(Mehveş Evin / Milliyet – 8 Kasım 2014)

Hırsızlar bizden korkar, kahramanlar bize katılır!
Avustralya, Sydney’deki “Milyon Maskelinin Yürüyüşü”ndeki pankartlardan biri buydu.
Peki, dünyanın 481 ayrı şehrinde düzenlenen yürüyüşün anlamı neydi?
“Guy Fawkes” maskeli aktivistlerin kapitalist düzene, adaletsizliğe, yolsuz ve ahlaksız hükümetlere, güvenlik devletine ve her türlü baskıya karşı yaptığı yürüyüşte, özellikle Londra’dan katılım büyüktü…
Washington DC’de Reagan binasının önünde polis barikatlarını bir avuç insan devirdi. CIA eski başkanı, Dallas’taki gösteriler nedeniyle şehre giremedi. Buckingham Sarayı’nın yakınında ateş yakılması ve havai fişeklerin patlatılmasıyla İngiliz çevikleri müdahale etti ve 15 kişiyi gözaltına aldı.
Haricinde, kimsenin burnu kanamadı, gaza boğulmadı…

Radikal solun yüzü
Aslında (h)aktivist grup Anonymous’un çağrısı, yüz bin veya milyon değil, milyarlarca insanın sıkıntılarına tercüman. Temiz sudan eleştiri ve gösteri hakkına; küresel emperyalist şirketlere teslim olan hükümetlere isyandan eşit, adil bir eğitim arzusuna, çıkış noktası hep aynı.
Peki, Fawkes maskesi takarak, barışçıl gösterilerle devrim yapılır mı?
Bu sorunun cevabını vermek için henüz erken. Ancak “Occupy”dan Gezi’ye, 21. yüzyılın başından beri yaşanan sokak hareketleri, radikal siyasi akımların geleceği hakkında fikir verebilir.
Felsefe doçenti Thomas Nail, Huffington Post’a “maskenin siyaseti”ni yazarken son 30 yıldır radikal solun hep maske taktığına dikkat çekiyor. Bunun tarihsel ve siyasi önemini de şöyle anlatıyor:
“Siyasi temsil ve kimliği reddedip, doğrudan demokrasi ve eşitliğin önünde engel olduğuna inanan bir dizi siyasi stratejinin parçası…”

Bir avuç cesur insan
Bu yıl üçüncü kez düzenlenen 5 Kasım yürüyüşü her yıl biraz daha büyüyor. Fakat Türkiye’de asıl direniş, maskesizlerle sürüyor… Bu yazıyı yazarken, bir avuç cesur insan haksızlıklara karşı mücadele ediyor.
Yırca’da zeytin ağaçlarını kestirmemek için nöbet tutan köylüler, Kolin şirketinin avukatları ve polis tarafından çivili sopalarla dövülüyor…
Validebağ korusuna sahip çıkan halka polis yine gazla, plastik mermilerle saldırıyor..
Fatsa ve Ünye, Altıntepe şirketinin siyanürle altın çıkarmasına karşı birleşiyor…
Kobani sınırında gencecik bir kadın, “insan zincirine” açılan ateş sonucu öldürülüyor.
Bütün bu hadiseler, birbirinden farklı görünse de aynı kapıya çıkıyor:
Maskeli veya maskesiz, mevcut düzene karşı duruşun önlenemez şekilde büyümesine…
NOT: Fatsa Ünye Doğa Koruma Platformu, 9 Kasım saat 13’te Galatasaray Meydanı’nda yapacağı açıklamaya herkesi bekliyor.

HERKES BİR

Thomas Nail, maskenin kullanımını şöyle açıklıyor:
1- Maske, siyasi partilere ve devlete karşı bir sembol. Söz konusu gruplar, herhangi bir parti tarafından temsil edilmiyor ya da parti kurmak gibi bir niyetleri yok.
2- Maske, siyasi bir evrenselliğe işaret ediyor. Sosyal hareketler tarih boyunca belirli bir gruba (kadın özgürlüğü, gay hakları, vs) odaklanırken maskeliler, belirli bir kimliği öne çıkarmıyor: Herkes maske takabilir ve aynı mücadelede yer alabilir.
3- Maske, doğrudan demokrasi ve eşitliği temsil ediyor… Sandığa gitmek yerine doğrudan demokrasi için kendi kurumlarını yaratan bu gruplar, azınlığın ihtiyaçlarını görmezden gelen karar verici mekanizmaları reddediyor. Aynı zamanda maske, hiyerarşi ve otoriterliği temsil eden yüzleri bu harekette eritiyor.
Nail, “Yüzlerce insanın Guy Fawkes maskesiyle dolaşmasını seyrederken, kimin iktidarda olduğunu ayırt edemeyiz. Çünkü kimse lider değil, ama aynı zamanda herkes lider” tespitini yapmış.