye belirtti ve mevcut havaalanına 7 yıl önce yapılan 2. Terminalin “her yıl 30 santimetre kadar” battığını ekledi. Encinas’a göre havaalanı projesi bir “ekolojik intihar”dı.

Havaalanı inşası; yaban hayatın, ekolojinin, biyolojik çeşitliliğin ve arkeolojik ve paleontolojik kalıntıların imhasına yol açacaktır. Nabor meksika4Carrillo gölünün bitki örtüsü ve hayvan toplulukları, Alcohua bölgesinin tümü, antik Texcoco gölünün geriye kalan son doğal alanı ve spirulina yosunun doğal olarak meydana geldiği ve -Kanada’dan göçen bir çok ördek çeşidi de dahil- göç eden kuşların cenneti olan Xalapango Lagünü ciddi bir şekilde etkilenecek.

Bölgede halihazırda su rezervi ile ilgili sıkıntılar bulunuyor. Atenco’da bir ilköğretim öğretmeni: “Biz zaten su sıkıntısı yaşıyoruz. Conagua, sulama kuyularını bozuyor, bu da bizim toprağımızı işleyemeyeceğimiz anlamına geliyor ve bunun toprağımızı satma baskısı dışında toplumda hiçbir karşılığı yok. Onlar havaalanı inşa ederse, su, endüstri ve inşaat projelerine gidecek.” diye belirtiyor. Su kaynağı ile ilgili sorunlar, yeraltı suyunun varlığına ilişkin zorluklar yaşayan Meksiko Vadisi’nin tamamını zaten etkiliyor.  Daha şimdiden, var olan akiferden saniyede 50.000 litre su çıkarılıyor. Suya artan talep yeterince ele alınmamış konulardan biri olarak durmaya devam ediyor.

Uzun zamandır havaalanı için alternatif yerler önerilmektedir. Örneğin, Andrés Manuel López Obrador yeni havaalanı inşası için hükümete, daha az nüfusun ve kentsel gelişim için daha fazla alanın olduğu Tizayuca kasabasını önerdi. O, Texcoco “aşırı kalabalık, yeteri kadar suya ve yardımcı tesislere sahip değil ve havaalanını oraya yapmak ileride ekolojik dengesizlik ve kentsel şişkinliğe sebep olacak” diyor. Başka bir öneri, Nehir Havzaları Komisyonu Başkanı’ndan; birbirlerine yüksek hızlı trenlerle bağlı daha küçük havaalanları. Tabi eğer yeni bir havaalanı gerekliyse.

San Salvador Atenco
meksika5Toprak çok verimli, yerliler “burada herhangi bir şey yetiştirebilirsiniz” diyor. Atenco, “suyun kıyısı” anlamına gelir ve bazı çiftçiler eski gölde, bizim en süper besinlerimizden biri olan, spirulina ekmeye başladılar. Şimdi bazı yetkililer tüm bu toprağı, sermaye ve şirketlerin çıkarına özelleştirme niyetindeler. 2001′de, hükümet 1.100 hektar almak istemişti, proje şimdi San Salvador Atenco’dan 1.500 hektar almayı öngörüyor, ki bu sadece Atenco’da, 80.000 insanı etkileyecek. Orada yaşayan insanlar bunun olacağını çok önceden biliyordu. Ulusal Su Komisyonu (CONAGUA); “insanları kapı kapı dolaştırıp kandırıyor”; “insanların kendi özgür iradeleri ile satın alma” gibi baskı taktikleri kullanıyor; “ekolojik bir proje olduğunu söylüyor” böylece insanları kendi topraklarını satmaya ikna ederek sessizce kandırmaya çalışıyor. Onlar “toplumu bölüyor ve toplantıları manipüle ediyorlar”. FPDT 22 Ağustos’ta, bir duruşmaya giderken kiralık haydutlar tarafından, on beş kişinin yaralanması ile sonuçlanan fiziksel saldırıya uğradı. Şiddet hiçbir zaman ortadan kalkmadı.

“Toprağa evet, uçaklara hayır!” ve “Atenco satılık değildir!” çığlıkları ile FPDT sembolik palalarını ve direnişlerini parlattı ve “Toprağın, Suyun ve Yaşamın Savunulması” için tekrar sokaklara çıktı. Onlar sembolik olarak topraklarını geri istediler ve Meksiko’da yürüyüş ve gösteri yaptılar. Onlar ve avukatları, ejido ya da komünal olarak sahip olunan toprak kavramını yok ederek, özgün yerlileri tahliye etme yoluyla, toprak tapularının toplumsal, yani komünal, olandan özele yasadışı değişimini ifşa ettiler. Bu bir ölçüde, ejidodan olmayan insanlarla doldurulmuş yasadışı kurullar tarafından gerçekleştirildi. FPDT şimdilerde Atenco’nun ejidal merkezlerinin içinde olduğu 1,000 hektarlık ortak toprağın istihkakı ve satışı için bu yasadışı kurul tarafından alınmış, tamamen kanunsuzlukla dolu, kararı tersine çevirmek için yasal bir mücadeleye dahil oldu. Kararı düşürmek için yapılan ilk girişimleri reddedildi ve Cephe şu anda ejidal delegelerini görevden almaya çalışıyor. “Biz mücadeleye devam ediyoruz, tüm yasal yolları tüketeceğiz.” diyorlar.

Dayanışma için çağrı: “Tüm Meksika Atenco’nun Bizim Olduğunu Hissetmeli”

FPDT, “Toprak satılık değildir. O sevilmek ve savunmak içindir.” diyor.

FPDT daha öncesinde başarmış olduğunu biliyordu çünkü dünya çapında destekleri vardı. Böylece tekrar dayanışma çağrısında bulunarak, “Bizim herkesin eline ihtiyacımız var.” ve “Bize karşı alçakça işlenen suçtan kendimizi tek başımıza kurtaramayız ve Enrique Peña Nieto tarafından söylenen yalanları tek başımıza çürütemeyiz… ve bu nedenle sizleri halkımız ve topluluğumuzla dayanışmaya çağırıyoruz.” diye belirtiyorlar.

Meksika’nın yerli halkı, Ulusal Yerli Kongresi aracılığıyla, sadece komünal toprak sahipliği sistemi için değil aynı zamanda toprağın kendisi için birlikte çalışma ve yıkıma karşı mücadele etme gerekliliğinin farkına vardı. Toprak onların tarihidir ve tüm kişilikleri toprakla, mevsimlerle, ekim ve hasat döngüsü ile ilişkilidir. Toprağın bir fiyatı yoktur, kutsaldır.

San Salvador Atenco halkının mücadelesi ve direnişi, ulusötesi şirketlerin kârı için kendi hükümetleri tarafından hazırlanan megaprojelere meksika6karşı, arazilerini, toprak analarını savunan yerli halkıyla birlikte, Meksika ve Latin Amerika’nın her yanında devam eden mücadelelerin simgesidir. Onlar; toprakları, yaşamları, özgürlükleri, toplumsal ve kolektif değerleri için mücadele ediyorlar. Onlar atalarını, tarihlerini, hak ve özgürlüklerini savunuyorlar, ve daha da fazlası, fark ediyoruz ki onlar bu şekilde gezegeni ve insanlığın geleceğini savunuyorlar.

Ayrıntılı bilgi için:

Arka plan: https://www.youtube.com/watch?v=aM3jDdGBc4g&channel=laheridasemantiene

Şimdiki durum: http://multimedia.telesurtv.net/web/telesur/#!en/video/interviews-den-meksika-282557

(İspanyolca) FPDT günlüğü: http://atencofpdt.blogspot.mx/

İngilizce son bilgiler: https://dorsetchiapassolidarity.wordpress.com/tag/atenco/

İngiltere için eylem çağrısı:http://dorsetchiapassolidarity.wordpress.com/2014/09/15/call-for-solidarity-with-the-people-of-san-salvador-atenco-in-mexico/

Kaynak: http://upsidedownworld.org