(Pelin Cengiz / Taraf – 28 Mart 2015)

Kuzey Ormanları Savunması’nın mücadele alanının odak noktasını oluşturan mega projelerden biri olan 3. havalimanıyla ilgili çalışmasını sürdürdüğü rapor geçen hafta yayınlandı. Geçen yıl hazırlanan raporun içerik ve kapsamı genişletilerek, çeşitli meslek odalarının ve sivil toplum kuruluşlarının projeyle ilgili raporları da eklenerek, “Yaşam, Doğa, Çevre, İnsan ve Hukuk Karşısında 3. Havalimanı Projesi” adıyla kamuoyuyla paylaşıldı.

Projeyle ilgili hazırlanan iki ÇED raporu da incelenmiş. Bu vesileyle ÇED’lerin bilimsellikten uzak oluşu tekrar sorgulamaya açılıyor.

Bugüne kadar projenin yaratacağı doğa ve ekoloji tahribatından tutun da, finansmanının nasıl sağlanacağına, bunun bir ulaşım projesinden çok bir inşaat projesi olduğuna, gerek anayasa gerekse uluslararası sözleşmelerin nasıl ihlal edildiğine kadar pek çok şey gündeme geldi.

Ancak, ilk kez 100 sayfalık bu raporla 3. havalimanı gerçeği bütünsel olarak gözler önüne seriliyor. Bu çalışma, İstanbul’un hem bugününü hem geleceğini dert edenlerin vicdani sorumluluğunu somutlaştırıyor.

Kentin ekonomik, ekolojik ve toplumsal sürdürülebilirliğini tehlikeye atan projeyle ilgili raporun dikkat çektiği pek çok konu mevcut. Birkaçı şöyle:

  • Dünyanın en yüksek yolcu kapasiteli havalimanı Atlanta Havalimanı, 95 milyon yolcu kapasitesiyle 1625 hektar üzerine kurulu. 150 milyon yolcuya hizmet edecek 3. havalimanına 3500 hektar yetecekken proje 7650 hektar alana planlanıyor.
  • Bu hâliyle, ulaşım projesi olarak pazarlanan 3. havalimanı, aslında İstanbul’un kuzeyinde inşaat sektörü için bir cazibe merkezi yaratma girişimi ve 3. köprü ve Kanal İstanbul ile birlikte bir paket. Her proje diğerini besliyor.
  • Yüzde 90’ı sulak alanlar ve ormanlarla kaplı bölge, havalimanıyla yüzde 90’ı beton bir alan olacak. Proje için belirlenen alanın yüzde 81’i orman alanı, yüzde 9’u göl/gölet.
  • İstanbul’un ormanları dünyadaki 200 önemli ekolojik bölgeden, Avrupa’da acil korunması gereken 100 ormandan biri.

Geri dönülmez tahribatlar yaratacak proje, inşası ve 25 yıllık işletme hakkıyla 22,1 milyar euroya Mayıs 2013’te ihaleyle Limak- Kolin- Cengiz- Mapa- Kalyon Ortak Girişim Grubu’na verildi. Erdoğan iktidarının etrafında harelenmiş sermaye gruplarının başını da bunlar çekiyor. Ortakların hepsi AKP döneminde ihaleler aldı, doğa katliamı yaratan işlere imza attı, üstelik bu işlerin bir bölümü mahkemelik.

Cengiz İnşaat, Hasankeyf’i yok edecek Ilısu Barajı ve HES projesinin sahibi. Cengiz İnşaat’ın Alarko ileÇanakkale’de başladığı termik santral projesine dair usulsüzlükler mevcut. Yine Cerrattepe’de Cengiz’in madencilik girişimleri yeni doğa katliamlarının yolunu açmak üzere.

caps-17

Limak Holding’in Botan Çayı üzerindeki Alkumru Barajı’nda kapak açılması sonucu altı kişi sular altında kaldı. Limak’ın Dersim Peri Suyu üzerindeki Pembelik Barajı ve HES projesinin imar planı olmadığı ortaya çıktı.

caps-18

MNG Holding’e ait Mapa Arhavi’de kent merkezine yapılacağı için “çılgın HES” denen Kavak HES’in mimarı. Türkiye’nin en büyük bozulmamış doğal ekosistemi Kamilet Vadisi’ne göz diken de yine aynı şirket.

caps-20

 

Kalyon’un tek başına aldığı projelerden en bilineni Taksim Yayalaştırma Projesi. Kalyon’un hukuksuz şekilde Gezi Parkı’ndaki ağaçları kesmeye kalkması Gezi direnişinin fitilini ateşlemişti.

caps-21

Kolin’in ise Yırca Köyü’ndeki zeytin ağaçlarını termik santral için nasıl vicdansızca kestiğini herkes biliyor.

caps-19

Son yıllarda ülkenin en hareketli toplumsal hareketleri ekoloji mücadeleleri. Doğa ve yaşam alanları için mücadele edenler eğer 3. havalimanı gibi benzer talan projelerine karşı yürüyüş, miting yapmak isterse yeni İç Güvenlik Yasası ile bu direnişler kolayca yıpratılıp, kriminalize edilecek. Talan, rant, gasp zihniyetinin temsilcileri değil, dört bir yanda direniş çadırlarıyla, nöbetlerle toprağa, ağaca, suya, kültürel/ tarihî alanlara göz dikenlere karşı direnenler hedef alınıp hapse atılacak.

Gözümüzü açalım, İstanbul başta olmak üzere doğayı ve yaşam alanlarını sıfırlayanları tanıyalım…

pelincengiz@gmail.com