(Sendika – 14 Ocak 2015)

Yıllardır HES projelerine karşı mücadele eden ve 2 ayrı ‘iptal kararı’ alan Rize’nin Küçükçayır Köylüleri, 3.HES projesi için de yargı süreci başlatırken; bu kez aynı bölgede başka bir taşocağına izin çıktı.

Valiliğin onayı köylüler ile yaşam savunucularının tepkisine neden oldu. Derelerin Kardeşliği Platformu’ndan yapılan açıklamada ise yasa ve yönetmelikler ile yargı kararlarını uygulaması gereken idarenin bu tür bir karara imza atmasının manidar olduğuna dikkat çekildi.

Rize Valiliği, Rize kent merkezi dahil 9 ilçe belediyesi ile 26 köyün ve yaklaşık 300 bin nüfusun içme suyunun sağlandığı Salarha Vadisi’ni İkizdere’nin Çağırankaya Yaylası ile birleştiren Andon bölgesindeki Taşocağı için ‘ÇED gerekli değildir’ kararı verdi.

3 ayrı HES, 2 taşocağı

Aynı zamanda, eski adıyla Andon olarak bilinen Küçükçayır Köyü sınırları içerisinde bulunan ve Rize Belediyesi tarafından işletilen Andon İçme Suyu Tesislerinin de bulunduğu bölgede, 3 ayrı HES projesinin yanında bir de yine Rize Belediyesi tarafından işletilmesi planlanan başka bir taşocağı daha bulunuyor.

Küçükçayır Köyü sakinlerinden, kamuoyunda ‘Yurttaş Kazım’ olarak tanınan ve HES’lere karşı ineğini satıp banka kredisi kullanan 70 yaşındaki Kazım Delal ve arkadaşlarının açtığı davalar sonrasında, Rize İdare Mahkemesi 2 ayrı iptal kararı vermişti.

andon-hes-mucadele

Yargı iptal etti, idare durmadı
Rize İdare Mahkemesi, Delal ve arkadaşlarının açtığı ilk davada, Bakanlığın Ambarlık HES projesi için vermiş olduğu ‘ÇED Gerekli Değil’ kararının yürütmesini durdurmuş ve ardından iptal etmişti. Mahkeme, aynı HES projesi için vermiş olduğu ‘ÇED Olumlu Raporu’ için de açılan davada bu kez ÇED Raporunu iptal etmiş ve bölgede ‘Havza planlaması yapılmadan herhangi bir proje geliştirilemeyeceği’ yönünde karar vermişti.

Yaşanan bu hukuksal sürecin ardından Rize Belediyesi, bu kez Rize’nin içme suyunun sağlandığı Andon İçme Suyu Tesisleri bünyesinde hiçbir izin almadan, HES projesi yapmak için çalışmalara başlamış, köylülerin itiraz ve direnişleri üzerine Rize Valiliğinin izniyle İl Özel İdaresi ile yapılan protokol gerekçe gösterilerek çalışmalara başlanmıştı. Köylüler bu kez, bu protokol ve proje için de yargıya başvurarak, İl Özel İdaresi ile yapılan protokolü iptal ettirmişti. Mahkeme, bu protokolü de açıkça hukuka, yasa ve yönetmeliklere aykırı bulmuştu.

HES ve taşocağına bilirkişi
Bütün bu yargı kararları ve köylülerin mücadelesine karşın Bakanlık bu kez, içme suyu tesislerinden daha yukarıda, Göl HES adı altında projelendirilen başka bir HES projesi için ÇED süresi başlattı ve ‘ÇED Olumlu Raporu’ verdi. Köylüler, bu kez de köy muhtarlığının öncülüğünde bu proje için de Rize İdare Mahkemesine gitti. Mahkeme, Bakanlığın verdiği ÇED Raporunun yürütmesini durdurarak, bölgede Bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.

Köylüler ayrıca aynı bölgede, daha önce işletilen ancak yine yargı kararıyla kapatılan Rize Belediyesine ait taşocağına verilen izin için de Rize İdare Mahkemesinde dava açtı. Mahkeme, bu proje için de yürütmeyi durdurma kararı verdi ve bölgede Bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verdi.

Yargı süreci devam eden ve henüz Bilirkişi incelemesi yapılmayan bölgede bu kez özel bir işletme Taşocağı açmak için başvuruda bulundu.

İçme suyuna yeni taşocağı
Rize ile birlikte 9 belediye ve 26 köyün içme suyunun sağlandığı Andon İçme Suyu Tesislerinin hemen bitişiğindeki alan için Rize Valiliğine başvuruda bulunan Türüt İnşaat isimli firmanın başvurusu anında incelenerek, Rize Valiliği tarafından ‘ÇED Gerekli Değil’ kararı verildi.

Köylülerin ve yöre halkı ile birlikte çevreciler ve yaşam savunucularının da tepkisini çeken gelişmelerde en dikkat çekici nokta ise söz konusu firmanın Proje Tanıtım Dosyasını (PTD) Valiliğe 30.12.2014 tarihinde akşam saatlerinde teslim etmesine karşın Valiliğin, ilk mesai gününün sabahında bu kararı vermiş olması oldu.

Valilikten jet hızıyla karar
Zira Rize Valiliği Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’nün internet sitesinden de duyuru şeklinde yayımlanan ‘ÇED Gerekli Değildir Kararı’, 31 Aralık hariç, 4 günlük resmi tatilin hemen ardından 5 Ocak 2015 Pazartesi sabah saatlerinde yayına verildi.

Anında duyuru
İl Müdürlüğü’nün internet sitesine 30.12.2014 tarihi ile girilen ilk duyuruda, “Rize ili Merkez ilçesi Küçükçayır Köyü mevkiindeki Türütler İnşaat Turizm Temizlik Nakliyat Enerji Orman Ürünleri Gıda Hayvancılık Yemek Sanayi Ticaret Limited Şirketi tarafından yapılması planlanan Konkasör Tesisi Proje Tanıtım Dosyası projesi ile ilgili olarak Rize Valiliğimize sunulan dosyayı PTD Dosyası, Çevresel Etki Değerlendirmesi Yönetmeliği’nin 17. maddesi doğrultusunda incelenmiş ve uygun bulunmuş olup, projeye ilişkin ÇED Süreci başlamıştır. İlgililere ve kamuoyuna duyurulur” İfadelerine yer verildi.

Aynı internet sitesinde, 5.01.2015 tarihinde yer alan duyuruda ise, proje ile ilgili olarak ‘Bakanlığa’ sunulan proje tanıtın dosyasının incelenip, değerlendirildiği vurgulanarak; “ÇED Yönetmeliği’nin 17. maddesi gereğince Konkasör Tesisi Proje Tanıtım Dosyası projesine Valiliğimizce “Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir” kararı verilmiştir” ifadelerine yer verildi.

Yargıya taşınacak
Daha Önce 2 ayrı HES için iptal kararı alan ve yeni HES projesi ile taşocağı için dava açan Küçükçayır Köylüleri, Rize Valiliğinin başka bir taşocağı için verdiği ‘ÇED Gerekli Değil’ kararına da sert tepki göstererek yargı yoluna gideceklerini kaydettiler.

Rize Valiliğinin bölgedeki projeler için başta yargı kararlarını görmezden gelerek hukuku, yasa ve yönetmeliklere aykırı bir şekilde kararlar verdiğine dikkat çeken Derelerin Kardeşliği Platformu Sözcüsü Ömer Şan ise, Rize Valiliğinin bir an önce bu kararı düzeltmesi gerektiği çağrısında bulundu.

Açıkça yasadışılık
Yasa ve yönetmelikler ile yargı kararlarını uygulaması gereken idarenin bu tür bir karara imza atmasının manidar olduğuna dikkat çeken DEKAP Sözcüsü Şan, “Bu bölge sadece içme suyu varlıklarıyla değil, endemik türleriyle, fauna ve florasıyla korunması gereken, ülkemizin ve dahi insanlığın ortak değerlerindendir. Rize İdare Mahkemesinin verdiği açık ve net bir karar var’ Ki, bu vadide, Taşlıdere Havzası olarak anılan, Güneysu Gürgen Vadisi ile Salarha Vadisini de kapsayan bu alanda, Havza planlaması yapılmadan herhangi bir proje için işlem tesis edilemez. DSİ tarafından içme suyu havzası olarak ilan edilen Taşlıdere Havzasının Güneysu Gürgen ve Salarha Vadileri üzerinde yapımı planlanan 12 ayrı HES projesi ve bunlarla bağlantılı olan taşocağı tesisleri birbirinden bağımsız olarak düşünülemez. Bu, doğal yaşam alanlarına geri dönüşümsüz zararlar verecek olan başlı başına bir katliamdır ve maalesef devlet eliyle yapılmaktadır. Bizler yaşamı savunanlar olarak, yüz yıllardır üreterek var ettiğimiz doğal yaşam alanlarımızı, suyumuzu, toprağımızı, havamızı koruyup kollamaya devam edeceğiz. Bu mücadeleyi vermediğimiz zaman geçecekte ne bağımsızlığımıza, ne özgürlüğümüze sahip çıkamayacağımızı ve uğruna mücadele edeceğimiz hiçbir şeyimiz kalmayacağının biliyoruz” şeklinde açıklamalarını sürdürdü.