(Evrensel – 24 Şubat 2015)

Aras Nehri üzerinde yapılan HES’ler nedeniyle nehir kurumaya yüz tutarken, nehrin beslediği verimli Iğdır Ovası da kullanılan kimyevi ilaçların da etkisiyle verimsizleşti.

Bingöl dağlarından doğarak, Kars üzerinden Ermenistan’a geçen Aras Nehri, üzerinde yapılan HES’ler nedeniyle kuruma tehdidi altında.

Bin 72 kilometre uzunluğundaki nehrin, 548 kilometresi Türkiye sınırları içerisinde geçerken, geçtiği her kentte üzerinde yapılan HES’ler, nehir üzerinde toprakların kurumasına ve verimsizleşmesine neden oldu.

Kafkasların en büyük nehirlerinden biri olan Aras, Kars il sınırları içerisinde üzerine yapılan 8 HES nedeniyle, Iğdır’daki verimli toprakları susuz bıraktırdı. Üstüne üstlük ürünlerden verim almak için kimyevi ilaçların kullanılması ve GDO’lu ürünlerin çoğalmasıyla bölgede kanser riski de arttı. Kanal sularının kuruduğu Iğdır’da Aras Nehri su havzasının her geçen gün düşmesi nedeniyle tarım da yok olma tehlikesi altında. Tarımla beraber hayvancılıkta ithal et nedeniyle zor günler geçiren çiftçiler, adeta duruma isyan ediyor.

‘HALK GÖÇE ZORLANDI’

İthal hayvanın getirilmesiyle ve devlet politikasıyla birlikte tarımda yaşanan sorunları değerlendiren Iğdır İl Genel Meclisi Eş Başkanı A. Kadir Özsular, Iğdır’da tarımın yok olmayla yüz yüze olduğunu söyleyerek, tarımda yaşanan sıkıntıların devletin yanlış politikalarından kaynaklandığına dikkat çekti. Devletin halkı toprağından koparıp kentte sürgün ederek, işsizler ordusunu oluşturmaya çalıştığını dile getiren Özsular, “Devlet kendisine muhtaç bir kesimi yaratmaya çalışmaktadır. Uzun vadeli ve belirli bir program çerçevesinde yapmaya çalışmaktadır. Iğdır’da daha önce halk kendi üretim yapardı. Devlet tarafından halk bilinçli olarak şekerpancarına yönlendirildi. İnsanlar kendi istediğini ekemez duruma getirilerek, farklı şeylere yönlendirildi. Bir süre sonra da verilen destekler kesilerek, halka kota uygulandı. İflas eden halkın çoğu da bunun üzerine kentte göç etmek zorunda kaldı” ifadesinde bulundu.

HES DURDURULDU

Tarımın yok olmasına en önemli nedenlerden birinin HES’ler olduğuna dikkat çeken Özsular, “Iğdır’da tarım yok olmuş durumda. Aras Nehri üzerine yapılan 8 HES nedeniyle sulama kanalları kurumuş ve Aras Nehri ise yüzde 50 suyu azalmış. Kentin tarımı yok olmuş ve hayvancılıkta getirilen ithal hayvan etleriyle değersiz kılınmıştır” diye belirtti. Aras Nehri üzerinde yapılan HES’lerin Kars il sınırları içerisinde yapıldığını dile getiren Özsular, “HES’ler konusunda duyarlılık söz konusu değildir. Halkın demokratik taleplerini dile getirerek karşı çıkması gerekiyor. Artık suyumuza, enerjimize ve toprağımıza sahip çıkmalıyız” diye konuştu. Tuzluca’da yapılmak istenilen bir HES’e durdurma kararı verildiğini söyleyen Özsular, “Bizler halkın yapılan HES’ler karşısında duyarlı olması için çalışma başlattık. Halkında onayını aldıktan sonra HES’e karşı çıkarak onay vermedik ve mahkemeye taşıdık. Girişimimiz sonucunda HES durduruldu. Ama binlerce yıldır akan Aras Nehri üzerindeki HES’ler nedeniyle kuruma tehlikesi altındadır” diye belirtti.

‘IĞDIR’DA CANLI HAYATI TEHLİKEDEDİR’ 

Iğdır’ın coğrafi yapısı nedeniyle ani ısı kaybının olduğuna dikkat çeken Yılmaz, “Isı kaybı nedeniyle sürekli basınç olmaktadır. Bu basınç nedeniyle insanlarımız yüz kat daha fazla kimyevi madde solumasına neden olmaktadır. Verim git gide azalıyor. Topraklardan kaynaklı kanser vakaları türemektedir. Pancarın terk edilmesini yegane nedeni de budur” diye belirtti. Aras Nehri üzerindeki HES’lerin kaldırılmasını isteyen Yılmaz, “Tarım bu kadar önem kazanmışken ve kuruma bu kadar meyilli bir nehir üzerindeki HES’lerin bir an önce kaldırılmasını istiyoruz. Yaşanan bu vahim duruma el atılmaması nedeniyle tarımda kullanılan bilinçsiz ilaçlama ve kuraklık nedeniyle kanser vakaları artacaktır. Iğdır’da canlı hayatı tehlike altındadır” uyarısı yaptı.