(Birgün – 15 Ocak 2015)

Tayyip Erdoğan’ın ‘gözükara’ havuz medyasına teslim ettiği 3. Havalimanı ile ilgili hazırlıklar her yerinden dökülüyor. Sayıştay, projenin neden ilerlemediğini, akıldışı seçimleri ve kamuya getirilen yükleri raporlaştırdı

İstanbul’un Kuzey Ormanlarını tahrip etme pahasına, Tayyip Erdoğan’ın gerekli fizibilite çalışmalarına fırsat bırakmadan ilan ettiği ve kendi adını koyarak ‘Havuz medyası’ olarak bilenen Limak-Kolin-Cengiz-Kalyon-Mapa konsorsiyumuna ihale ettiği 3. Havalimanı projesinin tel tel döküldüğü, büyük sorunlarla yüz yüze kaldığı ve ilerlemediği Sayıştay’ın denetim raporuyla ortaya konuldu.

Sayıştay, Devlet Hava Meydanları İşletmesi ‘DHMİ’nin hesaplarını incelerken 3. Havalimanıyla ilgili sorunlara büyük yer ayırdı. Rapor, üstlenici firma İstanbul Grand Airport IGA ile DHMİ arasındaki yazışmalardan, ihale öncesi ve sonrasında gerekli fizibilite çalışmalarının yapılmadığını sergiliyor.

Raporda, ihalenin üzerinden 1,5 yıl geçmesine rağmen halen yer teslimi yapılamadığı belirtildi. Konsorsiyum halen arazinin zeminini sağlamlaştırmaya çalışıyor. Ulaştırma, Denizcilik ve Habercilik Bakanı Lütfi Elvan, aralık sonunda 3. Havalimanı şantiyesinde yaptığı incelemede, arazinin dörtte üçünün bataklık olduğunu açıklamıştı. Elvan, “Havalimanı sahasının dörtte üçlük bölümü bataklık konumunda, taban zemini çok sağlam olan bir yapı da değil. Zemini sağlamlaştırmak için dünyada da kullanılan ‘Wick Drain’ tekniğini kullanıyoruz” demişti.

HAFRİYAT ‘MUHAYYEL’

Sayıştay raporunda ihale dokümanına göre proje için yaklaşık 1,7 milyar metreküp dolgu gerektiği, bu miktarın da Avrupa yakasında inşası gündemde olan Kanal İstanbul projesinden karşılanmasının planlandığı, ancak bu projenin zaman çizelgesinin havalimanıyla örtüşmediği, dolgu için gerekli hafriyatı dışarıdan temin etmenin kalite kontrolü ve sahaya taşınma konusunda ciddi riskler oluşturacağı öne sürüldü. Havalimanı kotu (yükseklik) için öngörülen dolgu miktarının uygulanması halinde ihale dokümanlarında tarif edilen platformun gerekli zaman içinde inşa edilemeyeceği, bu sebeplerden dolayı dolgu miktarının azaltılması talep edildi. Şirketin bu talebini değerlendiren DHMİ, kotun düşürülmesine yönelik isteği kabul etti.

Bunun yanı sıra havalimanının hemen yanındaki Ağaçlı Köyü’nün sakinlerinin açtığı kamulaştırma davaları sebebiyle kalkış pisti olarak tasarlanan D-B pistinin kısaltılması kararlaştırıldı. Kısaltılan bu imalatların karşılığında İGA lehine oluşacak farkın kira bedeli, ilave yatırım gibi yöntemlerle DHMİ lehine daha sonra değerlendirilmesine karar verildi. 29 Mayıs’ta imzalanan tutanakta yukarıda sayılan değişikliklerin yanı sıra pistlerle ilgili çok sayıda teknik değişiklik de gerçekleştirildi.

1

YÜK HAZİNE’YE

Sayıştay raporunda, projenin başarısızlığı halinde uğranılacak zararın yükünün de Hazine’ye bindirildiği hatırlatıldı. İhaleden 3 ay önce 3996 sayılı ‘Bazı Yatırım ve Hizmetlerin Yap-İşlet-Devret Modeli Çerçevesinde Yaptırılması Hakkındaki Kanun’a önemli bir madde eklendi. Buna göre ihaleyi kazanan şirketlerin sözleşmesinin feshedilmesi durumunda, işle ilgili kullandığı kredi borcunun devlet tarafından üstlenilmesi öngörüldü. Sayıştay raporunda İstanbul Yeni Havalimanı Uygulama Sözleşmesi’ne de bu hükmün eklendiği belirtildi.

Raporda bu durumun avantajları kadar risklerinin de bulunduğu şöyle ifade edildi: “Bu yasal düzenleme büyük yatırım kaynağı gerektiren projelerde finansmanın daha kolay sağlanabilmesinin yanı sıra ihalelere ilgiyi artırarak rekabetin oluşmasını sağlayabilecektir. Bunun yanı sıra projelerin iyi hazırlanamaması veya genel ekonomik kriz dönemleri gibi nedenlerle proje süreçlerindeki sıkıntılar sonucunda ise idarelerin yüksek mali yükümlülükler ile karşılaşma olasılığı da bulunmaktadır.”

Cumhuriyet tarihinin en büyük ihalesi olan İstanbul’a 3. Havalimanı yapım ve işletme ihalesi 3 Mayıs 2013’te gerçekleştirildi. 25 yıllık işletme hakkını kapsayan ihale 22 milyar 152 milyon avroluk teklifleriyle AKP’ye yakın gruba verildi. İstanbul’daki mevcut iki havalimanının kapasitesini büyütme seçeneğine rağmen yeni bir havalimanına gerek olmadığına yönelik de hükümete yoğun eleştiriler var. Son aylarda da havalimanının bataklık alana yapıldığına yönelik tartışmalar arttı.