Okuma süresi: 2 dakika

(İzlenim: Fatoş Çırnaz / Yeşil Gazete – Fotoğraflar: Görkem Keser – Fatoş Çırnaz – 27 Ekim 2014)

Yaklaşık 10 gündür Validebağ Korusu’na gitme eylemini yürürlüğe koyabilsem de, aslında süreci baştan beri takip ediyorum. Hatta ilk gün gittiğimde bazı notlar aldım gazeteci edasıyla belki paylaşırım Yeşil Gazete okurlarıyla diye. Fakat duvarın dibinde oturan 6-7 kadından oluşan grup fotograf çekmemi istemedi. “O kadar azız ki” dediler, halbuki küçük masaları,imza topladıkları kağıtlar, çayları, soğuk içecek kutuları, sade dövizleriye o kadar mütevazı, bir o kadar da naiftiler…

Çok utandım kendimden. Hergün birkaç saatte olsa gelebilme, destek olma, işe yarama sözü verdim kendi kendime. Hemen telefon numaraları aldık birbirimizden.

validebag-9

AKP yanlılarının halkı direnenlerden soğutmak için kullandıkları yöntemleri anlattılar. Söz konusu alan 10-15 yıldır zaten betonumsu durumda, düzenlenmemiş. Çocuk parkı, yeşillendirme çalışması hiç mi hiç yapılmamış. Halbuki yeşil alan olarak gözüküyor belediye parsellerinde. Ayrıca arabaları için otopark gereksinimleri yok. Kapalı ve açık otoparkları var bolca.

Son günlerde özellikle hafta sonundaki yürüyüş ve ve direnişden sonra polis tutumunu değiştirerek yüksek tellerden duvar ördü halkla arasına. Bundan sonra gördüğüm kadarıyla daha kalabalık, daha özgüvenli, daha düzenli, daha coşkulu ve örgütlü bir halk  topluluğu oluştu burada.

Özellikle akşamları bu kalabalık daha da artıyor. O ilk günlerde oturma eyleminde polisin ite kaka aşağı sokağa sürdükleri insanlar artık daha güçlü.  Ama sabahın erken saatlerinde insan gücü en acil ihtiyaç  gözüküyor. Püskürtme, saldırılar genellikle sabah vaktinde oluyor KOS’a (Kuzey Ormanları Savunması) göre. Akşamları çok güzel bir tablo oluşuyor 3-4 günden beri. Herkes burada çoluk çocuk, genç, kadın yaşlı özellikle de gençler…

Dün gece özellikle çok coşkulu bir halk vardı. Bir köşede KOS toplantısı yapılırken bir köşede atölye çalışması brandaların altıda sürüyor. Halihazırda çadırlar yok ama müzik var, atıştırmalık masaları(tertemiz örtülü), sıcak çay, kahve, ev yapımı kekler, börekler, kahvaltılklar, ışık tesisatı, mikrofon kurulumu, elişi bez afişler, pankartlar, “Direniş yerine gider” yazılı yönlendirme kartonları, bolca nezaket, paylaşım ruhu, “birlikte başarırız” havası, heyecan, yine bir olma hali var.

validebag-8...

Melda Onur, İbrahim Kaboğlu, Arif Belgin genellikle buradalar. Bu arada avukat Gülsüm Özdemir  7.idare mahkemesinden düzeltilmiş yürütme kararını alamadı.

KOS’a göre İdare mahkemesindeki hakim,  “Cami engelleyen hakim” olmak istemiyor. Halbuki civarda 26 camii var (ki Üsküdar Belediyesi 2 camiyi satmış durumda). Prosedür uzayacağı için Arif Bey (Validebağ Gönüllülerinden) kaygılı. Hukuksal süreç tamamlanmadan hafriyat makinası geldi ancak alana sokulmadı. Fakat işin içine kötü niyet girerse hukuksuz inşaat başlar ve biter. “On binlerin burada olması  gerek; Gezi Parkı gibi” diyor Arif Bey.

Site sakinleri faydalandıkları sosyal tesislerden kayıtlarını sildirdiler. Gerekçeleri sosyal tesislerinin polis karakolu haline getirilmesi. Tuvalet ihtiyacı için bundan sonra komşular evlerini de açacaklar.