(Zia Weise / Guardian – 6 Mart 2015 Çeviri: KOS Medya)

İstanbul’un yakın ormanlık alanlarındaki dev inşaat projeleri yüzünden evlerini kaybeden yaban domuzları İstanbul’da giderek daha sık görülmeye başlıyor.

İstanbul’un Kuzey Ormanları’nda dev inşaat projeleri yüzünden yaşam alanları daralan yaban domuzları İstanbul’a geri dönüyor.

Geçtiğimiz hafta bir grup yaban domuzu, Sarıyer’de lüks bir villanın bahçesine daldı, ev sahipleri ve bir güvenlik görevlisi korkup kaçtı.

Hayvanlar yakın bir ormanlık alanda hızla kayboldu. Ancak, son aylarda İstanbul’un iç bölgelerinde yaban domuzları giderek daha sık görülmeye başlandı.

Çevreciler ve aktivistler, İstanbul’da süregelen dev inşaat projelerinin, yaban domuzlarının Kuzey Ormanları’ndaki yaşam alanlarını ortadan kaldırdığına inanıyor. Kuzey Ormanları’nda üçüncü Boğaz Köprüsü inşaatı tamamlanmak üzere, üçüncü bir havaalanı da inşa ediliyor.

hafriyat

3. Köprü bağlantı yolları inşaatı – Foto: 3 Mart 2015

İstanbul’un kalan yeşil alanlarını korumak için çalışan sivil toplum hareketi Kuzey Ormanları Savunması’ndan Onur Akgül, “Onların evlerini, gıda kaynaklarını yok ediyoruz. Kuzeye gidemezler. Denizde yaşayamazlar. O nedenle şehre göç ediyorlar” diyor.

Kasım ayında Beyoğlu bölgesine yakın boğaz bölgesine yüzen bir domuz görüldüğünde, Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bunun nedeninin inşaatlar olduğunu fikrini reddetti, “domuz, domuzların her zaman yaptığını yapıyor” dedi.

Oysa üçüncü köprü ile dünyanın en büyüğü olması planlanan yeni havaalanının konumu hala tartışılıyor; protesto edilen bu projeler hakkında davalar açıldı.

WWF-Türkiye’nin Doğa Koruma Direktörü Sedat Kalem de, “Orada ekosistem yerine, asfaltımız olacak. Bu bölgenin ekolojik sağlığı yitirildi. Yaban domuzları vakası, bu durumun göstergelerinden sadece biri.” diyor.

Kuzey Ormanları ve bölgedeki sulak alanlar, İstanbul’un sürdürülebilirliği açısından yaşamsal önemde görülüyor; zira şehrin içme suyunun çoğu buradan sağlanıyor. 20 yıl önce, İstanbul’un o zamanki belediye başkanı Recep Tayyip Erdoğan, üçüncü bir köprü inşasının düşünülmesini bile “cinayet” olarak nitelendirmişti.

Şimdi yeni bir inşaat mega projesi haberi ortaya atılmadan neredeyse gün geçmiyor gibi. Geçtiğimiz hafta Başbakan Davutoğlu, Boğazın altından geçecek üç katlı bir tüp geçit projesini duyurdu, diğer yandan Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul’ın Avrupa yakasını bir adaya çevirecek Kanal projesinin inşa edilmesini hızlandırmaya gayret ediyordu.

Kalem, “Tüm bu büyük altyapı projeleri şehrin kuzeyindeki yeşil alanları otoyollarla, köprüyle, yeni bir havaalanıyla ve planlanan Kanalla yıkıp geçiyor” diyor.

Sedat Kalem, bu mega projeler nedeniyle milyonlarca ağacın kesiliyor olmasının, İstanbul’un çeşitliliği yüksek ekosistemine onarılamaz zararlar vereceğinden endişe ediyor. Bu ormanlar, kuş göçlerinde önemli bir koridor görevi görüyor ve binlerce bitki ile hayvan türüne ev sahipliği yapıyorlar.

leylek8

Kalem, devam eden inşaatlar ve kesilmesi planlanan milyonlarca ağaç yüzünden, giderek artan sayıda yabani hayvanın İstanbul şehrinin içine kaçmasını bekliyor, “maalesef giderek daha çok alan ve tür kaybolacak. Kazıların ve inşaatın kapsamı devasa. Daha önce böyle bir şeye hiç tanık olmadık” diyor.

TMMOB Şehir Plancıları Odası İstanbul Şubesi’nden Doç. Dr. Tuba İnal Çekiç ise, süregelen inşaatların hayvanlar olduğu kadar şehir nüfusunu da olumsuz etkileyeceğini söylüyor. İnal Çekiç’e göre, ormansızlaştırma rüzgarları ve yağmurları etkileyecek; şehirde zaten yüksek olan hava kirliliğinin daha da artmasına neden olacak. Bu yüzden ŞPO, Kuzey Ormanları’nı “kırmızı çizgi”leri olarak görüyor.