(Arif Ali Cangı / yesilgazete.org – 31 Ocak 2015)

Kuito adlı radyoaktif atık yüklü geminin  sökülmek üzere Aliağa Gemi Söküm tesislerine geldiğine dair haber bizi kaygılandırıyor. Çünkü halen Gaziemir/Karabağlar’da bulunan kurşun fabrikası bahçesindeki radyoaktif atıkların kaynağını öğrenemedik, atıklar halen oradan bertaraf edilemedi. Bu atıkların kaynağını ve hangi yollardan gelmiş olacağı sorusuna verilecek en mantıklı cevabın Aliağa Gemi Söküm tesislerinde sökülen gemiler olabileceğini düşünüyoruz, bu da kaygılarımızı artırıyor. Uluslararası yasadışı nükleer atık ticareti bütün dünya için, insanlık için yaşamsal bir tehdittir. Bu nedenle Gaziemir’deki kirliliğin tüm boyutları ile ortaya çıkarılması gerekmektedir, bu aynı zamanda ülkemizin nükleer güvenliğinin sağlanmasına da önemli katkı sağlayacaktır. Bunun için uğraşırken yeni bir kirleticinin Aliağa’ya getirilmesine göz yummayacağız.

Yıllar önce Otapan adlı geminin geri gönderilmesini sağlamıştık. Bugün de Kuito’nun atıklarıyla gelmesini önleyecek gücümüz var. Anımsatmak gerekirse 2006 yılında Otapan adlı gemi notifikasyonunda bildirilenden 77 kat fazla asbest buldurduğu için “yasadışı trafik” sayılarak, karasularımıza girmesine izin verilmemişti. Tehlikeli Gemi Sökümünü Önleme Girişimi’nin koordinatörlüğünde yürütülen mücadele sayesinde geminin üzerindeki asbest atıklar temizlendikten sonra Aliağa’ya getirilebilmişti.  Hatta dönemin Hollanda Çevre Bakanı Pieter van GEEL, yaşanan ve Hollanda’da  “ skandal “ olarak nitelenen bu olayla ilgili ; Hollanda Parlementosu’na yazılı olarak:  “OTAPAN’da bulunan asbestin gerçek miktarının 77 ton olduğunu bildirmiş” “bu durumdan ötürü özürlerini bildiren “  mektubunu da dönemin Çevre Bakanı Osman PEPE’ye göndermişti.

Türkiye’nin de taraf olduğu “Tehlikeli Atıkların Sınırötesi Taşınımının ve Bertaraf Edilmesinin Kontrolüne İlişkin Basel Sözleşmesi ve Tehlikeli  Atıkların  Kontrolü Yönetmeliği’ne göre  “Atıkların taşınmasında; yetkili otoritenin izninin hileli veya yalan beyan sonucu elde edilmesi” durumunda atık “yasadışı trafik” olarak kabul edilmiş ve atıkların ihracatçı veya üretici devletin ülkesine iadesi düzenlenmiştir.

Anlaşılan, Otapan gibi Kuito adlı gemi de “hileli bilgilerle ithal edilmek istenmektedir, dolayısıyla yasadışı trafik niteliğindedir. Bunun için ihraç eden ülkesine geri gönderilmelidir. Böylesine bir gelişme, ülkemiz için “yasadışı tehlikeli atık ticaretini önleme” konusunda onurlu ve örnek bir tavır olacaktır.

Şimdi  de  beklentimiz, Türkiye’nin,  yasadışı tehlikeli atık ticareti ile mücadele konusundaki kararlılığını  tüm dünyaya gösterecek bir tavır almasıdır.                                                  

Her ne olursa olsun, Türkiye, İzmir;  yutdışından kaçak ya da kontrolsüz olarak geldiği belli olan nükleer atıklarla yıllardır uğraşıyor. Var olan atıklardan henüz kurtulamamışken  yeni kirliliklere, yeni bir skandala izin verilmemelidir.

Kuito adlı gemi, karasularımıza girmeden önce Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) ve bağımsız uzmanlarca kontrol edilmeli, atıklarından temizlendiğinden emin olunmadan karasularımıza girişine izin verilmemelidir.