(Uğur Şahin, Coşku Bozduman / Birgün, 14 Mart 2015)

Tortum’da iptal edilen HES protestolarına katılan Çakar beş ay tutuklu kaldı, bu kez de ‘memura direnme’ suçuyla yargılanıyor.

Erzurum’un Tortum ilçesi Serdarlı Köyü Ödük Çayı üzerine yapılan Hidro Elektrik Santrallerine (HES) karşı 2010 yılının Şubat ayında düzenlenen protestoda hazırladığı ‘Yurt Sevgisi Ormanı Korumakla Bütünleşir’ pankartı ile katılan Seyhan Çakar’ın başına gelmeyen kalmadı. Tortum’daki HES mücadelesi, Türkiye’de simge haline gelmişti. 2010’da keşfe giden Tortum Adliyesi Hâkimi Zeki Ciğerci’nin de içinde olduğu araç yurttaşların üzerine sürülmüştü.

Görevli hâkimin otomobilinin taşlandığı ileri sürülerek aralarında Çakar’ın da bulunduğu yedi kişi adliyeye sevk edilmiş ve Ersin Çakar, Atilla Çiçek, Yaşar Yılcan, Hüsamettin Yeşilyurt tutuklanarak Erzurum E Tipi Kapalı Cezaevi’ne gönderilmişti. Beş ay cezaevinde tutuklu kaldıktan sonra tutuksuz yargılanma kararı ile serbest kalan Çakar ve yedi kişi hakkında bu kez Yargıtay 5. Ceza Dairesi ‘görevli memurun görevini yaptırmamak ve direnme’ suçlanmasından beş yıl hapis isteniyor. Bu süreçte yıprandığını ve üzüntüden prostat kanseri hastası olduğunu söyleyen Çakar, “Suçum olmadığı halde beş ay cezaevinde yattım. Kanser oldum bu yüzden de çalışamıyorum.“ dedi.

Çakar, “Çıkan olaylar sırasında orada ben yoktum. Benim orada olmadığıma dair şahitler de var. Karakolda zorla ifade aldılar, ‘Beğenmediğiniz yeri savcılıkla konuşursunuz, değiştirirsiniz’ dediler, bilgim olmadığı için imza attım” dedi.

Suyun köylü için öneminden bahseden Çakar, ekledi: “Su yoksa durmamızın anlamı yok, göçmemiz lazımdı.”