(Rıfat Doğan / İleri – 25 Aralık 2014)

Kuruma tehlikesiyle karşı karşıya olan Burdur Gölü ile ilgili yönetim planının revize edilerek madencilik faaliyetlerine izin veren değişiklik için Isparta İdare Mahkemesi yürütmenin durdurulmasına karar verdi. Mahkemenin bu kararı almasında TMMOB’un hazırladığı “Burdur Gölü Havzası Mermer Ocakları Raporu” etkili oldu.

Burdur Gölü ile ilgili geçen yıl 5 Aralık tarihinde Burdur Valiliği Yerel Sulak Alan Komisyonu tarafından Ramsar Sözleşmesi ve Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği kapsamında oluşturulan Burdur Gölü Yönetim Planı’nda maden şirketlerinin isteğine boyun eğilerek değişiklik yapıldı. Bu kapsamda tampon bölge içinde büyük bir alanda mermer ocaklarına izin verildi. Ulusal Sulak Alan Komisyonu tarafından da 29 Nisan 2014 günü alınan karar uygun bulundu. Ancak Burdur sivil toplum örgütleri buna karşı dava açtı ve Isparta İdare Mahkemesi 10 Aralık’ta yürütmeyi durdurma kararı verdi.

SÖĞÜTLÜ DAĞLARI TEHDİT ALTINDAYDI

Her yıl 330 ton suyun yok olduğu ve 20 yıl içinde kuruyacağı tahmin edilen Burdur Gölü ile ilgili verilen yürütmeyi durdurma kararı Burdur Gölü Yönetim Planı 3.maddesinde yapılan değişikliği özellikle bölgenin en yoğun bitki örtüsünü barındıran Söğütlü Dağları’nı kapsıyor. Dağların yüksek kesimlerinde karaçam ormanları, alt kesimlerinde ardıç ormanı ve Söğüt Yaylasında Ulu Ardıç Tabiat Anıtı bulunuyor. Dağların göle yakın kısımları nesli tehlike altında olan dikkuyruk dâhil yüzlerce su kuşunun barınma alanı. Söğüt Dağlarının üst kısımları ise yine nesli tehlike altında olan akkuyruklu kartal da dâhil yırtıcı kuşların üreme ve barınma alanı.

Halk ve sivil toplum örgütleri sık sık “madencilik nedeniyle mermer tozu toprağın gözeneklerini tıkayarak köylerde tarımsal verimliliği düşüreceği gibi, yeraltı suyollarını bloke ettiği için yeraltı su seviyesinin düşmesine de yol açacak” uyarısında bulunuyordu.

Oybirliğiyle alınan kararda şu ifadelere yer verildi: “Mahkeme tarafından keşif ve bilirkişi incelemesi aşamasındaki süre boyunca yapılacak madencilik faaliyetlerinin vereceği zararların, giderilmesi güç zararlar olarak değerlendirildiği, açık hukuka aykırılık yanında koruyucu bir yaklaşımla konunun kavrandığı anlaşılmaktadır.”

TMMOB RAPORU ETKİLİ OLDU

Mahkemenin bu kararı almasında TMMOB’un “Burdur Gölü Havzası Mermer Ocakları Raporu” büyük katkısı oldu. Haziran ayında hazırlanan raporda madencilik faaliyetlerinin doğaya büyük zarar verdiği ve tahribata yol açtığı belirtilerek şöyle denmişti: “Bölgenin sulak alan niteliği nedeniyle, özel kanuna tabi olan kısmı için, koruma amacıyla üst ölçekli planlarda arazi kullanım kararı getirilmemiş sulak alan yönetim planına atıf yapılmıştır. Buna karşılık sulak alan yönetim planında herhangi bir hüküm olmamasına karşın madencilik faaliyetlerine izin verilmesi yönetim planına ve diğer planlara aykırıdır.”