(Hikmet Çetinkaya / Cumhuriyet – 11 Kasım 2014)

Yaşamı farklı kılan, tarihi, uygarlığı o farklılık içinde algılayabilen toplumlar doğaya sahip çıkar…
Talanın, yağmanın, hırsızlığın, rüşvetin kol gezdiği coğrafyalarda hayat bu yüzden ayrıcalıklıdır…
Bilinen, yıllardır sürdürülen o kıyım şimdilerde de sürerken, gözlerimizi bu kez Soma’nın Yırca köyüne çevirdik…
Kolin Şirketi orada termik santral yapmak için 6 bin zeytin ağacını katletti!
İzmir, Çanakkale, Ayvalık, Burhaniye, Edremit, Kaz Dağları…
Tüm çevreciler seslerini duyurdu ama değişen bir şey yok!
Yağma düzeninin savunucuları talana göz yumuyor.
AKP’nin Meclis’e sunduğu yasa tasarısı kabul edilirse 25 dekarın altında olan zeytinlikler talana açılacak, sıradan ağaç sayılacak…
Ulusal Zeytin ve Zeytinyağı Konseyi kurucularından Murat Narin, 10 gün önce Cumhuriyet Ekonomi Servisi’nden Şehriban Kıraç arkadaşımıza anlatmıştı, zeytincilikte yaşanan “küresel skandalın” perde arkasını…
Narin şöyle demişti:
Bir taraftan Soma’nın Yırca köyündeki zeytin ağaçları termik santral için kesiliyor; öte yandan 25 dekarın altındaki zeytinlikler “zeytin alanı dışına” çıkarılmak isteniyor.
Eğer bu yasa Meclis’ten geçerse uluslararası diplomatik bir skandala, rezalete imza atılmış olacak.

***

Peki, nedir bu diplomatik skandal ya da rezalet?
Türkiye Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’ne (UZK) üye olan bir ülkedir.
Eğer zeytin alanları talana açılırsa UZK’nin anlaşması çiğnenmiş olur. Anlaşmanın temelini zeytin ağaçlarını korumak oluşturduğu için, Türkiye’yi üyelikten atarlar.
Ayrıca Türkiye şu anda Uluslararası Zeytinyağı Konseyi’nin dönem başkanıdır…
Yasa Meclis’ten geçerse UZK üyelik yasası olarak adlandırılan yasa da hükümsüz hale gelecek…
Türkiye böylece verdiği sözü tutmayıp çiğneyen bir ülke olacak.
Böyle bir durum diplomatik skandal ve rezalet değil de nedir?
Hükümet tüm bunları bilerek yapıyor…
Saman ithal eden Türkiye bir süredir zeytinyağı da ithal ediyor…
Murat Narin diyor ki:
“Anadolu’da zeytin yetiştirmeye elverişli üç milyon hektar toprak var. Bu alana 3.6 milyar zeytin fidanı dikebiliriz. 20-25 yıl sonra 20 milyon ton zeytinyağı üretmiş oluruz. 1 milyon ailenin geçimi buradan sağlanır.
Yine Güneydoğu’da üç milyon hektar boş alan var. Oralara bir milyar zeytin dikilip, 600 bin aileye eşdeğer ortam yaratılabilir…”

***

Türkiye’de zeytin ağaçlarının yüzde 90’ı 25 dönümün altında ve zeytin alanı ortalaması ise 10- 12 dönüm…
Tüm dünya zeytin fidanı dikerken biz zeytinliklerimizi koruyup kollayacağımıza kesiyoruz.
Ne uğruna?
Termik santrallar yapmak için!
Zeytinin anayurdu Anadolu coğrafyası
Akhisar’da, İzmir Gâvurköy’de tütüncülük bitince zeytinciliğe başlandı…
Akhisar’da 1600 yaşında zeytin ağacı var bugün!
Yani bilge, tarihe ve uygarlığa tanıklık etmiş zeytin ağaçları da var; orta yaşlı, genç, bebe zeytin ağaçları da…
Anadolu uygarlıklarıyla birlikte yaşamış, ona yoldaşlık etmiş zeytin ağaçlarına kıymayın!
Soma’nın Yırca köyünde kıyım var kıyım!
Ürünü üzerinde olan zeytin ağaçları kesiliyor!
Kıyımlara alışkın bir toplumuz…
Demokratik hak ve özgürlüklerinizi kullanın!

***

Dozerle kıyıyorlar zeytinliklere…
Hasadı farklı kılan, doğanın dokusuyla oynayan, tarihi, uygarlığı önemsemeyen bir düşünce kuşatıyor hepimizi…
Bir katliam yaşanıyor Soma Yırca’da…
Kolin Şirketi’nin güvenlik elemanları, zeytininin ölümüne karşı koyan köylüleri yerlerde sürüklerken, dozerle zeytin ağaçlarını dallarında meyvesiyle birlikte öldürüyor…