(Yesilgazete – 6 Mart 2015)

Manyas Kuş Cenneti sanayi tesislerinin tehdidi altında. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, itirazları dikkate alıp tesislerin yapılacağı alanı küçülttü ama endişe giderilebilmiş değil. Plana itiraz edenler bölgede turizm ve tarıma ağırlık verilmesini istiyor.

Al Jazeera’dan Turaç Top’un haberine göre Balıkesir sınırları içerisinde bulunan Manyas Kuş Cenneti Milli Parkı, bugünlerde, Bandırma’ya bağlı Edincik, Şirinçavuş, Hıdırköy ve Bezirci mahallelerinin ortasındaki alana kurulması planlanan sanayi tesislerinin tehdidiyle karşı karşıya.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından hazırlatılıp, Balıkesir Büyükşehir Belediyesi tarafından kabul edilen, Balıkesir-Çanakkale 1/100 bin ölçekli Çevre Düzeni Planı. Plana göre, 48 bin hektarlık alanda, kimya fabrikaları ve ana metal ihtisas organize sanayi bölgesi oluşturulması öngörüldü.

Plana tepki gösterenler, Erdek Körfezi Dayanışma Platformu çatısı altında birleşti. Çeşitli etkinliklerle protesto edilen, yerel yönetimlerin görüşünün alınmadığına inanılan planla, bölgenin en önemli gelir kaynağı tarım ve turizmin yok edileceği, çevre ve canlı sağlığının olumsuz etkileneceği savunuldu.

Yeni düzenlemeni sorunu çözmeyeceğini belirten ve “Sanayi tesislerinden vazgeçilmedi” diyen Erdek Körfezi Dayanışma Platformu üyesi Kadir Dadan şöyle konuşuyor;

“Şu an bölgede bir doğal gaz santrali var. Yeni tesisler için de zeytin ağaçlarının kesimi yapılıyor. Ne kadar düzenleme yapılsa da arsa satışları devam ediyor. Planlı değil plansız bir sanayileşme tehditi çıktı şimdide ortaya. Bölgenin, turizm, zeytincilik ve balıkçılığa dayalı bir ekonomisi var. Revize edilen alana inşa edilecek ağır metal işleyen tesislerle hem yüzeyden hem havadan kirlilik yaratılacak. Kuş Cenneti’nin de suyu buradaki tesislere çekilecek. O kadar firma suyu gölden çekince bir felaket ortaya çıkacak. Bölgede çeltik kalmayacak. Depremselliğin en yoğun olduğu bölgelerden birisi burası. Artan nüfus, kentselleşme ve sanayileşmeyle bölge yok olur. Doğadaki biyolojik çeşitlilik, SİT alanlarındaki tarihi yapılar da risk altında. Bölgenin sanayileşmeye ihtiyacı yok. Tarımsal bir gelişme olmalı ki, turizm de zarar görmesin”