(Hakan Akpınar – Yurt gazetesi / 25 Aralık 2014)

Yırcalı köylülerin avukatı Deniz Bayram, ‘Son yıllarda Danıştay’ın onlarca durdurma kararına rağmen Türkiye’de enerji ve çevre alanında politik bir hukuk düzeni oluşturuldu’ diye konuştu

Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) İstanbul Şubesi tarafından düzenlenen “Zeytinin Enerji ile İmtihanı” başlıklı panele, konuşmacı olarak katılan Yırcalı köylülerin gönüllü avukatı Deniz Bayram, yaklaşık 3 ay boyumca yürütülen hukuk ve direniş mücadelesinin bilinmeyenlerini anlattı. Bayram, konuşmasında “Son yıllarda Danıştay’ın onlarca durdurma kararına rağmen Türkiye’de enerji ve çevre alanında politik bir hukuk düzeni oluşturuldu” dedi. Panelde Bayram’ın yanı sıra ZMO Manisa Şube Başkanı İbrahim Demran ile Uludağ Üniversitesi Öğretim Görevlisi Doç. Dr. Ertuğrul Aksoy’ da yer aldı.

‘Kömürden ayrı tutulamaz’
Yırca’da yaşananların zeytin ve tarım alanlarının nasıl enerji yatırımları pahasına nasıl yok edildiğinin göstergesi olduğunu belirten Bayram, “Bununla birlikte enerji politikları, bunun nasıl idari ve hukuki politikaya dönüştüğünü gösterdi. Maden faciasıysa, aslında Türkiye’de madenler ile termik santraller ve özelleştirme politikalarının birbirleriyle bir bütünlük teşkil ettiğinin örneğiydi. Rödevansa dayanan maden ocaklarının işletilmesi 2004 yılı Yükesek Planlma Teşkilatı’nın strateji belgesinde bir adım olarak tescil edildi ve bu bütün yasal mevzuata da yayılıdı. Termik santraller kömür madenlerinden ayrı tutulamaz. Ne kadar çok kömür yakılırsa o kadar çok enerji üretileceği gerçeği var. Rödevans sistemi termik santraller için de geçerli” diye konuştu.
talan
Milyonlarca ton kömür
Türkiye’de kömür tüketimindeki en büyük payın termik santrallere ait olduğunu hatırlatan Bayram, konuşmasına şöyle devam etti: Türkiye Kömür İşletmeleri üretimi stratejik plan verilerine göre üretimi son 10 yılda üremini 11 kat artırdığı söyleniyor. Buradaki kömür üretimdeki büyüme tarım alanlarının daraltılması anlamına geliyor.  Milyonlarca ton kömürden bahsediyoruz.  Planda ayrıca bugünki siyasi aktörlerin sıksık ağzında olan 2023’e kadar linyit ve taş kömür rezervlerinin enerji üretiminde kullanılmasına stratejik olarak düşünülüyor. Burada, ‘bu adımların gerçekleşmesi için gerekli bütün yasal düzenlemeler yapılır’ ifadesi ile aslında yasama organına da ‘gerekeni yap’ denilmiş. Türkiyede EPDK karar verilerine göre planlama aşamasında son listeye göre 87 tane kömür yakıtlı termik santral var. Aktif olarak çalışan santral sayısı da 21 olarak gözüküyor.

‘Bilgi verilmeden kamulaştırıldı’
Zeytin ve tarımsal alanlarının enerji alanlarına çevrilen Yırcalılar hakkında bilgi veren Bayram, 10 Mayıs’ta resmi gazetede yayınlanan acele kamulaştırma kararı ile köylülere hiç sormadan, bilgi dahi verilmeden 490 dönümlük arazilerin kamulaştırılmasının yapıldığını ifade etti. 3573 Sayılı Zeytinciliğin Islahı ve Yabanilerinin Aşılattırılması Kanunu’na göre zeytinliklere üç km mesafe içinde zeytinyağı üretim tesisleri hariç sanayi fabrikasının vs. izin verilmediğini söyleyen Bayram, zeytinliklerin bakanlığın acele kamulaştırma yöntemiyle Kolin Şirketler Grubu’na verdiğini ifade etti. Yırca köylülerinin zeytinlikleri için verdiği mücadeleyi anlatan Bayram, köylülerle aramızdaki güven ilişkisinin köylülerle karşılıklı bilgi alış verişinde bulunarak ve her zaman kararın kendilerine ait olduğunu ifade ederek elde ettiklerini aktardı.