(Heybeliada Forumu – 23 Şubat 2015)

Hayvan hakları ve yaşam savunucuları yaklaşık bir ay önce, Kısırkaya hayvan tecrit merkezinin önünde eylem yapmış ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ni uyarmıştı. Tek bir hayvanı, tek bir ağacı dâhi gözden çıkarmayacağımızı, bu rant ve soykırım projelerine karşı çıkacağımızı bir kez daha haykırmak için 28 Şubat Cumartesi günü saat 13:00’da, bu defa İBB’nin Saraçhane’deki başkanlık binası önünde olacağız.

Heybeliada Forumu da konuyla ilgili bir çağrı yaptı. Çağrı metni şöyle:

Kapitalizm mamasını satamadığı hayvanı öldürür!

Kendilerine steril, “zararsız” dünyalar oluşturmaya çalışanlar kendilerinden olmayanları uzaklaştırmak için nasıl kentsel dönüşüm masalları uydurdularsa, şimdi de sokak hayvanları için “barınak”, “hayvan refahı”, “kontrollü üreme” gibi masallar anlatıyorlar. Ama bunun gerisinde koskocaman bir kâr, soygun ve katliam planı var. Sokak hayvanları artık birer “hammadde”, mama satılacak birer süs canlısı, ehlileştirilmiş bir hayat parçası haline getirilmek isteniyor.

Önümüze konan plan şudur:
Sokaklarda “boş boş gezen” hayvanlar kapitalizm için sadece ve sadece güzel bir kâr kapısı olabilir. Gıda, ilaç, enerji ve sağlık sektörlerinde kullanılabilir, barınak adı altında toplanan zulüm merkezlerine kapatılır ve oradan ekonomiye dağıtılır. Kısırkaya ve Pendik hayvan toplama kampları bu planın yeni bir aşamasıdır. Geriye kalan, şekli beğenilen ve sahiplendirilebilen az sayıdaki hayvan da evlerde “refah” içinde yaşar.

– Hayvan deneyleri için hayvan üreten, deney yapan vb sektörler Türkiye’de sokak hayvanlarını kullanmak istemektedir. 2013’ten itibaren AB’de hayvan deneyleri yasaklanmıştır, bu nedenle aynı deneyler bizim gibi ülkelere kaydırılmak istenmektedir. Aynı sektör insan deneyleri için mahkumları, yoksul “gönüllüleri” ve Afrika’daki bazı “yardım çalışmalarını” kullanabilmektedir.

– Hayvan yemi üreten sektörler için artık Türkiye’de de kedi-köpekler yem kategorisindedir. Sokak hayvanları “kendi cinsinden olmayan” hayvanlar için yem olabilmektedir. Son 5 yılda Türkiye’de de yem sektörü hareketlenmekte ve iştah kabartmaktadır.

– Enerji sektörü için hayvanların yem üretilemeyen türleri ve çeşitli beden parçaları biyoenerji için değerlendirilebilmektedir.

Tüm bunlara yönelik çalışmalar 2009’dan beri Türkiye’de lobicilik faaliyetleriyle başlamıştır. ICAM (International Companion Animal Management) grubunun 3-5 mart 2015’de AB Türkiye Temsilciliği’nin “onayıyla” İstanbul’da yapacağı 2. Uluslarası Köpek Nüfusu Yönetimi Konferansı bu sürecin yeni bir aşamasıdır.

Tüm bunlara karşı şimdi sokak hayvanlarının bizim bağımsız yaşam haklarını savunmamıza, Kısırkaya ve Pendik toplama kamplarına karşı mücadele etmeye, ICAM konferansını protesto etmeye, yaşamı savunmaya ihtiyacımız var.

Kısırkaya’ya Karşı 28 Şubat Cumartesi İBB önüne!

Not: Bu linkte http://www.dogpopulationmanagement2015.org ICAM konferansının “köpek nüfusunun insani yönetimi” adlı çalışma rehberini bulacaksınız. Burada insani, refah, iyileştirme hatta insanda ölümünü seçme hakkı anlamına gelen ötenazi gibi tüm kavramların aslında katletme, faydalanma, cinayet, anlamında kullanıldığını göreceksiniz. Tüm bunlara HAYIR demek için sıranın “sahipsiz” insanlara gelmesini, kimsesiz çocukların, kimsesiz yaşlıların, sokakta yaşayan insanların, kimsesiz ve zihinsel hastalığı olanların, engellilerin ve sistemin yararsız gördüğü tüm canlıların hammaddeye dönüştürülmesini mi bekleyeceğiz!