(Evrensel – 14 Mart 2015)

Muğla’nın Bodrum ilçesi Gümüşlük Mahallesi’nde beş yıldır faaliyet gösteren bir taş ocağına tepkiler sürüyor. Taş ocağının kapatılması için Muğla İdare Mahkemesi’ne dava açtıklarını belirten grup, yaptıkları eylemle işletmenin kapatılması taleplerini yineledi.

Gümüşlük’te işadamı İlker Akalan’ın beş yıl önce hazine arazisi üzerinde 49 yıllığına kiraladığı, 990 dönüm arazi üzerine kurulu taş ocağına, tepkiler sürüyor. Seslerini duyurmak için bugün öğlen saatinde taş ocağı önünde toplanan topluluğa; Gümüşlük Platformu, Gümüşlük’ü Sevenler Platformu, Gümüş Derneği ve Birleşik Haziran Hareketi grubu üyeleri de destek verdi. Yaklaşık 100 kişilik topluluk, ellerinde ‘Taşıma Toprağıma Dokunma’, ‘Mahallemde Taş ocağı İstemiyorum’ ve ‘Mahallemizde Talan İstemiyoruz’ yazılı pankartlar taşıdı. Taş ocağının önünden “Taşocağı Mahalleyi Cehenneme Çevirdi”, “Taş Ocağı Kapansın Huzur Gelsin”, “Mahalle Ortasında Taş Ocağına Hayır”, “Hayatı Zindan Etmeyin Taşocağını Kilitleyin” sloganları yükseldi.

EYLEMLER SÜRECEK 

Topluluk adına açıklamayı yapan İnşaat Mühendisi Eray Karabağlı, “Tarih var, doğa var, turizm var, kültür var, 3500 yıllık antik kent var, bir de taş ocağı var. 3500 yıllık antik kentin ve mahallenin ortasında taş ocağı ruhsat verenlere seslenmek istiyoruz. Çünkü radyo bile çalmanın yasak olduğu mahallede, dinamit patlatılıyor, tonlarca ağırlıktaki kamyonlar yollarda ölüm saçıyor. Sakin bir yaşam, mandalina, çiçek kokusu duymak istiyoruz. Bugüne kadar hep şikayet ettik. Bundan böyle kararlıyız. Taş ocağı ve buna benzer işyerlerinin sonuna kadar karşısında olacağız. Kapatılana kadar mücadelemizi sürdüreceğiz. Bugün uyarımızı yaptık eylemlerimiz sertleşerek devam edecek” dedi.

KONU YARGIDA

Ardından konuşan Avukat Meryem Arpaç, “Şirketin evraklarını incelediğimizde; Muğla Çevre İl Müdürlüğü’nden ‘ÇED’e gerek yoktur’ iznini aldıklarını görünce şoke olduk. Böyle bir şeyin mümkün olmaması gerekirdi. Taş ocağı beş yıldır faaliyette bölgede görmeye alıştığımız sincap, tavşan, yaban domuzu, baykuş yuvaları birer birer yok oldu. Burada yaşayan yüzlerce insanın yaşamı kabusa döndü. Bu nedenle ÇED raporu gerek yoktur diyen idareye karşı Muğla İdare Mahkemesi’nde dava açarak ÇED raporu istenilmesini ve ruhsatın iptalini isteyerek konuyu yargıya taşıdık” diye konuştu.

RUHSAT MEVZUATA AYKIRI 

Jeoloji Mühendisleri Odası Bodrum Temsilcisi Mustafa Erdoğan da Maden Kanunu’na göre ruhsat verilecek yerlerin dinamit patlatmalardan ve iş makinalarının çalışmalarından uzak bölgeye verilmesinin zorunlu olduğunu belirterek, “Bodrum’da Kızılağaç bölgesinden sonra hukuk tanımazlık Gümüşlük’e sıçradı. Ruhsatı verenlerin gelip burayı gördüklerinden şüpheliyim. Çünkü görseler mahallenin ortasında taş ocağı ruhsatı verilmesinin mümkün olmadığını anlayacaklar. Bir verdim oldu ile karşı karşıyayız. Mahallenin ortasında dinamit patlatılarak iş makinaları çalıştırılarak faaliyet gösteren taş ocağı mahalle halkının huzurunu kaçırdığı gibi her an can kaybının olmasından ötürü gerginlik yaşıyoruz” dedi.