(Çağrı Öner / BİA – 2 Aralık 2014)

Remziye Saatli zeytinliği için çıkan acele kamulaştırma kararının yürütmesini durdurttu, tespit ve tescil davası buna rağmen sürdü, karar çıktı. Kamulaştırma parası hesabına yattı. “O paraya dokunmam, sonuna kadar mücadele edeceğim” diyor.

Remziye Saatli 83 yaşında. İzmir Çeşme’de Karadağ mevkiinde yaşıyor. 1980 yılında eşiyle birlikte almış 15 dönümlük araziyi. 30 yıl emek vermiş. “Ellerimle 250 ağaç diktim ve şimdi kesecekler” diyor. Araziyi aldıklarında Rumlardan kalma altı zeytin ağacı varmış. Şimdi meyve bahçesi.

25 Mart 2013’te Bakanlar Kurulu tarafından alınan “acele kamulaştırma” kararıyla hayatı değişmiş. Arazisinin bir bölümüne ‘rüzgâr enerjisi santrali’ (RES) kurulacaktır.

Hemen dava açar ve kazanır Çeşme yarımadasında 1. ve 2. derece Doğal SİT alanına rüzgâr santralleri kurulabilmesi için 25 Mart 2013 tarafından yapılan acele kamulaştırmaların yürütmesi 14 Temmuz 2014 günü Danıştay 6. Dairesi tarafından durdurulur.

Avukat Atay: Adli tatilde karar alındı

Ancak acele kamulaştırmanın yürütmesinin durdurulması sonrası Çeşme Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülen Bedel Tespit ve Tescil davasının yürümemesi gerekirken karar verildi.

bianet’e konuşan avukat Hande Atay, “Ağustos ayında hem de adli tatil sırasında üç hafta arka arkaya duruşma görülerek Remziye Saatli’nin zeytinliğinin bir bölümü hazineye tescillendi.” Araziye Remziye Saatli adına bir hesap açılarak mahkemenin belirlediği para bankaya yatırıldı.

200-255

Saatli: “Torunlarım için diktim”

Zeytinliğinde sohbet ettiğimiz Remziye Saatli “O paranın kuruşuna dokunmam” diyor: “Üç dönüm tarlama 150 bin lira veriyorlar. Bana haber vermeden banka hesabıma para yatırmışlar, ben para istemiyorum, paraları onların olsun. Benim de kızlarımın da mali durumum iyi. Ben torunlarım için diktim zeytinleri. Oynasınlar diye. Trilyonlar verseler istemiyorum ben paralarını.”

“Kuyruklular soktu”

“Çok sıkılıyorum bir sürü hazine yeri varken neden benim tarlama girmek istiyorlar. Bu hale getirene kadar çok mücadele ettim. Kuyruklular (akrep), yılanlar soktu beni, hastanelere kaldırıldım. Torunlarıma bırakmak için emek harcadım.

“Bir sürü direk dikecekler”

“Zarar vermeyeceklerini söylüyorlar ama başbakan bile yalan söylüyor. İnanılmaz bunlara. Bir sürü direk dikecekler. Bu direkler rüzgâr toplayacak ve mahsullerimiz zarar görecek.”

Tüm bunları anlatırken “Sıkıntıdan öleceğim” diyor; ama bakmayın öyle dediğine sonuna kadar mücadele edeceğini de söylüyor.

Avukat Hande Atay, asliye hukuktan çıkan karar için Yargıtay’a gittiklerini söylüyor; yürütmeyi durdurma kararı olmasına rağmen kamulaştırma kararı alınmasını ise Anayasa Mahkemesi’ne götürmüş. Remziye Saatli ise gerekirse “AİHM’e giderim” diyor.