(İstanbul Kent Savunması – 30 Ekim 2014)

İstanbul Kent Savunması, medyada yer alan “Validebağ’da uzlaşma” haberlerine yönelik bir açıklamada bulundu. Sürecin devam ettiğini, belediye hukuksuz inşaat faaliyetlerini durdurmadıkça alanın terkedilmeyeceğinin vurgulandığı açıklamayı biz de Kuzey Ormanları Savunması olarak sahipleniyor ve mücadelenin sonuna dek yaşam savunucularının yanında olacağımızı belirtiyoruz.

Gelişmelerle ilgili açıklama şöyle:

Validebağ direnişimizin 9. akşamında gerçekleşen eylem sonrasında, medyada Hürriyet mahreciyle yaygınlaşan haberlerle ilgili olarak aşağıdaki açıklamayı yapma gereğini duyduk, dostlarımızın bilgisine sunuyoruz:

28 Ekim günü Validebağ direnişine yönelik şiddetli polis saldırısının ardından yaptığımız “aktif ve kitlesel” destek çağrısı anlamlı bir yanıt bulmuş, 9. günündeki nöbetimize çok sayıda demokratik kitle örgütü, siyasal parti ve binlerce İstanbullu sıcak dayanışma duygularıyla katılmıştır. Nöbetimizde İstanbul Kent Savunması adına yaptığımız basın açıklaması aşağıda yer almaktadır. Eylemde Çamlıca Konakları sakinlerinden Ali Müfit Gürtuna da bir konuşma yaparak, Üsküdar Belediyesi, Kaymakamlığı ve İstanbul Valiliği tarafından mahalle sakinlerine, inşaat hakkında İstanbul 7. İdare Mahkemesi tarafından verilen yürütmeyi durdurma kararı Üsküdar Belediyesi’ne ulaşana kadar inşaatın durdurulacağı ve mahalledeki polis ablukasına son verileceği sözünün verildiğini duyurmuştur. Konuşmaların ardından nöbetimiz devam etmektedir.

Eylemin ardından Üsküdar Belediye başkanı tarafından Hürriyet gazetesine yapılan açıklama temel alınarak yapılan “Validebağ’da uzlaşma” haberleri yaygınlaşmıştır ancak söz konusu haber içeriği birçok bakımdan yanıltıcıdır.

Öncelikle bugün yapıldığı belirtilen toplantıya haberdekinin aksine Validebağ Gönüllüleri katılmamıştır. Haberin Radikal’deki versiyonunda yer alan “Tarafların, mahalleye dışarıdan eylemcilerin gelmesi üzerine masaya oturdukları belirtildi” ve Milliyet’teki versiyonunda yer alan “… arsanın çevresinde bir grubun bekleyişi ise devam ediyor” ifadeleri Validebağ direnişçilerini “mahalle sakinleri/dışarıdan gelenler” biçiminde bölmeye yönelik kasıtlı bir ifadedir ve gerçeği yansıtmamaktadır. Nöbetin ilk gününden beri ifade ettiğimiz gibi, üzerinde cami yapılmak istenen ve bir “mezbelelik” veya “arsa” olmayıp üzerindeki erik ağaçlarıyla Validebağ korusunun bir parçasını oluşturan alan, tüm İstanbulluların ortak, kamusal varlığıdır. Bu alanın savunulması Validebağ korusunun tamamının, Üsküdar’ın ve İstanbul’un yağmaya karşı savunulmasıdır; nöbete İstanbul’un dört bir köşesinden destek veren yurttaşlar en temel haklarımızdan biri olan doğayı koruma hakkını kullanmaktadır.

Bu yüzden nöbetimiz bütün İstanbul’da ve giderek ülkenin dört bir yanında yankı bulmuş; ortak savunmamız belediye başkanını geri adım atmak zorunda bırakmıştır. Ortak savunmamız sayesindedir ki, günlerdir mahkeme kararlarını uygulamayarak ve karara uyulmasını isteyen yurttaşlara karşı şiddete başvurmaktan kaçınmayarak suç işleyen Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, direnişin 9. gününde mahkeme kararına uyacağını nihayet söylemek zorunda kalmıştır. Ancak bu ne bir uzlaşma, ne de bir lütuftur: Belediye başkanı bu sözleriyle günlerdir açıkça suç işlediğini itiraf etmektedir. Ancak hala yürütmenin durdurulması kararına itiraz edildiğini söyleyerek, Validebağ Korusu’nun 1. Derecede SİT alanı olduğu gerçeğini gözden gizlemeye; yanıltıcı ifadelerle yeni hukuksuzluklara kapı aralamaya çalışmaktadır.

Bizler mahalle sakinleri ve İstanbul’un dört bir yanından gelen yaşam savunucuları olarak nöbetteyiz, bekliyoruz: Validebağ Korusu’na yönelik bütün rant ve yağma planlarına son verilmelidir. Validebağ Korusu’nu yağmaya açmayı amaçlayan kaçak inşaat durdurulmalı; mahallede devam eden polis kuşatması kaldırılmalıdır.

Bugüne kadar Validebağ konusunda sayısız yalana başvuran; basına yaptığı en son açıklama çelişki ve yanıltmalarla dolu olan belediye başkanını yeni oyalamalara ve hukuksuzluklara başvurmaması konusunda uyarıyoruz. Uymak zorunda olduğunuz mahkeme kararına uyun, kaçak inşaatı durdurun, iş makinelerinizi alandan çekin, mahalledeki polis ablukasını kaldırın.

İSTANBUL KENT SAVUNMASI

 

29 Ekim 2014 Çarşamba akşamı Validebağ hukuksuz inşaat alanında okunan basın açıklaması:

Sevgili dostlar,

Validebağ’daki direniş alanımızda koruyu, Üsküdar’ı, İstanbul’u, yaşamı ve demokratik haklarımızı savunmak için başlattığımız nöbetimiz bugün 9. gününde.  Direnişimizin bu zorlu aşamasında, İstanbul’un dört bir yanından, Fatih Oruç Baba’dan, Sarıyer’den, komşu 1 Mayıs mahallesinden, Kartal’dan, Kadıköy’den, Beşiktaş’tan gelerek dayanışmayla, kardeşlikle, umutla, öfkeyle, neşeyle nöbetimize katılan, direnişimizi büyüten tüm dostlarımızı sevgiyle selamlıyoruz.  Zeytinlik nöbetinden koru nöbetine dayanışma selamı çakan Soma-Yırca köylülerine; Soma-Ermenek yolunda önleri kesilen maden işçilerine; maden işçileri için nöbet tutan kardeşlerimize kısacası yaşamı savunmak için sokakları dolduran; sokakları, meydanları yeni güvenlik uygulamalarıyla halkı korkutmaya çalışan yaşam düşmanlarına bırakmayan herkese sevgilerimizi gönderiyoruz. Karaman Ermenek’teki maden ocağındaki yeni iş cinayetinde göz göre göre yerin 300 metre altına gömülen 18 maden işçisi kardeşlerimizi saygıyla anıyor; ailelerine başsağlığı diliyoruz.

Sevgili dostlar, Validebağ’daki nöbetimizin 9. gününde; hepimizin yaşamı savunmak için barikatların başında olduğumuz bugün, Validebağ’da yaşanan tüm hukuksuzluklara, saldırılara, mahalleyi kuşatan açık polis ablukasına karşı en temel hakkımız olan doğayı savunma ve demokratik gösteri hakkımızı kullanmakta kararlı olduğumuzu bir kez daha ifade ediyoruz. İstanbul’u yağma alanı; yurttaşları kul olarak gören zihniyet Validebağ’ı savunmak için sürdürdüğümüz direnişimizi siyasal bir hedef haline getirmeye çalışıyor. Çünkü onlar da, bizler de çok iyi biliyoruz: Bu alanı savunmak demek çılgın projelerle ranta açmak istedikleri Validebağ korusunun tamamını ve yağmalamak istedikleri Üsküdar’ı ve tüm İstanbul’u savunmak demek. Bu alanı savunmak demek, kıyımlarla, talan yasalarıyla, iş cinayetleriyle yok etmek istedikleri yaşamı savunmak demek. Bu alanı savunmak hukuk tanımaz tutumlarıyla, yeni güvenlik yasalarıyla, polis şiddetiyle kullanılmaz hale getirmek istedikleri tüm demokratik haklarımızı savunmak demek.

Dostlar, Validebağ nöbetine gerek mahalleden gerekse İstanbul’un dört bir yanından katılan yaşam savunucuları olarak taleplerimiz açıktır. Bu iki net talebi tekrarlıyoruz:

  • Validebağ Korusunu yağmaya açmayı amaçlayan bu kaçak inşaat durdurulmalı; kaçak inşaatı sürdürmek için mahallede devam eden polis kuşatması kaldırılmalıdır.
  • Validebağ Korusu’nun bütününe yönelik bütün rant ve yağma planlarına son verilmelidir.

Taleplerimiz basit, net, haklı ve meşrudur. Mahkeme kararlarını uygulamamak; doğayı yağmalamak; demokratik haklarını barışçıl biçimde kullanan insanlara karşı polis şiddetine başvurmak suçtur. Merkezi ve yerel yöneticileri, yandaş medyası, provakatörleri, inşaat bekçiliğine soyunan kolluk kuvvetleriyle direnişimizi hedef haline getirenleri uyarıyoruz. Haklı olan bizler yaşamı ve doğayı savunanlarız. Bütün saldırılarınıza ve hukuksuzluklarına rağmen bu haklı ve meşru taleplerimiz yerine getirilene kadar yaşamı ve doğayı savunma nöbetimize devam edeceğiz.

İSTANBUL KENT SAVUNMASI

29 Ekim 2014 Validebağ nöbeti