(Sendika.org – 8 Kasım)

Manisa’nın Soma ilçesine bağlı Yırca köyünde zeytinlikleri talan ederek termik santral yapılmasına karşı çıkan köylülere Kolin şirketinin özel güvenlik görevlileri 6 Kasım gecesi bir kez daha saldırdı. 7 Kasım sabahı saat 6.00’da ise şafak baskını ile 6 bin civarında ağaç kesildi. Tayyip Erdoğan ve iktidarının etrafında kurulan “çetevari” sermaye gruplarının başında gelen Kolin Şirketler Grubu, bir dizi kamu ihalesinden milyarlar kazanan ve yağma projeleriyle doğayı katleden şirketler sıralamasında başı çekiyor. AKP’yle yükselen, yağmaya doymayan Kolin’i yakından tanıyalım.

Soma’nın Yırca Köyü’nde 16 Eylül’den bu yana köylülerin zeytinliklerini termik santral kurarak talan etmeye çalışan Kolin Şirketler Grubu’na karşı direniş sürüyor. Bir ayı aşkındır devam eden nöbet sırasında Kolin’e bağlı ekipler ara ara baskınlar yaparak zeytin ağaçlarını kesti, köylüleri darp etti. Yırcalı köylüler Kolin ismini belki ilk defa duydu, “mafyatik” termik santral kurma yöntemiyle ilk defa karşılaştı. Ancak bu Kolin’in ilk işi değil; Malatya’dan Gümüşhane’ye, Antalya’dan İstanbul’a kadar ülkenin neredeyse dört bir yanında baraj, HES, otoyol ve termik santral gibi onlarca proje Kolin tarafından inşa ediliyor. 3. Havalimanı ihalesini Mayıs 2013’te 22,1 milyar Euro’yla kazanan konsorsiyumda yer alan diğer isimler gibi Kolin de bu tarihten sonra daha çok bilinir oldu. Kolin Şirketler Grubu, AKP’yle birlikte büyüyen, “ilgi alanları” genişleyen, ihalelerin vazgeçilmez ismi olan ve yağma projeleriyle doğayı katleden isimler sıralamasında başı çekiyor. Tayyip Erdoğan ve iktidarının etrafında kurulan “çetevari” sermaye ilişkilerinin getirisinden bir hayli faydalanan Kolin’in, “kirli para ağının” bileşenlerinden biri olduğu 17 Aralık Operasyonu’nun ardından yayımlanan tapelerle ortaya çıkmıştı.

kolin_ciro

Emperyalizmin hizmetinde bir müteahhit

Şirketin temeli Naci Koloğlu tarafından 1977’de Kolin İnşaat adıyla Elazığ’da atıldı. Kolin İnşaat’ın 2000’li yıllarda yükselişe geçmesinin temelinde Afgasitan’daki işgal güçlerine büyük bir bağlılıkla hizmet etmesi yatıyor. Şirket, ABD Savunma Bakanlığı için yaptığı askeri tesislerle, özellikle de Türkiye’deki Amerikan üsleri için yaptığı işlerle o dönemde güçlü bir “referansa” sahip oldu. Afganistan’da en çok ihale alan Türkiyeli şirketler arasında yer aldı. Şirketin Afganistan’daki yol şantiyelerinde 2006 yılında Türkiye’den giden dört mühendis ve işçi öldürüldü. Afganistan’da ABD’li şirket Louis Berger’in taşeronu olarak faaliyet gösteren şirket Türkiye’deyse İncirlik ve Pirinçlik üslerinde bulunan çeşitli binaların yapımını üstlendi. Son teknolojik teçhizatla donatılmış işkence odaları bulunan ve özel bir teknikle inşa edilen MİT Diyarbakır Hizmet Binası da Kolin tarafından 2007’de yapıldı. Kasım 2007’de Kolin İnşaat’ın sahiplerinden Celal Koloğlu ve firmanın iki üst düzey yöneticisi, Çanakkale’de süren akaryakıt kaçakçılığı operasyonunda gözaltına alındı. Kolin İnşaat’ın “kardeş” şirketlerinden Limak İnşaat’ın patronu Nihat Özdemir de aynı dönemde Enerji Bakanlığı’ndaki yolsuzluk operasyonu kapsamında gözaltına alındı. AKP’nin sermaye grupları arasında yeniden düzenlemeye gitmesi olarak yorumlanan bu operasyonlar sonrasında Kolin, AKP’yle yakınlaşarak “tehdit” değil müttefik olduğunu gösterdi. Afganistan’ın yanı sıra Ürdün, Uganda, Libya, Sırbistan, Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelerde de faaliyet göstermeye başlayan Kolin’in “dışa açılımına” en büyük katkıyı Erdoğan’ın Ortadoğu hamlelerinin yaptığını dile getiren Naci Koloğlu, “Başbakan’la yükselişe geçtik. One Minute olayından sonra giremediğimiz bazı ihalelere girmeye ve almaya başladık” demişti.

Elektrik faturamız Kolin için

Kolin Şirketler Grubu, “ilgi alanını” zaman içinde inşaattan turizm-hizmete, liman-tersaneden maden-çimentoya genişletirken 2013 yılında başka bir alanda sıçrama yaptı: Enerji. Elektrik dağıtım şirketlerinin birer birer özelleştirilmesiyle ihalelerde Kolin-Limak-Cengiz konsorsiyumu baş gösterdi. 10 milyona yakın tüketiciye elektrik satacak işlere girip 4 büyük bölgenin ihalesini kazandılar. Bunlardan en büyüğü BEDAŞ ihalesi 2013 mayıs ayında yaklaşık 2 milyar dolara alındı. Aynı ay Akdeniz elektrik işi de 550 milyon dolara alındı. Bugüne kadar enerji işinde hiçbir iş yapmayan bu “tecrübesiz” ama iştahlı üçlü, ilk iş olarak kazanılmış işçi haklarının tasfiyesine ve halka daha pahalı elektrik hizmet satımına koyuldu. Üçlünün kar hırsı, elektrik dağıtımında birçok soruna yol açtı.

17 Aralık’la ortaya çıkan kirli para ağı

Bir dizi kamu ihalesinden milyarlar kazanan, elektrik dağıtım şirketlerinin en büyüklerini özelleştirmelerden alan “Kolin-Limak-Cengiz kardeşliğinin” AKP iktidarıyla kurduğu kirli ilişkilerin bir kısmı 17 Aralık operasyonu sonrasında ortaya çıkmıştı. Yayımlanan belgelere göre, Tayyip Erdoğan tarafından Kolin-Limak-Cengiz’in yanı sıra Mapa ve Kalyon da Sabah-ATV’nin sahiplenilmesi ve finansmanıyla görevlendirilmişlerdi. Söz konusu metinlerde yer alan iddialara göre, Cemal ve Ömer Faruk Kalyoncu ile görüşen Tayyip Erdoğan, Sabah-ATV’nin Kalyon Grubu’na devri kararını verdi. Cengiz İnşaat, Limak İnşaat ve Kolin İnşaat, demiryolu projelerinde aldığı ihaleler ile tanınan Makyol İnşaat, IC İçtaş İnşaat ve Özaltın İnşaat gibi şirketlerden ortaya para koyması istendi. Buna ilişkin emri de Erdoğan verdi. Binali Yıldırım ise patronların ‘para koyma’ eylemini organize ederek para havuzu oluşturma işiyle görevlendirildi. Mehmet Cengiz’le Celal Koloğlu’nun ortaya çıkan tapesinde ise Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’la yapılan görüşme ve alınan sözlere atıfta bulunuluyor. Cengiz, “Bu milletin …” derken Koloğlu “İnşallah inşallah” diyor.

‘Bakan babam sağolsun!

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın oğlu, Kolin Şirketler Grubu arasında bulunan Sefine Denizcilik Tersanecilik AŞ’nin ortaklarından biri. Kolin’in bakanlığın açtığı ihalelerin çoğunu kazanması ise bu ortaklığın bir meyvesi. 30 Mart yerel seçimlerinde AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan Adayı olan Binali Yıldırım’la ilgili CHP Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Meslis’te soru önergesi vermişti. Önergede yer alan ve bu ortaklığın boyutunu ortaya seren sorulardan birkaçı:

“Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme eski Bakanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın 30 adet geminin sahibi olduğu iddiası doğru mudur?”

“Binali Yıldırım‘ın çocuklarının ayrıca Sefine Tersanesi’nin (Sefine Denizcilik Tersanecilik Turizm San. ve Tic. AŞ) sahipleri oldukları ve Kıyı Emniyet Müdürü’nün yeni yapılacak gemilerin inşa ihalelerinin ihale şartnamelerinde yaptığı değişikliklerle Sefine Tersanesi’nde kalmasını sağladığı iddiası doğru mudur?”

“Kolin İnşaat Turizm Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin Binali Yıldırım döneminde otoyol ihalelerinin bir çoğunu aldığı ve Sabah ATV satışında oluşturulan havuza para aktaranlardan birinin Kolin İnşaat, Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ olduğu dikkate alındığında Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım’ın sahiplerinden olduğu Hollanda Bayrakları ile ticaret yapan, gemilerin otoyol ihaleleri ve ayrıca 3. Havalimanı ihalesi karşılığında fazla gösterilen maliyetlerden oluşturulan paralarla dünya karasularında dolaştıkları iddiası doğru mudur?”

“Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı ihalelerinin Kolin İnşaat, Turizm Sanayi ve Ticaret AŞ’ye verilmeleri karşılığında alınan rüşvet paralarının Binali Yıldırım’ın çocuklarının gemi şirketlerinde aklandığı iddiası doğru mudur?”

k3