(Evrensel – 6 Ocak 2015)

Dicle Vadisi, birçok endemik ve küresel ölçekte nesli tehlike altında canlı türüne ev sahipliği yaparken, yapılması planlanan HES ve barajlarla; canlı türleri, yok olmayla karşı karşıya kalıyor. Özellikle son dönemde ortaya çıkan imar planları, kum ocakları, HES ve baraj projeleri, vadi için büyük tehdit oluşturuyor. Diyarbakır Surları’nın ve Dicle Vadisi’nin UNESCO dünya kültürel mirası listesine alınma sürecinde Dicle Vadisi’nde var olan tehlikeler ve kirletici unsurlarla ilgili bir rapor hazırlayan Dicle Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof.  Dr. Kemal Güven, Dicle Vadisi’nin büyük bir tehlike altında olduğunu ifade etti.

YİNE KANALİZASYON, YİNE SANAYİ ATIKLARI

2008-2012 yılları arasında yapılan araştırmalara göre Elazığ’ın Maden ilçesinden Diyarbakır’ın Bismil ilçesi köprüsüne kadar 7 istasyon kurulduğunu belirten Güven, istasyon üzerinden yapılan ölçümlerle Dicle Nehri’nin oldukça kirli olduğunun ortaya çıktığını söyledi. Güven Dicle Nehri’ni kirleten unsurları ise Güven şu şekilde sıraladı: “Kanalizasyonların, atık suların arıtılmadan nehre döküldüğü Maden ilçesinden başlarsak oradaki bakır işletmesi Dicle Nehri’ne vermiş olduğu metal kirlilik. Eğil ilçesinin kanalizasyon atıkların Dicle Barajı’na dökülmesi, Organize Sanayi Bölgesi’nin Devegeçidi Deresi’ne arıtmadan bütün endüstriyel atıkları boşaltması ve bunun da Dicle Nehri ile birleşmesinin Dicle Vadisi’nde yaşayan türlerin yok olmasına kadar birçok soruna yol açmaktadır.”

‘KUM OCAKLARI İLE KÖSTEBEK YUVASINA DÖNDÜ’

Bazı yerleşim yerlerinin kanalizasyon atıklarının da arıtmadan geçmeden Dicle Nehri’ne bırakıldığını da ifade eden Güven vadide kurulan kum ocaklarının yarattığı olumsuz etkilere de değinerek, “Dicle Nehri üzerinde kurulan kum ocakları Dicle’nin hem yatağının değişmesine neden oldu hem de yaşayan birçok balığın yaşabileceği ortamlar yok oldu. Yıllarca Dicle Nehri’nin kum ocakları ile köstebek yuvasına döndü. Kum ocaklarının verdiği zararlar bilinmesine rağmen caydırıcı engellemeler ve önlemler alınmadı” diye ifade etti.

‘YEREL YÖNETİMLER İMARA İZİN VEREREK HATA YAPIYOR’

Yerel yönetimlerin de yaptığı bazı hatalar olduğunu belirten Güven, “Özellikle Dicle Vadisi üzerinde imara açılan yerler var. On Gözlü Köprü civarında bazı yerleşme ve işletmelere izin veriliyor. Kırklar Dağı’nın tepesine kurulan birçok bina hem görüntü kirliliği oluşturdu. Hem de Diyarbakır tarihi ve kültürü için çok büyük değere sahip olan ve yıllarca Hıristiyanların, Yahudilerin kullandığı yerler imara açıldı” dedi.