(Gercekgundem, Milliyet, T24 – 10 Ocak 2015)

İzmir’de taş ocağı kurulmak istenen Kemalpaşa İlçesi’nin Akalan Köyü’ndeki 1 haftadır soğukta süren direniş şenliğe döndü. İzmir milletvekillerinin de destek verdiği direniş, köylülerin, ilçede yapılacak taş ocağının kiraz ve zeytin ağaçlarına zarar vermesini istememesi yüzünden başlamıştı.

Taş ocağı kurulması halinde temel geçim kaynağı olan kiraz ve zeytin ağaçlarının meyve veremeyeceğini söyleyen Akalanlılar, “Bir haftadır bekliyoruz. Taş ocağı istemiyoruz. Gece gündüz bu soğukta bekliyoruz. Yaptırmayacağız” dedi.

Köylülerden 85 yaşındaki Fatma Avcı, torunları için, onların geleceği için ölene kadar da olsa bu noktada bekleyip mücadele edeceklerini söyledi.

İzmir’in Kemalpaşa ilçesi Akalan köyüne taş ocağı yapılmasını istemeyen ve direnişlerine devam edeceklerini söyleyen vatandaşlar milletvekillerini ağırladı. Bütün olumsuz hava şartlarına rağmen, direnmeye devam edeceklerini belirten köylüler, direniş bölgelerine çadırlar kurup geceyi de burada nöbet tutarak geçiren köylüler, bugün de, şenlik havasında etkinlik düzenledi. Köylü kadınlar, bir yandan hamur açıp pişi yaptı, diğer yandan da gelenler için çaylar demledi. Köylü kadınlar nöbet tutarken, yaktıkları büyük ateşlerin çevresinde ısınmaya çalışıp kendilerine destek vermeye gelen çevrecilere, vatandaşlara, pişi dağıttı.

2

Avukat Şehrazat Mercan, “Burada ‘ÇED kapsam dışı’ kararının iptali için davamızı çarşamba açtık, yürütmeyi durdurma istedik. Ruhsatların iptali için pazartesi günü dava açıyoruz.” dedi. Mercan, “Burada ÇED gerek yoktur kararıyla girip çalışma yapmak istiyorlar. Ama burada mera var, kirazlık var, okul var. Burası olmaz bir yer. Mahkemeden yürütmeyi durdurma kararı bekliyoruz” dedi.

Taş ocağı istemeyen köylüler, geçen çarşamba günü bölgeye giderek tepki göstermişti. Bir kepçenin taş ocağına doğru hareket etmesiyle gerginlik iyice artmıştı. Geçirmek istemeyen, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu birçok köylü iş makinesini taş yağmuruna tutmuştu. Kepçenin durmasının ardından köylüler, yola devam etmemesi için önüne siper olmuştu. Atılan taşlar sebebiyle kepçe, TIR ve taş ocağına ait şantiye binalarının camları kırılmıştı. Köylüler, kepçe geri çekilene kadar soğuk havaya rağmen saatlerce önünde beklemişti.

Taş ocağı kurulması halinde kiraz ve zeytin ağaçlarının tozlanmadan dolayı meyve vermeyeceğini söyleyen Akalanlılar, tek geçim kaynaklarının da ellerinden alınmış olacağını belirtti. CHP İzmir milletvekilleri, Musa Çam, Mustafa Moroğlu, Alaattin Yüksel ve Hülya Güven ile DSP İl Başkanı Selçuk Karakülçe de destek için köylülerin yanına gitti. Mücadelelerini sürdürmeye devam edeceklerini belirten Çam, otoyol yapımına karşı olmadıklarını, bunlar yapıldığı sırada doğaya, tarıma ve köylüye zarar verilmesine karşı olduklarını, taş ocaklarının yerleşim alanlarının yakınına kurulmasına karşı olduklarını belirtti. Ateş başında nöbet tutan köylü kadınlar ise, “Bir haftadır bekliyoruz. Taş ocağı istemiyoruz. Gece gündüz bu soğukta bekliyoruz. Yaptırmayacağız diye uğraşıyoruz. İnşallah olmaz.” diye konuştu. Köylü kadınlar, bir yandan hamur açıp pişi yaptı, diğer yandan da gelenler için çaylar demledi. Milletvekilleri, nöbet tutan köylülerle taş ocağı bölgesine giderek incelemelerde bulundu. Burada konuşan Akalan Köyü Muhtarı Mustafa Çaktuğ, “Yılbaşından sonra kepçeler geldi, tepki gösterdik. Avukat hanım, gerekli yerlere dava açtı. Şu anda yargı aşamasında. Eylemimize devam edeceğiz.” dedi.

1a

Zeytinliklere 100 metre mesafede

ÇED Yönetmeliği’nin emrettiği süreçleri yapmadan girerlerse insanların da kendi yaşam alanlarını savunacağını söyleyen Av. Mercan, “Burası aynı zamanda mera. Meraya dokunulamaz. Zeytinliklere 100 metre mesafede, okula 400-500 metre, daha fazla değil. Çocukların can güvenliği bile yok.” dedi.

Orman ve Su İşleri Bakanı’nın, kendisine cevap vereceğini söylediğini fakat hala dönmediğini belirten Milletvekili Moroğlu ise, “Belli ki bu işler, danışıklı dövüşlü yapılıyor. Hiç kimsenin haberi olmadan buraya ruhsat verilmiş değil, çünkü onlar için yaşam alanı önemli değil, orman önemli değil, çocuklar önemli değil. Onlar için sadece önemli olan, ceplerine koyacakları paralar ve yandaşlarına aktaracakları paralar.” şeklinde konuştu. Milletvekili Yüksel de, “Köylü korkaktır, çabuk siner diye düşünenler, köylünün aşına ekmeğine göz dikersen, kirazına, zeytinine göz dikersen, köylünün çocuğunun sağlığı ile oynarsan dünyada her ana panter kesilir, panter.” dedi. Milletvekili Güven, ”Köylüler 24 saat nöbet tutuyor, soğuğa aldırış etmeden. Neden tutuyorlar bu nöbeti? Çocuklarının geleceği için.” diye konuştu.

‘Evlerimizin çatıları uçtu, hâlâ çatlak duvarlar içerisinde yaşıyoruz’

Köylülerden Leyla Ay ise, “Biz daha önce de aynı senaryoları yaşadık. Burada tren yolu için çalışmalar başladığı zaman patlayan dinamitler yüzünden evimizin çatıları uçtu, duvarlarımız çatladı. Hala çatlak duvarların içerisinde yaşıyoruz. Aynı şeyleri bir daha yaşamak istemiyoruz.” dedi.

1c

85 yaşındaki direnişçi

Taş ocağı bekleme noktasında destekçilerin yanı sıra, küçük çocuklardan yaşlılara kadar yediden yetmişe Akalan köylüleri de, toplandı. Burada direnişin sembol isimlerinden birisi de 85 yaşındaki Fatma Avcı oldu. Fatma Avcı, “Torunlarım için, onların geleceği için ölene kadar da olsa bu noktada bekleyip mücadele edeceğim. Sonuna kadar ya ölümü ya da bu iş bitecek” dedi. Ellerinde bir süre önce geçen tren yolundan dolayı tarla kalmadığını söyleyen Urfe Karabacak, “Aylığımız yok, gelirimiz de yok. Torunumuz var. Kendimizi zor besliyoruz. Bu da yapılırsa ne yapacağız?” dedi. Köylü kadınlardan Ayşe Yapar ise, “Her gün burada bekliyoruz. Beklemeye de devam edeceğiz. Çocuklarımızın okuluna yakın bir bölge. Tren yolundan dolayı evlerimizin duvarları çatladı ses çıkarmadık. Ama artık kirazımız zeytinimiz elimizden gidiyor. Sonuna kadar direneceğiz” dedi.

3