(Sendika – 3 Mart 2015)

HES projeleri ve maden şirketlerinin talanına karşı yıllardır mücadele eden Dersim halkı şirketlerin ayak oyunları ile karşı karşıya. İktidara yakın Çalık grubu ile de ilişkili TunçPınar Madencilik A.Ş, 2013 yılında halkın direnişi ile terk etmek zorunda kaldığı Ovacık Cevizlidere Köyü’nde faaliyete geçebilmek için halk arasında kendisi ile işbirliği yapacak unsurlar oluşturmaya çalışıyor. Oysa bölge halkının madenin kapatılması ile ilgili Meclis’e verdiği dilekçeye alınan yanıt şirketin hukuki olarak da faaliyete geçemeyeceğini gösteriyor.

Dersim’in doğasını katleden HES projeleri ve maden şirketlerinin çalışmalarına ilişkin direnişler sürerken hukuk da şirketler tarafından ihlal ediliyor. Tunçpınar Mad. San. Ve Tic. A.Ş ÇED gerekli değildir belgesinin geçersiz sayılması ve ruhsat sahasına ilişkin 1 yıllık tatil kararı alınmasına rağmen bölgede faaliyetlerini sürdürmeye çalışıyor. En son 2013 yılında bölgeye iş makinalarını gönderen ve halkın direnişi sonucu geri çekilen Tunçpınar Madencilik A.Ş bölgede işbirliği yapmaya çalıştığı kimi muhtarlar ve yerel unsurları da devreye sokarak yeniden madencilik faaliyetine başlamaya çalışıyor.

Şirket 2013 yılında dabölge halkı arasında bölünme yaratmak için bölgeden daha önce Avrupa’ya Adana, İzmir gibi kentlere göç etmiş ailelerle İstanbul Kadıköy Hilton otelde, aileleri ikna etmek üzere gizli bir toplantı düzenlemiş, toplantı Munzur Koruma Kurulu’nun müdahalesi ile yapılamamıştı. Şirket özellikle Ovacık’ta TKP’den sosyalist bir adayın seçimi kazanması sonrası halk arasında ikilik yaratma faaliyetlerine hız verdi.

Bölgede şirketin faaliyet yürütmeyi hedeflediği gümüş madeninin kapatılmasını talep eden yurttaşların TBMM’ye verdiği dilekçeye TBMM Dilekçe Komisyonu Başkanlığı’ndan verilen cevap ise şirketin iddia ettiğinin aksine faaliyetinin önünde hukuksal engeller olduğunu da bir kez daha göz önüne serdi.

Şirketin aldığı ÇED Gerekli Değildir Belgesi geçersiz

Dilekçe Komisyonu’nun yanıt metninde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’ndan alınan cevabi yazıda maden arama çalışmalarında siyanürün kullanılmasığı, siyanürün işletme aşamasına geçildikten sonra metalik altını çözerek sıvı faza almak için kullanıldığı belirtildi. Aynı yazıda  Tunceli ili Cevizlidere Köyü dahilinde söz konusu şirketin (Tunçpınar Mad. San ve Tic. A.Ş) işletme izni bulunduğu ve söz konusu saha için 23 Aralık 2004 tarihli yazı ile ÇED gerekli değildir belgesi aldığı, ancak S: 45289 sayılı sahaya ait Metalik Mineral İşletmesi Projesine, 17 Temmuz 2008 tarih ve 26939 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ÇED yönetmeliğinin 17. Maddesi gereği 5 yıl içinde “yatırıma” başlanmaması sebebiyle Çevre ve Orman Bakanlığı ÇED planlama Genel Müdürlüğü tarafından verilen ÇED Gerekli Değildir Belgesi’Nin 23 aralık 2009 tarihi itibariyle geçersiz sayıldığı belirtildi.

Ruhsat sahası tatil kararı

Komisyon’un yanıtında ayrıca söz konusu ruhsat sahası için en son 15 Eylül 2014 tarihinden geçerli olarak bir yıl geçici tatil kararı alındığı ve sahada aktif bir madencilik faaliyetinin bulunmadığı belirtildi.

Bölgede siyanürlü madencilik tehdidi

Dersim halkı yıllardır HES projelerine ve maden şirketlerinin talan girişimlerine karşı mücadele ediyor. Siyanürlü madencilik faaliyetinin bölgenin doğasını, toprak ve suyunu zehirleyeceği vurgulanıyor. Bölge halkının tepkilerine rağmen Çalık Grubuna ait Lidya Madencilik ile Uluslar arası Madencilik Şirketi Rio Tinto bünyesinde faaliyet gösteren Alacer Gold’a bağlı Tunç Pınar Madencilik A.Ş tarafından Ovacık ilçesine bağlı Cevizlidere köy, Sin köyü ve Mamlis üçgeninde bulunan 80 bin hektarlık alanda siyanürlü madencilik girişimleri son bulmadı. Ovacık’a bağlı Cevizlidere (Merxo) köyü alanında Tunç Pınar Madencilik AŞ. tarafından altın, molibden, bakır çıkarma faaliyetleri planlanıyor. Bölgede maden şirketleri önündeki asıl engel ise kolayca ihlal ettikleri hukuk değil, Dersim halkının direnişi.