(gunesinenerjisi.wordpress.com – KOS Medya – Fotoğraflar: Facebook Dondurma Köyü)

Çanakkale’nin Dondurma köylüleri, Koza Altın İşletmeleri’nin bugün köyde yapmaya çalıştığı ÇED toplantısını protesto etti.

Koza Altın İşletmeleri 30 hektarlık sahada, 5 yıl boyunca 400 bin ton altın, gümüş, kurşun rezervi çıkarmayı planlanlıyor. Projenin ÇED toplantısı için Dondurma köy kahvesine gelen şirket yetkilileri köylülerin protestosuyla karşılandı. Dondurma köylülerine, Ahmetler, Karadağ, Ramazanlar ve civardaki diğer köylerle birlikte Çanakkale’den çevreciler de destek verdi.

dondurma11

Köylüler günlerdir birbirlerine ÇED toplantısını hatırlatıyor, o gün ne yapabileceklerini konuşuyordu. Köy muhtarları ve köylülerle birlikte toplantılar düzenlendi, ÇED toplantısına davullu, zurnalı, pankartlı hazırlıklar yapıldı.

dondurma8

İzmir Bergama’daki Ovacık Altın Madeni’ni 2005 yılından bu yana işleten Koza Altın İşletmeleri A.Ş.; şimdi de Çanakkale’ye girmeye çalışıyor. Şirketin ÇED Başvuru Dosyasında, iki ayrı işletme sahasında, açık ocak işletmeciliği ve delme patlatma yöntemiyle çalıştırılacak madenden; 400 bin ton altın-gümüş-kurşun cevherinin yanı sıra 840 bin ton ekonomik değeri olmayan kaya açığa çıkacağı, kayaların proje sahasında depolanacağı, cevherinse Ovacık Altın Madeni’ndeki  zenginleştirme tesisine taşınacağı belirtiliyor. Ayrıca cevher üretimi sürerken bir taraftan da arama faaliyetlerinin sürdürüleceği, yeni rezervlere rastlanması durumunda 5 yıl olarak öngörülen işletme ömrünün uzayabileceği ifade ediliyor.

dondurma6 dondurma5

Köyün içme suyu kaynağı, maden sahasında

Çoğu orman ve tarım arazilerinden oluşan proje sahasında, Ahmetler köyünün içme suyu kaynağı da yer alıyor. Çanakkale Çevre Platformu’nun maden hakkında bilgilendirme toplantısına yoğun katılım göstererek köylerinde maden istemediklerini ve sonuna kadar direneceklerini anlatan Dondurma’dan sonra; Ahmetler ve Ramazanlar köyleri de toplantı talep ederek madene karşı olduklarını, sularının kirlenmesine izin vermeyeceklerini açıkladı. Ahmetler köyü muhtarı İbrahim Aksan; “Köyümüzün Mağaratepe’de iki tane su kaynağı var, ikisi de sondaj alanında kalıyor. Mağaratepe’deki su kaynakları köyümüzün canı. Başka suyumuz yok. Dondurma da, Karadağ da suyunu  oradan alıyor. Maden gelirse suyumuz gidecek, köy  susuz kalacak.  O zaman ne yaparız ? Biz madene karşıyız, sonuna kadar suyumuzu savunacağız.” dedi.

dondurma4

Altın madenine karşı hep birlikte direnme kararı alan köylülere güç ve umut veren; köylerinde altın aramak isteyen ESAN Eczacıbaşı A.Ş.’ye karşı birlikte hareket ederek, daha sondaj aşamasında açtıkları davaya, Çanakkale İdare Mahkemesi tarafından yürütmeyi durdurma kararı verilmesiyle şirketin terk ettiği Karadağ köyü…

“Suyumuz olmadan nasıl yaşarız?”

dondurma3

85 hane,  350 nüfuslu Ahmetler köyü, yaklaşık 600 yıl önce yerleşmiş o topraklara. Tarım yapmış, geçimini büyükbaş hayvancılıkla sağlamış. Temiz havası gibi suyunu da  dağdan  almaya başlayana kadar, zaman zaman su sıkıntısı yaşanmış. Tam rahat edecekleri vakit altın madencileri kapılarına dayanmış. Köyün en yaşlısı 99 yaşındaki Ahmet Karaca “Sımsıkı duruyoruz birlikte, köyümüzde maden istemiyoruz. İçme suyumuzu aldılar mı yaşanır mı buralarda?” diye soruyor. İsmail Özçelik; “73 yaşındayım. Doğdum doğalı buradayım. Suyumuz, altın aramak istedikleri tepeden geliyor. Zehir karışırsa hayvanlar da etkilenir insanlar da. Bu yaştan sonra bizi neden üzüyorlar?
Hep birlikte mücadele edeceğiz.”
diyor.

“Biz geçmişimizden vazgeçmiyoruz, onlar madenden vazgeçsin!”

Ahmetler Köyü kadınları da Dondurma köyünde olduğu gibi; madene karşı yaşam hakkını en önde savunuyor.  Karadağlılar gibi 7’den 70’e yürümeye, madencilere geçit vermemek için ne gerekiyorsa yapmaya hazırlar. Sularını ve yıllardır yaşadıkları toprakları madencilere bırakmak, yok edilişine tanık olmak istemiyorlar. Madene karşı olduklarını bir kez de ÇED toplantısında haykıracaklar. Doğduğundan bu yana Ahmetler’de olan Feride Tekin,
“Biz köyümüzde çok mutluyuz, yıllardır burada yaşıyoruz. Onlar para kazanacak diye neden köyümüzü terk edelim, geçmişimizden vazgeçelim? Madenciler vazgeçsin. Çan’ın Dereköyü’nde yıllar önce kömür madeni aradılar, şimdi o köy toprak yığını altında. Sanki hiç yokmuş gibi… Direnmezsek bizim köyümüz de öyle olacak. Sahip olduğumuz her şeyin arkasındayız” diyerek tepki gösteriyor.

dondurma7

Projenin ÇED Başvuru Dosyasında, “Proje kapsamında yer alan sahalar ve yakın civarlarında Kültür Varlığı veya Sit özellikleri taşıyan sahalar bulunmamaktadır” denmesine rağmen; dosyanın ekinde yer alan Çanakkale Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Kararında; Karadağ ve Dondurma Köyleri arasında Arabakonağı Mevkiinde kalan alanın, 1. derece Arkeolojik Sit alanı olarak tescil edileceği yazıyor. 22 yaşındaki tarih bölümü öğrencisi Şeyma Albayrak, köylerinin kadim geçmişini; “Kanuni döneminden beri yaşayan bir köy, yani dedelerimiz, onların dedeleri, dedeleri burada. Bir çok tarladan Bizans dönemine ait eserler çıktı, o kadar zengin topraklar… Köyümüz çok eski, suyumuz da çok değerli. Ben sabahları uyandığımda karşımda dağ manzarasını göremezsem üzülürüm. Bu insanlar buradan kopamaz, asla vazgeçmezler bu topraklardan” sözleriyle anlatıyor.

Biga Ovası endişeli

Koza Altın İşletmeleri A.Ş.’nin bölgede planladığı altın- gümüş- kurşun madeni projesi sadece ruhsat alanında kalan Çan’ın Dondurma, Karadağ, Lapseki’nin Balcılar ve Eçialan, Biga’nın Ahmetler, Ramazanlar ve Bezirganlar köylerini değil; tüm Biga Ovası’nı yakından ilgilendiriyor.  Biga Ovasındaki tarım arazilerini sulayan Bakacak Barajı; maden projesinin  1. işletme sahasına kuş uçuşu 2,6 km mesafede yer alıyor. Baraj, Dondurma’dan Karabiga’ya kadar yaklaşık 92 bin dönüm alanda, 19 köye sulama yapıyor.

TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Çanakkale Şubesi 2. Başkanı İrfan Mutluay; “19 köy, 92 bin dönüm araziye sulama hizmeti veren Bakacak Barajı’nın havzası, firmanın ruhsat alanında kalmaktadır. Bölgedeki madencilik faaliyeti sonucu oluşabilecek herhangi bir kirlilik Bakacak Barajı’nı risk altında bırakacaktır, bu da Biga’nın 19 köyünü etkileyecektir.” dedi.

“Köyümüzün suyu, altından değerli”

Çanakkale Çevre Platformu’nun Dondurma’nın ardından Ahmetler ve Ramazanlar köylerindeki kahvehanelerde düzenlediği bilgilendirme toplantılarında Ziraat Mühendisi İrfan Mutluay,  Bakacak Barajı’nın madencilikle kirlenmesi halinde tarımın ve doğanın göreceği zararları anlatırken; Çanakkale Tabip Odası Yönetim Kurulu Üyesi Doç Dr. Coşkun Bakar; madenin halk sağlığına etkileri hakkında bilgi verdi.

Köylüler “Biz topraklarımızı biberden çeltiğe her şeyi ekiyoruz, yetiştirdiğimiz ürünler başka yerlere de dağılıyor. Buraya maden geldiği zaman baraja karışacak olursa, akan su bütün ovayı zehirler. Diğer köyler de ayaklansın,  madene karşı hep birlikte duralım” sözleriyle, içme ve sulama kaynaklarının maden tehdidi altında olmasına tepki gösterdi.

İl Genel Meclisi Üyesi Hicri Nalbant; “Bugüne dek hangi köyde kadınlar ve erkekler birlikte mücadele ettiyse başarılı oldular. Siz de el birliğiyle madeni istemediğinizi söylerseniz, Karadağ’da olduğu gibi Dondurma’da da geldikleri gibi gideceklerdir. ÇED toplantısında hep birlikteyiz” dedi.