(Serdar Kızık / Cumhuriyet, Foto: @iztuzudayanisma – 13 Ocak 2015)

Bıkmadan bir kez daha altını çizeceğim, dikkat çekeceğim.
Sizin ağzınızdan konuşacağım:
“Ey iktidar!.. Yanlış yoldasın, yanlış yapıyorsun.
Gel, İztuzu’ndaki inadını terk et.”
Yurdumuzun en özel, en değerli, en hassas bölgelerini, üstelik koruma altına alınmış cennet köşelerini özelleştirmekten, kiralamaktan, satmaktan, ihaleye çıkarmaktan, yandaşa kıyak sağlamaktan vazgeç!..
Onlar gelecek kuşaklara bırakacağımız en anlamlı mirastır çünkü…
Nasıl kıyarsın?
Hiç abartısız, dünyanın en güzel birkaç kumsalından.
4.5 kilometrelik, eşsiz, benzersiz bir kıyı.
Nil kaplumbağalarının, Caretta carettaların, Trionyx triunguisların doğduğu, ilk kezyıldızları gördüğü cennet parcası.
Susamurlarından Lutra lutdra’nın yaşama alanı.
SİT bölgesi, çivi çakamazsın.
Yetmemiş, devlet ilan etmiş, Türkiye’nin ilk özel
çevre koruma alanı. Balık, kuş, endemik bitki, birçok canlı türü açısından hassas bir ekosistem. 126 kuş türü, 282 denizel fauna ve flora türü belirlenmiş. Dağların arasında, çam ağaçlarının kucağında, göller ve lagünlerle çevrili. Tatlı suyun denizle buluştuğu olağanüstü, ender bir doğa parçası…

***

Düne kadar Ortaca Belediyesi’nin işletmesi ve korumasındaydı.
Ey iktidar!.. Elinden aldın. Önce Muğla Valiliği’nin kurduğu vakfa, MUÇEV’e, onun üstünden de uyduruk bir ihaleyle İngiliz ortaklı yandaş şirkete, DALÇEV’e kiraladın.
İnsanların havlu sererken bile özen gösterdiği hassas alanı, sermayenin insafınabıraktın…

***

Bu ülkenin çevreyi “korumakla” ilgili bakanı İdris Güllüce’den mizah dergilerine kapak olacak bombalar geldi ardından.
İhalenin, “sahillerin koruma altında olması ve sahipsiz kalmaması” için yapıldığını söyledi.
Eylemcilerin “lüzumsuz reaksiyon” gösterdiğini, şezlong parası ödememek için yola çıktıklarını savundu.
Kim 1 lira fazla verirse İztuzu’nun onun olacağını belirtti.
Ve ardından…
Şirket bir gece ansızın daldı sahile, dozerlerle kapıya dayandı…
Ama olmadı işte, insanlık direndi.
Kar, soğuk, yağmur demeden çadırlarda nöbet bekledi.
O şirket ki başkanı Ramazan Oruç, geçen cuma direnenlere seslendi. “Burası da son 50 yılın en soğuk ocak ayı. Allah yardım etti bize, hava iyi olsaydı biraz daha kalırdı bu yavşaklar” dedi, Twitter hesabından
Na var ki mahkeme ihaleyi durdurdu, İztuzu şimdilik kurtuldu…

***

Hafta sonu İztuzu Kurtarma Platformu’nun çağrısıyla, yüzlerce duyarlı yurttaşla birlikte İztuzu sahilindeydik.
Çocuklar kumdan kaleler yaptı kıyıda, işgalcilere inat, uçurtmalarında Carettalar vardı.
“Madem direniş var, geldik” diyen Yatağanlı maden ve enerji işçileriylebirlikteydik.
İztuzu Kurtarma Platformu üyeleriyle, Yuvarlak çay HES direnişinde yurtsever köylü kadınlarımızla, turistlerle, destekçilerle “keşke” dememek için keşkek yedik, güldük, eğlendik.
Ramazan Oruç’a inat hava çok güzeldi, 18 derece… kulaklarını ve kumsalı çınlattık.
Başarının dayanışmadan, direnmekten geçtiğini gösterdik.
Herkes biliyor, sorun henüz çözülmedi.
Sermayeye, yandaşlara kıyak çekilen özel çevre koruma bölgelerindeki ihale sistemi ve özelleştirmeler kaldırılıncaya, bu hassas alanlar, kamu gücü yönetiminde doğru dürüst korumaya alınıncaya değin, durmak yok, direnişe devam…