Okuma süresi: 2 dakika

(birgun.net – 25 Aralık 2014)

Türk Tabipleri Birliğine göre, onaylanan nükleer ÇED Raporunda 1980’li yılların verileri kullanıldı, radyasyonun kanser etkileri göz ardı edildi, iş güvenliği tedbiri alınmadı, tarım ve ekosistemler üzerindeki etkiler değerlendirilmedi.

Mersin’in Gülnar ilçesi Büyükeceli beldesinde kurulması planlanan Akkuyu Nükleer Güç Santrali projesinin inşaat sürecinden başlayarak, ömrünü tamamlayacağı döneme dek canlı sağlığına önemli etkileri olacağının altını çizen Türk Tabipler Birliği (TTB), toplum sağlığına ilişkin hususların Çevresel Etki Değerlendirme (ÇED) Raporunda bilimselliğe uymayan bir şekilde işlediğini belirtti. TMMOB, TTB ve Türkiye Barolar Birliği’nin (TBB) Danıştay’da açtığı davada hem proje sahiplerine canları istediği ÇED Yönetmeliğini kullanma hakkı tanıyan Geçici 1. Maddenin hem de Akkuyu NGS ÇED Olumlu kararının iptali isteniyor. Dava TTB’ye göre, yalnızca çevre hukukunun arkasından dolaşılması sebebiyle değil, ortaya koyduğu yüksek ekolojik riskler ve kamu sağlığı tehlikeleri yüzünden de durdurulmalı. TTB, ÇED Olumlu kararı verilen rapor hakkında şu şerhleri düştü:

Nükleer santrallar ve radyasyon denetlenemeyen bir risk oluşturur. Dünyada felakete yol açabilecek derecede 169 kaza olmuştur. Riskin gözlemlenemez ve denetlenemez oluşu nedeniyle pek çok ülke NGS’leri kapatma, yeni inşa edilenleri işletmeye almama, yeni proje üretmeme yoluna gitmiştir. ÇED Raporunda NGS etkileri bütün boyutları ile değerlendirilmemişti.

NGS’lerde kaza olmasa bile işletme sırasında havaya, suya, toprağa radyonüklitler ve aerosoller yayılır. ÇED Raporunda bu durum, “santralın işletimi sırasında tıpkı diğer tesislerde olduğu gibi bir radyonüklid salımı gerçekleşecektir. Bu nükleer endüstride meşru sayılan bir uygulamadır” ifadesiyle geçiştirilmektedir. Hava, su ve toprağa salınan radyonüklit ve aerosoller canlılar tarafından havadan solunum yoluyla, su radyoaktif kirlenmeye maruz kaldığında ağız yoluyla, toprakta ise bitkileri yiyerek vücuda alınacak.

NGS proje alanına 24 kilometre mesafedeki Gülnar ilçesinde nüfusun yüzde 86’sı tarımla uğraşıyor. Salımlar tarımı olumsuz etkileyecektir. ÇED Raporunun Acil Eylem Planı bölümüne göre, risk durumunda 30 kilometre yarıçapında alanın tahliyesi, 80 kilometre yarıçaplı alandaki tarım faaliyetlerinin durabileceği belirtilmektedir. Çernobil felaketinin merkezine 400 kilometre uzaklıkta bile sütün kirlenme düzeyinin standartların 200 katı olduğu görülmüştür.

Raporda radyasyona maruz kalacak işçiler bir önlem bulunmuyor. İyonize radyasyona maruz kalma sonucu özellikle kronik zehirlenmenin etkilerinin yıllar sonra ortaya çıkabildiği, çalışanların sağlığı ile ilgili risklerin belirlenmesinin güç olduğu gerçeğine raporda yer verilmemiş. Nükleer Deneme Emekçileri Birliği (AVEN) tarafından 1500 nükleer emekçisi ile yapılan çalışmaya göre, bu kişilerde başta kanser olmak üzere pek çok hastalık daha sık görülmekte. İşçilerin yüzde 34,5’i bir ya da birden fazla kanserden mustarip olup, 3’te 2’siyse 60 yaşından önce hayatını kaybetmektedir.

Santral faaliyeti, kaza veya atıklara bağlı olarak halkın alacağı net radyasyon miktarı hesabı, 13 yıl öncesine ait bilimsel araştırmalara dayanılarak yapıldı. Akkuyu NGS ÇED Raporunda halkın alacağı net radyasyon miktarı, Fukuşima sonrası Birleşmiş Milletler İyonize Işınımın Etkileri Bilimsel Kurulu UNSCEAR tarafından yapılan 2013 tarihli bilimsel araştırma yerine varsayımsal modeller kullanılarak hesaplandı.

Almanya’da santralların 5 kilometre çapında yaşayan 5 yaş altı çocuklarda kanser oranının yüzde 60, lösemi oranınınsa yüzde 117 arttığı saptanmıştır. Raporda radyasyonun kanser etkisi ile ilgili hiçbir bilgi bulunmamakta. Oysa Uluslararası Kanser Araştırma Kurumu iyonlaştırıcı radyasyonu insanlar için kesin kanserojen olduğu kanıtlanmış olarak sınıflandırıyor. Lösemi, meme ve tiroit kanseri yaptığı bilinen radyasyonun bu etkilerine raporda değinilmemiştir.

Öte yandan santralda ısınan suyun denize boşaltılması sebebiyle deniz sıcaklığındaki artışın su ekosistemine zarar verecek, balık faunasını etkileyecek, balık yetiştiriciliği ve deniz balıkçılığı da darbe alacak.