(61saat – 2 Şubat 2015)

Çaykara İlçesine bağlı Yeşilalan, Baltacılı, Taşören, Kayran ve Işıklı Mahallelerinin güzergâhında bulunan Kozno deresi üzerinde yapımı planlanan (HES) Hidroelektrik Santrali çevreye vereceği zararlar nedeniyle 5 Mahalle Muhtarını isyan ettirdi.

Ahsel Enerji Elektrik Üretim şirketi tarafından 2011 yılında projelendirilen Kozno deresi üzerinde yapımı planlanan HES projesinin Vadi boyunca ilgili Muhtar ve Köylülere yasal zorunluluk olduğu halde bilgilendirilmeden ve 2012 yılında (EPDK) Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından lisans verilmesine tepki gösteren Yeşilalan Muhtarı Yusuf Yılmaz, Işıklı Muhtarı Mehmet Savaş Dündar, Taşören Muhtarı Hasan Keski, Baltacılı Muhtarı Dursun Ali Baltacı ve Kayran Muhtarı Mustafa Şahin yaptıkları ortak basın açıklamasında,” Kozno deresi üzerinde HES’in yapılacağı bölgede bulunan tarihi değirmenlerin, aynı yerde DSİ tarafında verilen heyelan raporunu ve turizm amaçlı şelalelerin bulunması ile mevcut derenin içme suyu kaynağına çok yakın olmasının göz ardı edildiği, bu nedenle Ahsel Enerji Elektrik Üretim şirketi yetkililerinin Muhtarları ve Mahallelerde yaşayan vatandaşları görmezden gelerek 2012 yılında hazırlanan CED raporunun kimseyle paylaşmadığını gerekçe göstererek HES’in yasal olmadığını iddia ettiler. Muhtarların ortak açıklamasında “Proje konusu faaliyet sahasının içinde 11 adet su değirmenleri bulunduğunu ayrıca, dere güzergâhında tarımsal sulama, turizm amaçlı şelaleler, tarihi Çaykara Kalesinin varlığı ile HES projesinin geçeceği güzergâhta bulunan Yeşilalan ve Baltacılı Mahallelerinin alt kısımlarında resmi olarak heyelan bölgesi olduğunu, buna rağmen ilgili kurumlar olan, DSİ, Trabzon Çevre ve Şehircilik İl müdürlüğü ile Trabzon İl Tarım Müdürlüğünün CED raporu hazırlanırken hiç bunlardan bahsedilmemesi bizleri hayal kırıklığına uğratmıştır, denildi.

Rapor İptal Edilmelidir
Proje kapsamında güzergâh boyunca 11 adet tarihi su değirmenlerinin bulunduğunu, derede akan suyun zaman zaman yetersiz kalması dolayısıyla değirmenleri çalıştırmakta bile zorlandıklarını ifade eden Muhtarlar; Başbakanlığın 2006/27 genelgesinde HES’lerin değirmenler gibi sanat yapılarının olduğu alanlara suyun giriş kısmından 1 kilometre, geçiş kısmından 750 metre yaklaşamaz denildiği halde ilgili firmaya nasıl olumlu rapor verildiğini anlamış değiliz. “Yönetmelikte ÇED sürecinin ilkelerinde en yakın yerleşim yerinde ve halkın kolaylıkla ulaşabileceği yerde yöre halkı ile toplantıların yapılması zorunluluktur”, denmesine rağmen ÇED süreci adeta yörede yaşayan vatandaşlardan kaçırılmıştır. ÇED raporundaki hatalar, yanlış ve eksik bilgiler nedeniyle, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı HES’e verdiği olumlu kararını iptal etmelidir. Böyle Bir Projeyi Asla Kabul Etmiyoruz HES bölgesi olan Kozno deresi üzerinde şelalelerin bulunduğunu, suyun normal aktığı zaman yerli ve yabancı turistlerin ilgi alanlarından biri olacağı, Değirmenleri bile çevirecek su olmamasına rağmen bu derede 1,691MW son derece düşük kapasiteli enerji üretecek HES’in yapılması durumunda, akan suyun boruların içine hapsedildiğinde, olmayan %10 can suyunu nasıl verileceğini merak etmekteyiz. Değirmenlerin, tarımsal sulamanın, Tarihi Çaykara Kalesinin ve şelalelerin devre dışı kalacağını, yörenin ekolojik dengesinin bundan olumsuz etkileneceğinden böyle bir proje planlamasını asla kabul etmiyoruz. İçme Suyuna HES Yapmak İstiyorlar Kozno deresi üzerinde projelendirilen HES’in içme suyu kaynağına çok yakın olması, Çaykara ve civar mahallelerin temiz içme suyunun bu vadiden karşılaması açısından hayatı önem taşımaktadır. İçme suyu olabilecek böyle bir yerde HES projesinin geliştirilmesi yaşamı olumsuz bir şekilde etkileyecektir. Biz bu suyumuzu asla vermeyeceğiz. Demokratik Hakkımızı Sonuna Kadar Kullanacağız Ahsel Enerji Elektrik Üretim şirketinin 2011 yılında beri yürüttüğü gizli pazarlık ve yanlış verilen raporlarla bölgemizde yaşayan insanlarımıza hiç sorulmadan Kozno deresi üzerinde yapımını planladığı HES projesinin doğaya, çevreye, Kültürel yaşam alanlarımıza geri dönüşümsüz zararlar vereceğinden, 5 Muhalle Muhtarı ve yörede yaşayan vatandaşlar olarak, mağduriyetimizin giderilmesi için Trabzon Valiliği ve ilgili kurumlara müracaat ederek bu projenin önlenmesini istiyoruz. Gerekirse projenin iptal edilmesi için idari yargı yoluna da başvuracağız. Bu amaçla, her türlü zeminde demokratik direnme haklarımızı kullanacağımızı tüm kamuoyuna bildirmek isteriz.