(Sendika.org – 28 Ekim)

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’ndan zeytinlikleri talana açan yönetmeliğe durdurma: “Zeytinlik saha tanımını değiştirerek zeytin alanlarının enerji, maden arama ve diğer yatırımlara açılmasına izin veren yönetmeliğin yürütmesi durduruldu.” Davanın avukatı Hüseyin Enis Dinçeroğlu: “Karar emsaldir, zeytin sahasında santral, maden olmaz”.

yircada-koylulere-saldiri-ve-agac-kesimi970777b7db9820007f3f

Zeytinlik saha tanımını değiştirerek zeytin alanlarının enerji, maden arama ve diğer yatırımlara açılmasına izin veren yönetmeliğin yürütmesi durduruldu

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın 3 Nisan 2012 tarihinde yaptığı değişiklikle zeytinlik saha tanımını değiştirerek zeytin alanlarının enerji, maden arama ve diğer yatırımlara açılmasına izin veren yönetmeliğin yürütmesi durduruldu.

Yasaya göre 25 dekarın altı “zeytinlik” değil

2012 yılında “Zeytinciliğin Islahı, Yabanilerinin Aşılattırılmasına Dair Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile zeytinlik sahası yeniden tanımlanmış, bir alanın zeytinlik saha olarak belirlenebilmesi için asgari 25 dekarlık büyüklüğe sahip olma şartı getirilmişti. Böylece 25 dekarın altındaki zeytinlikler korunan zeytinlik vasfından çıkarılarak yapılaşmaya açık hale getirilmişti. Zeytinliklerinin çok büyük bir bölümü 25 dekarın altında olan Türkiye’de sözkonusu yönetmelik zeytinliklerin talana açılması anlamına geliyordu.

Zeytinliklere “yatırım” olanağı

Yönetmeliğin 23. maddesinde yapılan değişiklikle de zeytinlik saha tanımı içinde kalan alanlar için “yatırım” olanağı sağlanmıştı. “Alternatif alan bulunmaması ve ÇED Raporu’na uygun olması” koşuluyla, zeytinlik sahalarda, jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımlarının yürütülmesi, enerji üretim tesislerinin kurulabilmesi, madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetinin mümkün hale gelmişti.

Ege’de Son Söz’ün haberine göre, CHP Eski İzmir Milletvekilleri Kemal Anadol, Bülent Baratalı, Foça Ziraat Odası, Foça Zeytin Üreticileri Birliği, Menemen Ziraat Odası ve bir grup çevreci ve üretici, 2012’de yapılan değişikliklerin iptali için Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’na dava açtı. Danıştay 8. Dairesi, 24 Ekim 2013’te davacıların yürütmenin durdurulması istemini reddetti. Bunun üzerine davacılar bir üst mahkemeye başvurdu.

“Karar emsaldir, zeytin sahasında santral, maden olmaz”

Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu ise, oy çokluğu ile yönetmeliğin yürütmesini durdurdu. Kararda bir alanın zeytinlik saha olarak belirlenebilmesi için asgari 25 dekarlık büyüklüğe sahip olma şartının, 3573 Sayılı Zeytincilik Kanunu’nun lafzına ve ruhuna aykırı olduğuna karar verdi. Kurul, aynı yönetmeliğin 23. maddesinde yer alan alternatif alan bulunmaması ve ÇED Raporu’na uygun olması koşuluyla, zeytinlik sahalarda, jeotermal kaynaklı teknolojik sera yatırımlarının yürütülmesi, enerji üretim tesislerinin kurulabilmesi, madencilik, petrol ve doğal gaz arama ve işletme faaliyetinin mümkün hale gelmesinin de Kanunun koruyucu hükümlerine aykırı olduğuna hükmetti. Kurul, kararında Zeytincilik Kanunu’na göre zeytinlik sahaları içinde ve bu sahalara en az 3 kilometre mesafede zeytinyağı fabrikası hariç zeytinliklerin gelişmesine mani olacak tesis yapılamayacağı hükmünün bulunduğu belirtildi.

Davanın avukatı Hüseyin Enis Dinçeroğlu, Danıştay İdari Dava Daireleri Genel Kurulu’nun kararının emsal olduğunu belirterek, Soma’da, Aliağa’da ya da Türkiye’nin herhangi bir yerinde zeytinlik sahaların enerji santralleri ya da madencilik faaliyetine açılamayacağını söyledi. Dinçeroğlu, bu kararı uygulamayıp zeytin ağacı kesenler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulunabileceğini dile getirdi.