(Beyoğlu Kent Savunması / Fotoğraf: KOS Medya- 21 Mart 2015)

21 Mart Cumartesi günü saat 13:00’te Beyoğlu Kent Savunması’nın çağrısıyla İstiklal Caddesi’nin en eski binalarından ve içerdiği kültürel, tarihi ve kamusal özellikleriyle, yaşanmışlıkları ve değerleriyle, Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Aliye Berger ve daha nice sanatçının, yazarın ürettiği, yaşadığı yer olması nedeniyle Beyoğlu’nun en simgesel mekanlarından olan Narmanlı Han’da bir etkinlik düzenlendi. Ahmet Hamdi Tanpınar, Bedri Rahmi Eyüboğlu, Aliye Berger fotoğrafları eşliğinde hanın avlusunda buluşan Narmanlı severler, burada bir forum yaptılar. Hanın ön cephesine asılan Tanpınar, Eyüboğlu ve Berger’in resimleri önünde yoldan geçenlerin fotoğraf çektirmesi dikkatlerin Han üzerine yönelmesine neden oldu. Ellerinde çaylarla gelen geçenle sohbet edilerek Hanın nasıl korunabileceği üzerine yorumlarda bulunuldu.

WP_20150321_13_40_52_Panorama

Evini hafta başında boşaltacak olan Han’ın emektar bekçisi Mithat Bey’le sohbet edildi. Etkinlik çağrısında, “İstiyoruz ki bu mekan yaratıcılığın, özgürlüğün kalıcılığı icin varlığını devam ettirsin” diyenler, hanın kapısını herkese açtılar. Uzun zamandır kapalı olan ve kullanılmayan avlunun açık olduğunu görenler, içeri girerek foruma katıldılar.

WP_20150321_13_43_59_Pro

 

Yapılan forumda, hanın son durumu üzerine bilgiler paylaşıldı. Hafta başından itibaren, hanı satın alanların, avluyu kapatarak kullanımını engellemeye çalışacakları öğrenildi. Bunun üzerine foruma katılanlar, ilk adım olarak yakın zamana kadar herkesin kullanımına açık olan avlunun kapatılmaması için mücadele edeceklerini belirttiler. Bundan sonra her hafta sonu Narmanlı Han’da çeşitli etkinlikler aracılığıyla buluşarak hana sahip çıkma kararı aldılar.

Hanın ön cephesine “ Narmanlı Han Tarafımızdan Koruma Altına Alınmıştır” yazılı bir levha asılarak hana sahip çıkılacağı garanti altına alınmış oldu.

WP_20150321_13_32_37_Pro WP_20150321_13_32_54_Pro

 

* Narmanlı Han Nerede?


Narmanlı Han, ya da diğer ismiyle Narmanlı Yurdu, İstiklal Caddesi’nin Tünel ucunda, Taksim yönüne ilerlerken solda, İsveç Konsolosluğu’nun tam karşısında, heybetli ama sakin görünümü ve girişindeki pasajdan birkaç adım atarsanız huzur verici avlusu ile hemen dikkat çeken tarihi bir yapı. Ön cephesi İstiklal Caddesi’ne, yan cepheleri Müeyyet ve Sofyalı sokaklara bakar.

* Narmanlı Han Neden narmanlı hana bekliyoruzÖnemli?

Narmanlı Han 1831 yılında, yani bundan tam 184 yıl önce, İsviçreli mimar Giuseppe Fossatti tarafından inşa edildi. Kardeşi Gaspare ile birlikte daha sonra Aya Sofya restorasyonunu da üstlenen ve yine cadde üzerindeki Hollanda ve Rus konsolosluklarının da mimarı Fossatti’nin İstanbul’daki ilk binasıdır. Narmanlı Han, İstiklal Caddesi üzerinde, inşa edildiği dönemdeki biçim ve estetiğini koruyabilen, bir zamanların Veba Hastanesi, yani bugünkü Fransız Kültür Merkezi ile birlikte en eski binalardan. İlk olarak Rus Elçilik binası – bir kısmı da hapishane – olarak kullanılan han, daha sonra dükkanlara, ofislere ve atölyelere ev sahipliği yaptı. 1920’deki kısa ömürlü Ermenistan Cumhuriyeti’nin Konsolosluğu da Narmanlı Han’daydı.

1933 yılında binayı İstanbul’un ünlü tüccarlarından Avni ve Sıtkı Narmanlı kardeşler satın aldı. Hanın yeni sahipleri odalarını daha çok yayınevlerine ve sanatçılara kiralayınca handa kendine özgü bir sanat ortamı oluştu.

Narmanlı Han’da yaşayan ve çalışan sanatçılar arasında Macar heykeltıraş Fidzek Karoly (ya da Firsek Karol), ressam Aliye Berger, yazar Ahmet Hamdi Tanpınar ve ressam Bedri Rahmi Eyüboğlu var. Ahmet Hamdi Tanpınar, diğer birçok eserinin yanı sıra Cumhuriyet dönemi edebiyatının zirvelerinden ‘Huzur’ adlı romanını da Narmanlı Han’da yaşadığı dönemde yazdı.

Narmanlı Han bir dönem, 28 Ekim 1908’de Misak Koçunyan tarafından İstanbul’da kurulan Ermenice günlük gazete Jamanak’a da evsahipliği yaptı.

1980’lerin sonunda ve 1990’larda hanın avlusu, özellikle Deniz Kitabevi çevresinde yeni bir kuşağın tanışmasına ve buluşmasına mekan oldu. Kitapseverler, plakseverler, fanzinciler, müzisyenler, avludaki kediler, yine avludaki Beyoğlu 2. Noterde koşuşturanlar, çaycıdan çay alıp banklarda veya merdiven basamaklarında soluklananlar ve hanın emekçileriyle birlikte Narmanlı Han’ın son canlı dönemini oluşturdular.

 

IMG-20150321-WA0004

Narmanlı’nın tarihi ve kültürel değeri yanında, hanın içinde bulunan kedilerin ve akasya ağaçlarının ne olacağı meçhul

* Narmanlı Han ‘Dönüşür’ mü? 

Narmanlı Han ile ilgili ilk ‘dönüştürme’ çabaları 1990’larda gerçekleşti. Bu dönüşüm için ilk seçilen mimar, Taksim Kışlası replikasının da mimarı olan Halil Onur’du, ancak sivil toplum kuruluşlarının direnişi, Narmanlı Han’ı üstüne dört kat çıkarak tanınmaz hale getirecek bu projeyi engelledi. Unutmayalım, Halil Onur, Emek Sineması’nı yıkıp AVM’ye dönüştürmeyi hedefleyen ilk projenin de mimarıydı.

Narmanlı Han’ın eski hissedarları tarafından 57 milyon dolar karşılığında Mehmet Erkul ve Tekin Esen’e satılmasının ardından hazırlanan yeni dönüşüm projesinin mimarı ise benzer birçok projenin mimarı Sinan Genim. Genim, ‘7 dükkan, 2 restoran’ diyor, ‘kaliteli dükkanlar’ diyor, ‘sanat kurumları tarzı bir şey’ diyor, en önemlisi, ‘tabii bunlar arz talep meselesi’ diyor. ‘Akasya ağaçları falan var ama kurumuş zaten, o ağaçlar sökülür’ diyor. ‘Piyasa şartlarına uyacaksın’ diyor.

* Narmanlı Han Nasıl Korunur?

Narmanlı Han ile ilgili yukarıda saydıklarımız nostaljik birer anı, geçmişte kalmış birer hayal değil. Çünkü kültürel miras dediğimiz şey sadece Narmanlı Han’ın benzersiz fil ayakları veya avlusundaki mor salkımlar değil, aynı zamanda içinde yaşanmış hayat. O hayatın, hayatların, bizim bugünkü hayatlarımıza kattıkları. Asıl korumamız gereken miras bu tarihsel, mimari, kültürel, bireysel ve toplumsal değerlerin bir araya gelmesiyle oluşan bütün.

Bu bütünün korunması ise kamusal bir sorumluluk.

Bu sorumluluğu Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin veya Beyoğlu Belediyesi’nin bugüne kadar üstlenmediği açık.

Ancak biz Narmanlı Han’ı ‘arz talep meselesine’, ‘piyasa şartlarına’ teslim etmeyeceğiz. Bugünümüzü ve geleceğimizi korumak adına, bir zamanlar burada yaşanmış hayatın hoyratça silinmesine ve unutulmasına izin vermeyeceğiz.

Beyoğlu halkı olarak Narmanlı Han’ı, tarihimizi, kültürümüzü, yani tüm zarafeti, kırılganlığı ve inceliğiyle hayatımızın tam da kendisini tüm gücümüzle savunmaya devam edeceğiz.

WP_20150321_13_33_57_Pro