(KOS Medya – 11 Kasım 2014)

11 Kasım Salı 19.00’da İstanbul Kent Savunması, Kuzey Ormanları Savunması ve Validebağ Gönüllüleri’nin çağrısıyla 1. Levent Metro durağı önünde bir araya gelen yaşam savunucuları Yırca’da katledilen zeytinliklerin ve şaibeli 3. havalimanı projesiyle talan edilen Kuzey Ormanları’nın hesabını sormak için Kolin’in şirket binası önüne bir yürüyüş gerçekleştirdi.

WP_20141111_19_11_56_Pro“Biz biz biz, biraradayız birarada yaşamı savunacağız,” “Ağaçların öfkesi sermayeyi yenecek”, “Her yer Yırca, her yer direniş”, “Susma sustukça dünya beton olacak”, “Katil Kolin hesap verecek” sloganlarının atıldığı eyleme, geçtiğimiz haftasonu gerçekleştirdiğimiz Yırca’yla dayanışma ziyaretimizden getirdiğimiz Kolin tarafından kesilen bir zeytin dalı da eşlik etti. Yürüyüş sırasında Yırca Köyü’nden dostlarımız da Validebağ’dan, Kuzey Ormanları’na direnenlere dayanışma mesajlarını ilettiler.

10710477_803776586332846_507418992104225604_oYaşam savunucuları Kolin’in bulunduğu Yapı Kredi Plaza önüne vardıklarında alışagelmiş şekilde TOMA, çevik kuvvet ekipleri ve sivil polisler şirket binası önünde barikatlarını kurmuşlardı. Yırca’daki zeytinlik katliamının ve özel güvenlik terörünün fotoğraflarını ağaçlara asan yaşam savunucuları, barikat önünde basın açıklaması gerçekleştirdi. Kuzey Ormanları Savunması’ndan Özle Türk’ün okuduğu basın açıklamasında sermaye-iktidar blokunun saldırılarına karşı tüm ülkenin yaşam savunucularının ortak savunma ve direniş alanı olduğunun altı çizilerek iktidarın yağma ve katliam üstünde, polis şiddetiyle, yalanlarla ayakta durmaya çalıştığı vurgulandı. Basın açıklaması ardından Yırca’dan getirdiğimiz katledilen zeytin dalı ve yine Yırca’dan getirdiğimiz Kolin’in jiletli telleri şirketin önüne bırakıldı.

WP_20141111_19_37_47_Pro WP_20141111_19_41_04_Pro

Eylem 12 Kasım Çarşamba saat 19.00’da Acıbadem – Marmara Güzel Sanatlar Fakültesi önünde buluşarak Validebağ’a yürüme çağrısıyla sonlandı.

Özle Türk’ün okuduğu basın açıklamamız şöyle: 

Basına ve kamuoyuna

Bizler günlerdir İstanbul’da, Validebağ korusunu korumak için büyük bir inatla direnen İstanbullular; doğaya, zeytin ağaçlarına ve nöbet kardeşimiz Soma-Yırca köylüsüne karşı suç üstüne suç işleyen Kolin şirketinden hesap sormaya geldik.

Bir şirket düşünün ki kamu ihalelerinden ve yağma projelerinden kazandığı milyarlarla, doğayı katleden şirketler sıralamasının en başında WP_20141111_19_38_10_Progelsin. Bir şirket düşünün ki, ülkenin dört bir yanında ne kadar baraj, HES, otoyol, termik santral projesi varsa, hepsinin altından onun kirli elleri çıksın. Bir şirket düşünün ki, diğer dört yağmacı şirketle birlikte, yandaşı olduğu iktidarla kurduğu çete ilişkileri sayesinde, İstanbul’un kuzey ormanlarında 3. Havalimanı katliamını fütursuzca sürdürsün. Bir şirket düşünün ki, özelleştirilen elektrik dağıtımda aslan payını kapsın; kar hırsı yüzünden işçileri iş cinayetlerine kurban edip, işten çıkarsın. Bir şirket düşünün ki, kuzey ormanlarından Soma-Yırca’ya doğa katliamından kazandığı milyarları sinkaflı küfürlerle kutlasın. Bir şirket düşünün ki özel güvenlikçilerini zeytinliği için direnen köylülerin, katliamları protesto edenlerin üstüne sopalarla, biber gazıyla saldırtsın. Bir şirket düşünün ki önceden haber aldığı Danıştay kararlarını geçersizleştirmek için, bir sabah vakti haince 6000 zeytin ağacını katletsin. Ve bir ülke düşünün ki iktidarı gücünü bu katliamcılardan alsın; bu katliamcıları “Yeni Türkiye”sinin en muteber yurttaşları saysın.

Artık uyarmıyoruz, ilan ediyoruz: Bu ülke artık Validebağ Korusu’ndan Soma-Yırca’ya; Kuzey Ormanları’ndan Alakır’a, ormanlarından zeytinliklerine, akarsularından vadilerine biz yaşam savunucularının ortak savunma ve direniş alanıdır. Ortak savunmamızın meşruluk kaynağı, Validebağ’da oyuncak halinde getirdiğiniz mahkeme kararlarınız; Soma-Yırca’da binlerce ağaçı katletmek için kaymakamı, savcısı, şirketi el ele verip aştığınız Danıştay kararlarınız değil, doğayı koruma hakkımız ve dayanışma ile büyüyen direniş dalgamızdır. Şantiye bekçisi olarak kullandığınız polisiniz; hakkını arayan yurttaşların üstüne saldırttığınız özel güvenlikçileriniz; Soma-Yırca’da köylüyü darp etmek için kullandığınız çivili sopalarınız; Validebağ’da üstümüze saldığınız tomalarınız; başta Kolin Şirketler Grubu olmak üzere bir avuç doğa ve yaşam katili şirketin, yağmacıların çıkarlarından başka kimseyi korumuyor. Bakanlarınız; kalkınma yalanlarıyla bir avuç yağmacının çıkarlarının bekçiliğini yapıyor. İktidarınız yağma ve katliam üstünde, polis şiddetiyle, yalanlarla ayakta durmaya çalışıyor.

Bu yağmanın ve katliamın hesabını mutlaka vereceksiniz. Bizler, yaşam savunucuları; kutsal zeytin ağacının; Soma-Yırca’da ve Validebağ’da yerlerde sürüklediğiniz kadınların; madenlerle, inşaatlarda öldürdüğünüz bütün işçilerin; bağrını kirli ellerinizle deştiğiniz toprağın, suyun, ormanın ve yaşamın hesabını sormak için her gün savunmada, sokakta olacağız. Soma-Yırca’da o zeytin ağaçları yeniden yeşerecek; Validebağ koru olarak kalacak; derelere HES, ovalara termik-nükleer santral yapılmayacak.  Bu ülkenin zeytinliklerinde, derelerinde, parklarında, korularında umut, biz direndikçe yeniden yeşerecek. O yüzden diren Yırca, diren Validebağ, direnyaşam, dirensu, direnorman, direninsan!

İSTANBUL KENT SAVUNMASI/ VALİDEBAĞ GÖNÜLLÜLERİ/ KUZEY ORMANLARI SAVUNMASI (11 Kasım 2014 -Yapı Kredi Plaza)

WP_20141111_19_55_06_Pro